Kelimeler arşivinde; içinde "ileriye" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ileriye bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ileriye ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ileriye olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İLERİYE
İLERİYE
İleriye, ileride, gelecekte.
Bu bölümde tanımı içerisinde İLERİYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KALMAK
Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.
DÜMSÜYH
Dirsekle vuruş. İleriye doğru atılan yumruk.
İZMARİTGİLLER
Örnek hayvanı izmarit olan kemikli balıklar familyası. Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (Acanthopterygii) alt takımından, etçil ya da otçul, bazıları er dişi olan, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Karadeniz'de yaşayan, 200 kadar türü bulunan bir familya. Kemikli balıklardan, ağızları belirgin olarak ileriye uzatılabilir özellikte, yan taraflarındaki dört köşeli siyah bir benekle özellik kazanmış bir familya, beyazgözlüler. (Sparidae), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının kemikli-balıklar (Teleostei) takımının dikenliyüzgeçliler (Acanthopterygii) alt-takımına giren bir familyası. Vücutları yüksektir. Etçil ya da otçuldurlar. Bazıları erdişidir. Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Karadenizde yaşarlar. 200 kadar türü vardır. İzmarit (Maena vulgaris), melanurya (Sparus melanurya), istrongilos (Smaris vulgaris), kupes (Boops boops), sarpa (B. salpa), ispari (Sargus annularis, sarı göz (S. salyieri), karagöz balığı (S. sargus), mercan balığı (Pagrus pagrus), kırma mercan (P. erythrinus), trança (P. ehrenbergii), mandagöz mercan balığı (Pagellus eentrodontus), sivri-burun karagöz (Charax puntazzo), sinagrit (Dentex vulgaris), çipura (Aurata aurata) iyi bilinirler.
DÜMSÜH
İleriye doğru vurulan yumruk.
FIRLAMAK
Hızla, birdenbire bulunduğu yerden çıkmak, ayrılmak. Fiyatı birdenbire yükselmek. Yerinden oynayıp ileriye doğru çıkıntı yapmak.
PÜRTERMEK
Filizlenmek, yeşermek. Tomurcuklar patlamak, açılmak. Ağlayacak durumda olanın dudakları ileriye doğru uzanmak.
MÜECCEL
İleriye atılmış, ertelenmiş.
ANARU
Öte; ileriye doğru, o bir taraf.
DİZİNLEME
Dizinlemek işi. Mal ve faktör fiyatları veya vergi gelirleri gibi parasal yükümlülükler ile fiyatlar genel düzeyi arasında geriye veya ileriye yönelik bağlantı kurulması. karşılığı ayarlama koşulu. Birimleri bir sıra düzenine sokma.
AKARTÜRK
Akan, ileriye hareket eden Türk.
EYLEM
Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon. Fiil. Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası.
ÖNÜR
Kendinden önceki, eski. Öne geçen, ileriye giden.
İLERLEK
İlerlemiş, ileriye varmış.
SIÇRAMAK
Ayaklarla, birdenbire ve kuvvetle yeri teperek hızla yukarıya veya ileriye atılmak. Yerinden koparak hızla, parçalar durumunda savrulmak. Bir uyarı veya heyecan sebebiyle ürkerek birdenbire olduğu yerde doğrulur gibi sarsılmak. Yayılmak, bir yerden başka bir yere geçmek.
BITTIRMAK
Sıkıştığı yerden birden kurtulmak. Bir şeyi iki parmak arasında sıkıştırıp bastırarak ileriye fırlatmak.
ŞAVAKLAMAK
Elini alnına koyarak ileriye bakmak.
İLERLEMEK
Bulunduğu yerden daha ileriye gitmek, yol almak. Daha güçlü, daha etkili duruma gelmek. Daha iyi, daha yüksek bir düzeye, aşamaya erişmek, gelişmek, terfi etmek, terakki etmek. Vakit geçmek.
MAHMUZ
Çizmenin, potinin arkasına takılan ve binek hayvanlarını dürtüp hızlandırmaya yarayan demir veya çelik parça. Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı. Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı. Eski tür savaş gemilerinde su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı.
İRELLEK
İleriye doğru, biraz ileri.