İçinde JELATİN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "jelatin" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde jelatin bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu jelatin ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında jelatin olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

JELATİN

Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan, hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde. Ambalaj için kullanılan ince, parlak bir madde.

JELATİNLEME

Jelatinlemek işi.

JELATİNLEŞTİRME

Tane yemlerin yapısında bulunan nişasta granüllerinin sulu ortamda ısı veya kimyasallar etkisi altında dönüşümsüz olarak şişmesi.

JELATİNSİZ

Jelatinle kaplanmamış.

JELATİNLİ

Jelatinden yapılmış veya jelatinle kaplanmış.

JELATİNLEMEK

Bir yeri veya şeyi jelatin ile kaplamak.

  -   -   -  

Anlamında JELATİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde JELATİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

JİLATİN

Jelatin.

KONDRİN

Kıkırdak yapı hücrelerinin salgıladıkları ara madde. Kıkırdaktan elde edilen jelatin koyuluğunda bir madde.

TARAKLILAR

Sölenterlerin, saydam ve jelatinli deniz hayvanlarını içine alan sınıfı.

AGARAGAR

Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.

HİDROJEL

Su ile şişmiş, katı, üç boyutlu ağ yapılı, %20-95 sudan ibaret hidrofilik makromoleküller. Ana madde olarak jelatin veya nişasta kullanılabilir. Boyalarda, yazı mürekkeplerinde, gıda ürünlerinde, farmakolojide ve kozmetiklerde kullanılır.

KOLAJEN

Hareket sisteminin yapı taşlarını, özellikle kemik, lif ve eklemleri oluşturan protein. Glisin tipinde bir protein, hücre ve kemiklerde bulunan, %50-75 C, %6,47 H ve %17,86 N bileşiminde; kaynayan suda jelatin oluşturan organik bir yapı.

KOLOİDAL

Zamk, jelatin yapısında olan, koloit nitelikleri taşıyan.

HİDROKSİPROLİN

Kollagende bulunan prolin amino asidinin hidroksilli türevi. Jelatin ve kollajende bulunan prolinden elde edilen kristalize yarı esansiyel bir amino asit.

OPAL

Silisin hidratlı ve jelatinli bütün türlerini kapsayan değerli bir mineral, panzehir taşı. İnce, düzgün dokunmuş pamuklu kumaş.

MÜSİLAJ

Suyla temas ettiklerinde su alarak şişen, mide bağırsak kanalında sindirilemeyen ve emilemeyen bitkisel kaynaklı heterojen polisakkaritlerin genel adı. Jelatin, Arap zamkı, kitre zamkı ve nişastayla sentetik veya yarı sentetik selüloz türevleri gibi katı maddelerin sıvı faz içerisinde dağılmasıyla hazırlanan bir ilaç biçimi.

AGAR

Kırmızı alglerden özütlenen jelâtinimsi bir madde olan agar-agar'dan hazırlanarak bakteri kültürleri için ve elektroforez jelleri için kullanılan jelâtinimsi bir madde. Agar-agar. Kırmızı alglerden elde edilen agar-agardan hazırlanarak bakteri kültürleri ve elektroforez jelleri için kullanılan jelatinimsi bir madde, agar-agar. Su yosunlarından elde edilen, bileşiminde çok sayıda değişik asidik polisakkarit bulunan hidrofilik, sarı renkli, bakteriyolojik kültür vasatlarının hazırlanmasında kullanılan bir madde, agar agar. Kimi su yosunu türlerinden elde edilen, kuru ve iyonize olmayan, agariboz birimlerinden yapılmış ishal yapıcı bir madde.

KAPSÜL

Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.

KOLLOYİD

Hayvansal ya da bitkisel bir zardan kolayca geçemiyen ve çok defa jelatin koyuluğunda olan bir madde; örnek: albümin, bk kristalloyid, sol.

KOLLOİT

Yarı geçirgen zarlardan kolayca geçemeyen yüksek molekül ağırlıklı büyük moleküller. Çözücü sıvıda küçük tanecikler durumunda dağılmış madde. Tiroit folikülünde bulunan jel benzeri madde, tiroit kolloit. Jelatine benzer, tutkalımsı. Tutkal kıvamında madde. Tiroit bezi foliküllerini dolduran jel kıvamındaki madde; tiroit bezi salgısı. Partikül büyüklüğü nanometreyle mikrometre arasında olan, sıvı içinde dağılmış, zamk veya jelatin niteliğinde mikroskobik parçacıklar.

CELATİN

Fransızca kökenli gélatine: jelatin kağıt.

PARENŞİMULA

Boşluğu jelatinimsi bir bağ dokusu ile dolu olan, kamçılı bir sünger larvası. Boşluğu jelatinimsi bir bağ dokusuyla dolu olan kamçılı bir sünger larvası.

KOLOİT

Jelatin niteliğinde olan ve suda dağılmışı zarlardan geçmemekle billursulardan ayırt edilen maddelerin genel adı, billursu karşıtı.

MEZOGLEA

Süngerlerde ve sölenterelerde iki kat arasında bulunan gözesiz, jelatinimsi bir dolgu maddesi.

PELTELEŞME

Pelteleşmek işi. Bitkisel hücre zarlarındaki selülozun değişmesi ve jelatin kıvamını alması.

KOLLOİDAL

Kolloit durum gösteren, kolloit niteliğinde. Kolloit veya jelatin tabiatında veya yapısında olan.