Kelimeler arşivinde; içinde "ivme" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ivme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ivme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ivme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İVMEÖLÇER, İVMEYAZAR
ÇİVMEK, SİVMEK, ZİVMEK
İVMEK, DİVME
İVME
İVME
İvmek işi. Hareket eden nesnenin kısa bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin bu zamana oranı.
DİVME
Koyun gübresi.
İVMEK
Çabuk davranmak, acele etmek.
SİVMEK
Bir şeyin ucunu uzatmak : Demirin ucunu biraz bana sivin. Hayvan işemek, sidiklemek.
İVMEÖLÇER
Bir hareketin ivme niceliğini belirten, taşıtın hızlanmasından doğan sarsıntıları, titreşimleri gösteren araç, akselerometre.
ZİVMEK
Kaymak.
ÇİVMEK
Atlamak, sıçramak, fırlamak. Gizlice bir şeyi almak. Birdenbire büyümek, uzamak.
İVMEYAZAR
Bir hareketin ivmesini çizerek belirleyen araç, akselerograf.
Bu bölümde tanımı içerisinde İVME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EVMEK
Acele etmek, acele ettirmek. Acele etmek. Eski türkçe evmek: ivmek; acele etmek. Acele etmek (Ç. Çiftliği). Acele etmek, evmek.
NEVTON
Uluslararası birim sisteminde, kütlesi 1 kilogram olan cisme saniye karede 1 metrelik bir ivme veren güç birimi.
PUÇUNLAMAK
İvmek.
PATRAMAK
Paylamak, çıkışmak. İvmek. Koşmak.
ÖLEŞMEK
Paylaşmak. İvmek, ivedilemek.
SADALAMAK
Sözü ağzında gevelemek, şaşırıp sözü uzatmak, istediğini tam anlatamamak. Sayıklamak, uykuda konuşmak. Bir sözü sık sık yinelemek. Yazıyı güçlükle okumak, kekelemek. Görmeyi çok istediği kimsenin birdenbire adını anmak. Kötü söz ya da haber karşısında birdenbire dengesi bozulmak, sendelemek. İvmemek, ağırdan almak. Duyduğu sözü orada burada söylemek, yaymak. Bir sözü yinelemek. Sayıklamak. Kararsızlık göstermek. Oyalamak, ağırdan almak. Şaşırmak: Beni görünce sadaladı.
AŞIKMAK
Acele etmek. Acele etmek, ivmek.
EVLEMEK
Kağnı arabalarının mazısı yatağından, dingil yuvasından çıkmak. Kağnının iki ana parçasını birleştirmek, çatmak, yivmek. Birbirine eklemek, ucu ucuna getirmek, ulamak.
ÇAVZURTMAK
İvmek, oraya buraya koşuşturmak.
KIZILAŞMAK
İş yaparken hızlanmak, ivmek, kızışmak.
ÖVETLEMEK
Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, mısır koçanlarını tanelemek. İvmek. Akıl vermek. Yüreklendirmek.
ELGAR
Koşma, ivme.
ÇAVZUKMAK
İvmek, oraya buraya koşuşturmak.
MANUKLAMAK
İvmek.
AKSELEROGRAF
İvmeyazar.
EVDİME
Koyunlarda olan kan boğması hastalığı. İvme, tez davranma. Bir çeşit kilim. Halk dilinde Bradzo hastalığı.
KİNEMATİK
Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu, sinematik.
KÜTLE
Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği. Kitle.
SANCILANMAĞ
Sancılanmak. İvmek, tez davranmak.
AKSELEROMETRE
İvmeölçer.