Kelimeler arşivinde; içinde "indiri" olan, toplam 61 tane kelime bulunuyor. İçerisinde indiri bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu indiri ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında indiri olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SİNDİRİLEBİLİRLİK, DEVİNDİRİLEBİLMEK
DEVİNDİRİLEBİLME
BİNDİRİLEBİLMEK, TİKSİNDİRİCİLİK, SİNDİRİLEBİLMEK
BİNDİRİLEBİLME, SİNDİRİLEBİLME, ÇEZGİNDİRİLMEK
DİNDİRİVERMEK, SEVİNDİRİLMEK, DEVİNDİRİLMEK
DEVİNDİRİLİŞ, İNDİRİVERMEK, DEVİNDİRİLME, DİNDİRİVERME, SEVİNDİRİLME, TİKSİNDİRİCİ, SİLİNDİRİKUS
SİNDİRİLMEK, BİNDİRİLMEK, DİNDİRİLMEK, İNDİRİVERME
İNDİRİMSİZ, SİKİNDİRİK, ZİVİNDİRİK, SİMİNDİRİK, ŞEVİNDİRİK, ŞİPİNDİRİK, İNDİRİLMEK, İSPİNDİRİK, GILİNDİRİK, TEYİNDİRİK, SEVİNDİRİK, ÇİVİNDİRİK, SİNDİRİLME, SİLİNDİRİK, BİNDİRİLME, CİBİNDİRİK, CİVİNDİRİK, CİYİNDİRİK, ÇEKİNDİRİK, ÇİYİNDİRİK, DİNDİRİLME, BİNDİRİMLİ
İNDİRİMLİ, İYİNDİRİK, İNDİRİLME, İĞİNDİRİK, İÇİNDİRİM, EĞİNDİRİK
BİNDİRİM, SİNDİRİM, SİNDİRİŞ, DİNDİRİŞ
İNDİRİŞ, İNDİRİK, İNDİRİM, ŞİNDİRİ, HİNDİRİ
İNDİRİ
İNDİRİ
Değersiz.
İNDİRİVERMEK
Çabucak veya kısa sürede indirmek.
SEVİNDİRİLMEK
Sevindirme işi yapılmak.
SİNDİRİLEBİLİRLİK
Gübre miktarının tüketilen yem miktarına bölünmesiyle bulunan, bir yemin veya besin maddesinin tüketildikten sonra vücutta tutulan kısmı, hazmolabilirlik, hazmolma oranı, sindirim derecesi.
BİNDİRİLEBİLME
Bindirilebilmek işi.
DEVİNDİRİLİŞ
Devindirilme işi.
DEVİNDİRİLMEK
Devinmesi sağlanmak.
TİKSİNDİRİCİLİK
Tiksindirici olma durumu.
ÇEZGİNDİRİLMEK
Döndürülmek.
BİNDİRİLEBİLMEK
Bindirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SİNDİRİLEBİLME
Sindirilebilmek işi.
SİNDİRİLEBİLMEK
Sindirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEVİNDİRİLEBİLMEK
Devindirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DİNDİRİVERMEK
Çabucak veya ansızın dindirmek.
DEVİNDİRİLEBİLME
Devindirilebilmek işi.
DEVİNDİRİLME
Devindirilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNDİRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇÖKERTME
Çökertmek işi ya da durumu. Deniz dibine indirilerek üstüne balıklar geldiğinde köşelerinden çekilip kaldırılan ağ. Muğla yöresine ait bir tür halk oyunu ve halk türküsü. Cep.
DIŞKI
Sindirim sonunda anüs yoluyla dışarıya atılan besin artığı, kaka, bok, büyük abdest, kazurat.
GASTROENTEROLOJİK
Sindirim bilimi ile ilgili.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
BOŞALTIM
Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.
DEVRİK
Katlanıp kendi üzerine bükülmüş. Darbe ile makamından indirilmiş. Yatırılmış, yıkılmış, dik durumunu yitirmiş. Devrilmiş olan.
BAYGINTI
Baygınlık. İpek böceklerinin sindirim organlarında görülen ve yemden kesilmelerine yol açan bir hastalık. Bu sebeple koza yapamama durumu.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
ÇIKARMAK
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
BAĞIRSAK
Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.
GAZ
Tül. Sindirim borusunda, ağızdan yutulan hava ile mayalanma sonucu oluşan uçucu maddelerin karışması. Doğal gaz. Gaz yağı. Gaz lambası. Normal basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapma özelliğinde olan akışkan madde.
GASTROENTEROLOG
Sindirim bilimci.
BOBİN
Makara. Tampon silindiri veya mihver boru etrafına sarılmış kâğıt veya kartonun sürekli uzunluğu. Fotoğraf filmi rulosu. İçinden elektrik akımı geçebilen yalıtılmış tel ile bu telin sarılı bulunduğu silindirden oluşan aygıt.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
GASTROENTEROLOJİ
Sindirim bilimi. Hastanelerde sindirim organları hastalıklarının incelendiği, tedavi edildiği bölüm.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AVLAMA
Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.