İçinde KABAHAT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kabahat" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kabahat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kabahat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kabahat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KABAHAT

Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet. Hafif hapis, para cezası veya meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç.

KABAHATLİ

Kabahati olan, kusurlu, suçlu, töhmetli.

KABAHATLİLİK

Kabahatli olma durumu.

KABAHATSİZLİK

Kabahatsiz olma durumu.

KABAHATSİZ

Kabahati olmayan, kusursuz, suçsuz.

  -   -   -  

Anlamında KABAHAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KABAHAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ZEVAL

Yok olma, yok edilme. Suç, kabahat, sorumluluk. Bozulma. Öğle.

KISLI

Suçlu, gizli, kabahatli : Benim sana karşı kıslı tarafım yok.

DEVEDİ

Deyiverdi, söyleyiverdi: Senin bütün kabahatini babana dêvedim.

CÜNHA

Kabahatten ağır ve cinayetten hafif olan suç.

DÜRÜK

Asık, çatılmış, dargın (yüz). Dürülmüş olan. Büklüm. Suçlu, kabahatli kişi. Kulakları küçük keçi. Torba, çıkın.

ÇÖPÜRÜK

Hastalık, suç, kabahat.

SUÇLU

Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim.

KUSOR

Kusur, kabahat.

AMANT

Kusur, kabahat, uzuv eksikliği.

AĞDIRIK

Dengesiz, eğik, bir yana devrik (yük). Tepenin arkası, tepenin görünmiyen yeri. Şımarık, ne oldum delisi, kibirli. Kusur, hata, eksik taraf, kabahat, ayıp, örgensel kusur, hastalık: Ağmansız adam olmaz. Eksik, kusur.

DAYAKKESİRİ

Kabahatli, suçlu: Bu çocuk öyle dayakkesiri ki sorma.

TÖHMETLİ

Suçlanmış. Kabahatli.

GÜNAH

Dinî bakımdan suç sayılan iş veya davranış, vebal. Kabahat, hafif suç. Acımaya yol açacak kötü davranış, yazık. Sorumluluk, vebal.