Kelimeler arşivinde; içinde "ihti" olan, toplam 94 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ihti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ihti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ihti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İHTİYOFİTRİYOZİS, İHTİYOHEMOTOKSİN, İHTİYOSPORİDİYUM
İHTİYOFİTİRİYOZ, İHTİYOPTERGİYUM
İHTİYOPLANKTON
İHTİYARLATMAK, İHTİYOLEPİDEN, İHTİYATSIZLIK, İHTİRASSIZLIK, GAYRİİHTİYARİ, İHTİYATKARLIK, İHTİSASLAŞMAK, İHTİYOTOKSİZM, İHTİYAÇSIZLIK
İHTİLALCİLİK, İHTİYATLILIK, İHTİYATSIZCA, İHTİRASLILIK, KAYDIİHTİYAT, İHTİYAÇLILIK, İHTİYAÇSIZCA, İHTİYARLAYIŞ, İHTİYARLATMA, İHTİYARLAMAK, İHTİYARSIZCA, İHTİYOTOKSİN, İHTİYOZORLAR, İHTİYOMORFİK, İHTİYOLOJİST, İHTİSASLAŞMA
İHTİYOFAUNA, İHTİRASLICA, İHTİYATLICA, İHTİYOFAGUS, İHTİYARLAMA, İHTİYOFONUS
İHTİYODONT, İHTİRASSIZ, İHTİYARCIK, İHTİYARLIK, İHTİYATKAR, İHTİYARSIZ, İHTİYOLOJİ, İHTİYAÇSIZ, İHTİYATSIZ, İHTİYOTOMİ
İHTİYOZİS, İHTİYARCA, İHTİYAÇLI, İHTİLALCİ, İHTİKARCI, İHTİYOSİT, İHTİMALLİ, İHTİYOMAS, İHTİRASLI, İHTİYOLİT, İHTİYATLI, İHTİYATEN, İHTİŞAMLI
İHTİRMEK, İHTİMALİ, İHTİYARİ, İHTİYATİ, İHTİYOİT
İHTİKAT, İHTİSAR, İHTİFAL, İHTİLAÇ, İHTİLAF, İHTİLAL, İHTİLAM, İHTİLAS, İHTİLAT, İHTİMAL, İHTİMAM, İHTİRAM, İHTİRAS, İHTİRAZ, İHTİYAC, İHTİSAS, İHTİŞAM, İHTİYAÇ, İHTİYAR, İHTİYAT, İHTİZAZ, İHTİBAR, İHTİDİN, İHTİKAR
İHTİVA, İHTİRA, İHTİDA
İHTİN
İHTİ
İHTİ
Rüzgâr ve yağmurun etki yapamadığı gizli, kuytu yer.
İHTİYARLATMAK
İhtiyarlamasına sebep olmak.
İHTİYOSPORİDİYUM
Balıklarda iç enfeksiyonlara neden olan bir mantar cinsi, ihtiyofonus.
İHTİYOHEMOTOKSİN
Bazı balıkların kanında bulunan zehir.
İHTİRASSIZLIK
İhtirassız olma durumu.
İHTİYATKARLIK
İhtiyatlı olma durumu.
İHTİYOPTERGİYUM
Balıkların çift yüzgeçlerinin iskeletleri.
İHTİYOLEPİDEN
Çoğu kemikli balıkların pullarında bulunan iki albuminoit proteinden birisi.
İHTİYOFİTRİYOZİS
Beyaz leke hastalığı.
İHTİYOTOKSİZM
Balık zehirlenmesi.
İHTİYAÇSIZLIK
İhtiyaçsız olma durumu.
İHTİYOFİTİRİYOZ
Beyaz benek hastalığı.
İHTİYOPLANKTON
Balık yumurta ve larvaları.
İHTİSASLAŞMAK
Herhangi bir konuda uzmanlaşmak.
İHTİYATSIZLIK
İhtiyatsız olma durumu.
GAYRİİHTİYARİ
İstemeksizin, düşünmeden, elinde olmayarak.
Bu bölümde tanımı içerisinde İHTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EKSİK
Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.
AŞIRMA
Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.
BOĞUNTU
Zor soluk alma. Sıkıntı. Bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi, vurgunculuk, ihtikâr.
ÇATALLI
Çatalı olan. İki veya daha çok ihtimali olan. Pürüzlü (ses). Çatal durumunda olan.
ÇIRPINMAK
Acı ile debelenmek. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak. Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak. Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak.
ANMA
Anmak işi, yâd. Ölmüş bir insanı hatırlamak için yapılmış olan tören, ihtifal.
ÇATALLAŞMAK
İki veya daha çok ihtimal ortaya çıkarak anlaşılması güç bir duruma gelmek.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
DEVRİM
Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik. Çevrilme, katlanma, bükülme. İhtilal. İnkılap.
ASA
Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.
ANLAŞMAZLIK
İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.
BEKLEMEK
Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.
DEVRİMCİLİK
Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik yapma. İnkılapçılık. İhtilalcilik.
BELKİLİ
Olasılı, muhtemel. Doğru olabileceği gibi yanlış da olabilen, belli ve kesin olmayan, olasılı, ihtimalî.
BARBA
İhtiyar Rum meyhanecisi.
DEVRİMCİ
Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik yapan kimse. Devrim yapan veya devrime bağlı olan kimse, ihtilalci. İnkılapçı kimse.
ERBAŞ
İhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker.
BELKİ
Olabilir ki, muhtemel olarak. Olsa olsa, ya . ya ..., ihtimal.
ÇEKİNCE
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek çekinmeyi gerektiren sebep veya durum, rezerv, ihtiraz.