İçinde İÇİRME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "içirme" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde içirme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu içirme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında içirme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İÇİRME

İçirmek işi.

İÇİRMEK

İçmesine yol açmak, içmesini sağlamak.

  -   -   -  

Anlamında İÇİRME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İÇİRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİBERON

Genellikle süt çocuklarına süt ve sulu yiyecekleri içirmekte kullanılan emzikli şişe.

AŞATMAK

Aşındırmak. Yedirmek, hovardalık etmek. Çocuğu, unuttuğu şeyi hatırlatarak üzmek. Doyurmak, yedirip içirmek.

İÇİREBİLMEK

İçirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

TURGURMAK

Bir işi başkasının yardımıyla yapmak. Doyasıya içirmek.

İÇUMEK

İçirmek, bk. içurmek.

TAHLİF

Ant içirme, yemin ettirme.

ZEHİRLEMEK

Öldürmek amacıyla yedirme, içirme vb. yollarla zehir vermek, ağılamak. Birine zararlı düşünceler, zararlı duygular aşılamak.

KANNENDİRMEK

Şerbet, su ve benzerleri şeyleri doyuncaya kadar içirmek.

ŞOR

1.Söz sohbet. 2.Toplantı. Tuzlu. 2.Bir çeşit tuzlu peynir, çökelek. 3.Tuzlu, beyaz toprak. 4.Tuzlu, acı su. 5.Tuzlu ayran. 6.Koyunlara içirmek için hazırlanan tuzlu su. 7.Acı ve ekşi. 1.Kin, öfke. 2.Acı söz. 3.Üzüntü, dert. 4.Kötü. Nezle. Salamura balık. Hep, bütün. Rakı artığı. Tuzlu. Hastalık, güçsüzlük, zayıflık. Ayrandan yapılan çökelek. Yağı alınmış sütten elde edilen lor, kesmik, ekşimik. Laf, söz. Laf, söz (Kızılca k.). Dedikodu, kışkırtma, acı söz. Söz, lâkırdı, lâf. Tuzlu (su). Batı Sibirya'da yaşayan bir Türk topluluğunun adı.

BOĞAZ

Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki kara arasındaki dar deniz. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe.

SUVARMAK

Hayvana su vermek, su içirmek.

İÇİRİŞ

İçirme işi.

İAŞE

Yedirip içirme, besleme, bakma.

BESİ

Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.

SUVEMEK

Sulamak, hayvanlara su içirmek.

MEÇMEÇE

Midye kabuğu. Kaplumbağa kabuğundan tütün tablası biçiminde yapılan ve küçük çocuklara ilâç içirmek için kullanılan kap.

ANDLAMAK

And içirmek, yemin ettirmek.

TOYLAMAK

Yük hayvanın sırtından yuvarlanmak. 1.İsteklendirmek, özendirmek. 2.Kandırmak. Bağışta bulunmak. Hızlı koşmak. Ağırlamak. Ziyafet vermek, yedirip içirmek, ağırlamak.

ÜÇÜRMEK

İçirmek. Sulamak.