Kelimeler arşivinde; içinde "isat" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde isat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu isat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında isat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TAHSİSATIMESTURE
İKTİSATSIZLIK, İMPROVİSATİON
İKTİSATÇILIK, MİKROİKTİSAT, MAKROİKTİSAT, İKTİSATLILIK, TESİSATÇILIK
NÖROİKTİSAT
İKTİSATSIZ
TESİSATÇI, İKTİSATLI, İKTİSATÇI
TENKİSAT, TEDRİSAT, TAHSİSAT
İKTİSAT, HADİSAT, TESİSAT
BİSAT
İSAT
İSAT
Biber.
TESİSATÇI
Tesisatı döşeyen kimse, döşeyici, döşemci.
TESİSATÇILIK
Tesisatçının yaptığı iş, döşeyicilik, döşemcilik.
İKTİSATSIZ
Aşırı harcama yapan veya gerektiren (kimse, şey).
MİKROİKTİSAT
İktisadi karar birimlerinin davranışlarından hareketle mal, hizmet ve faktör piyasalarında fiyatın nasıl oluştuğunu ve oluşmuş bir fiyatın nasıl değiştiğini inceleyen iktisadın bir alt dalı.
İKTİSATÇI
Ekonomi alanında uzman olan kimse, ekonomist.
NÖROİKTİSAT
Nöroloji, iktisat, psikolojiden etkilenerek iktisadi karar birimlerinin borsa oyunları, işbırakımları, tasarruf eğilimleri, tüketim tercihleri gibi davranışlarında beyin dalgalarının oynadığı role dikkatleri çekerek, özellikle reklâmcılıkta başvurulan bir çözümleme yöntemi.
TENKİSAT
Azaltmalar, eksiltmeler.
TAHSİSATIMESTURE
Örtülü ödenek.
İKTİSATLILIK
İktisatlı olma durumu.
İKTİSATÇILIK
İksitisatçı olma durumu.
İKTİSATSIZLIK
İktisatsız olma durumu.
İMPROVİSATİON
Müzisyenin, arka planda devam eden ses bütünlüğüyle uyumlu olarak o an hissettiği notaları içine doğduğu gibi seslendirmesi.
İKTİSATLI
Aşırı harcama yapmayan (kimse). Aşırı harcama gerektirmeyen (şey).
MAKROİKTİSAT
Büyüme oranı, fiyatlar genel düzeyi, işlendirme, dış ödemeler dengesi gibi makro büyüklükleri kullanarak ulusal ekonomiyi bir bütün olarak çözümleyen iktisat dalı.
TEDRİSAT
Öğretim.
Bu bölümde tanımı içerisinde İSAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAZAN
Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.
EKONOMİ
İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat. Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat. Tutum.
PETEK
Arıların yumurtalarını bırakmak ve bal depo etmek için yaptığı, düzgün altıgen ağızlı bal mumu yuvacıklar topluluğu. Isıtma tesisatında ısı dağıtımını, içinden sıcak su geçerek sağlayan dilim, radyatör. Balçıktan yapılmış olan ve dikine duran sandık biçimindeki tahıl ambarı. Arı kovanı. Bu yuvacıklar topluluğunun bal olmayanı. Minarelerde külah ile şerefe arasındaki bölüm.
ÖDENEK
Bir iş için ayrılan belli para, tahsisat. Devlet harcamalarının yapılabilmesi için her yılın bütçesiyle yürütme organına verilen harcama izni. Parlamento üyelerine, görevleri sebebiyle verilen, yolluk dışında kalan para.
DÖŞEYİCİ
Tesisatçı.
ANKASTRE
Bir oyuğa, yuvaya yerleştirilmiş (tesisat).
ORTAÖĞRETİM
İlköğretim ile yükseköğretim kurumları arasında yer alan genel okulları, teknik ve meslek okullarını yönetmek görev ve sorumluluğunu yüklenmiş bulunan kuruluş. İlköğretimden sonra öğrenimini sürdürmek isteyen öğrencileri teknik ve meslek alanları da dâhil olmak üzere üniversiteye hazırlamak için planlanan öğretim dönemi, lise, orta tedrisat.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
DÖŞEM
Tesisat.
EKONOMİST
Ekonomi uzmanı, iktisatçı.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
KARŞILIK
Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
KALORİFER
Merkez ve depo durumunda olan bir kazandan çıkan sıcak havayı, su veya buharı, borularla dolaştırmak yoluyla bir yapının her yanını ısıtan araç veya tesisat. Radyatör.
ÖĞRETİM
Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.
MERKANTİLİZM
Ülkenin refahını sahip olduğu altın, gümüş vb. değerli madenlere bağlayan, ülkedeki değerli maden yataklarının işletilmesine önem veren ve ihracatı artırıp ithalatı azaltmaya çalışan iktisat öğretisi.
DONANIM
Bir gemi direğine, bir yelkene veya başka bir parçaya bağlı bulunan halat ve makara vb. manevra araçları. Bir bilgisayarda bulunan fiziksel birimler. Tesisat.
İSTAVROZ
Haç. Sıhhi tesisatta kullanılan dört girişli bağlantı borusu.
KOMBİLİ
Kombi tesisatı döşenmiş.
NEMLENDİRİCİ
Nemlendirmeye yarayan. Klima tesisatında havanın nemlenmesini sağlayan bölüm.
DÖŞEMCİ
Tesisatçı.