İçinde İNADINA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "inadına" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde inadına bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu inadına ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında inadına olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İNADINA

Terslik olsun diye. Gereğinin, istenilenin tersine.

  -   -   -  

Anlamında İNADINA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İNADINA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOMUZUNA

İnat olsun diye, inadına. İyiden iyiye, adamakıllı.

KERCİNE

İnadına, aksine.

BAYA

Direnme, inat için kullanılır: Baya gimecen sana ne?. Gerçekten, doğru. Belki: Baya kamyon gelmecek. Epey, uzunca. Bayağı, her zamanki gibi. Epeyce, çok fazla. Bilinen. Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak: Bayâ bu hadise böyle mi oldu?. Muhakkak, mutlaka: Ben bu işi bayâ yapacağım. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan:-Bu işi nasıl yaptın?-Bayâ. Hemen hemen: Ali okumayı bayâ öğrenmiş be!. İnadına: Dışarı bayâ gidicen var var mı dicen?. Epeyce, bir hayli, oldukça: Biz otururken bayâ vakit geçti. Fazla, çokça: Bu yıl hayvanlarıma yetecek bayâ samanım var. Hemen hemen. Bayağı.

KERÇETMEK

Alay etmek. Lâf atmak: Ahmet benimle konuşurken Hasanda kerçetti. İnadına, zıddına hareket etmek. Nisbet yapmak, kıskandırmak. Sitem etmek.

GISLENMAK

Bir şeyi inadına, kasıtlı olarak yapmak.

KECİNE

İnadına, aksine.

KÖRLÜK

Görme engellilik. Kesmez olma durumu. Dikkatsizce ve beceriksizce yapılan iş. Gerçeği görememe durumu. Bitkilerin tomurcuk vermemesi durumu. Kıskandırma nispet, inat : Sana körlük olsun diye yaptığını biliyorum. Fener. Sıkıntı: Oğlum körlük etme. Tıp yönünden gözün ışık karşısında bütünüyle duyuşuz olması durumu. Görüş gücünün onda birden az olması durumu. Görme yeteneğinin kaybı veya yokluğu. Gözde veya beyindeki bir değişime bağlı olarak biçimlenir. Birbirinin inadına hareket, rağm.

KAMAT

Mutfak eşyası, avadanlık. Dış görünüş. Toptan mal alıp perakende satan tüccar. İnadına, özellikle : Ahmet sen bu işi kamat yaptın. Uğraşma isteği, heves : Bizim kız kamata geldi. Kol: Kamadından tutup vurdu yere.

KERÇANE

İnadına, aksine.

KERÇİNE

İnadına, aksine.

DİKİNE

Dikey olarak, diklemesine. İnadına.

KENAYI

İnadına, zıddına : Ben nereye gitsem o da kenâyı ardımdan geldi.