Kelimeler arşivinde; içinde "irlemek" olan, toplam 36 tane kelime bulunuyor. İçerisinde irlemek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu irlemek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında irlemek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GARAVİRLEMEK, TEBEŞİRLEMEK, MELEMİRLEMEK, MÜZEVİRLEMEK
ŞİVŞİRLEMEK, ŞİFŞİRLEMEK, SİNGİRLEMEK, SELDİRLEMEK, ELEFİRLEMEK, İLEZİRLEMEK, ZİNCİRLEMEK
BEZİRLEMEK, DEMİRLEMEK, TAZİRLEMEK, YETİRLEMEK, SEYİRLEMEK, PENİRLEMEK, BELİRLEMEK, İSPİRLEMEK, GİZİRLEMEK, ESPİRLEMEK, ÇEPİRLEMEK, ÇEMİRLEMEK, BEŞİRLEMEK, BEĞİRLEMEK, BEBİRLEMEK, ZEHİRLEMEK, TEPİRLEMEK, SİNİRLEMEK
ZEİRLEMEK
ZİRLEMEK, TİRLEMEK, ŞİRLEMEK, PİRLEMEK, BİRLEMEK
İRLEMEK
İRLEMEK
Biriktirmek, toplamak.
DEMİRLEMEK
Kapı ve pencerenin kol demirini takmak, kapatmak. Gemi demir atmak. Demire vurmak.
ZİNCİRLEMEK
Zincirle bağlamak. Art arda, peş peşe gelmek. Zincirleme eylemi.
MELEMİRLEMEK
Onarmak.
BEZİRLEMEK
Bezir yağı ile yağlamak, bezir yağı sürmek.
ŞİFŞİRLEMEK
Sözü, olayı gizlice ilgili yere ya da kimseye bildirmek. Sözü, olayı ilgili yere, kimseye bildirmek.
SİNGİRLEMEK
Kereste, ağaç ve benzerleri şeylerin uçlarını balta ya da testereyle düzeltmek. Düzeltmek, düzlemek.
MÜZEVİRLEMEK
Birinin başkası aleyhine yaptıkları veya söylediklerini karşı tarafa iletmek, ara bozmak.
TEBEŞİRLEMEK
Tebeşir tozu ile kirletmek.
TAZİRLEMEK
Azarlamak, susturmak (Mucur).
ELEFİRLEMEK
İşi tez, baştan savma yapmak: Irgat senin işini elefirleyiverir.
YETİRLEMEK
Bitirmek: İşlerimi yetirlemek istiyorum.
SELDİRLEMEK
Ayak kayarak tökezlemek, düşecek gibi olmak.
İLEZİRLEMEK
Birini utanılacak, güç duruma düşürmek, rezil etmek.
GARAVİRLEMEK
Karar vermek, kararlaştırmak: Ben bu işi garavirledim.
ŞİVŞİRLEMEK
Aşırmak, alıp götürmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde İRLEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEMİRLEME
Demirlemek işi.
AYIRMAK
Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
KERTERİZ
Bir yerin nerede bulunduğunu pusula ile ölçme. Balıkçıların denizde sığlıkları belirlemek için kullandıkları işaretlerin bütünü.
GENELLEMEK
Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek, belirlemek karşıtı.
GÜNLEMEK
Günü belirlemek, tarihlendirmek.
KREDİLEMEK
Kredi açmak. Açılan kredi derecesini belirlemek.
DÜZEÇLEME
Aynı düzeye getirme, yüzey ayrımlarını ölçme, tesviye. Bir yerin değişik noktalardaki yükseltisini, deniz yüzeyi göre belirlemek için yapılmış olan işlemlerin bütünü.
DOĞRULAMAK
Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, gerçeklemek, teyit etmek, tasdik etmek. Bir önermenin doğruluğunu veya yanlışlığını belirlemek amacıyla olayları inceleyip araştırmak.
KOYMAK
Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Etkilemek, dokunmak. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. Katmak, eklemek. Bırakmak, terk etmek. Bırakmak. İmza, tarih, adres yazmak. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak.
ATIŞMAK
Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.
DEĞERLENDİRMEK
Bir şeyi yerinde ve yararlı bir yolda kullanmak. Değer kazandırmak, kıymetlendirmek. Değer biçmek. Bir şeyin özünü, önemini, nitelik ve niceliğini belirlemek.
BELİRLEME
Belirlemek işi, tayin, tespit, teşhis.
AĞILAMAK
Zehirlemek. Bir şeye zehir katmak.
BİÇMEK
Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.
KURMAK
Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek. Yapmak, inşa etmek. Ortaklık sağlamak. Bir araya getirmek, toplamak. Hazırlamak. Düşünmek. Yapmak, oluşturmak. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. Aklına koymak. Zihinde büyütmek. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak. Sağlamak, oluşturmak.
FİYATLANDIRMAK
Fiyatını belirlemek, fiyat tespit etmek.
DİSPEÇ
Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.
AYRAÇ
Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.
DÜZEMEK
Herhangi bir karışımı istenilen orana göre hazırlamak, karışımın dozunu belirlemek.
BEZİRLEME
Bezirlemek işi.