İçinde İCAR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "icar" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde icar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu icar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında icar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TİCARİLEŞMEK

11 harfli kelimeler

TİCARETHANE, TİCARİLEŞME

10 harfli kelimeler

İCARELİLER, TİCARETGAH

7 harfli kelimeler

İSTİCAR, TİCARET, TİCARAT

6 harfli kelimeler

TİCARİ

5 harfli kelimeler

CİCAR

4 harfli kelimeler

İCAR

Bazı kelimelerin anlamları

İCAR

Kira.

TİCARİ

Ticaretle ilgili, ticarete ilişkin.

TİCARİLEŞME

Ticarileşmek işi.

İSTİCAR

Kira ile tutma, kiralama.

İCARELİLER

Sınır boylarındaki kent ve kalelerde görev yapan yerli topçulardan bir asker sınıfı.

TİCARETGAH

Ticaret yeri, ticarete elverişli yer.

TİCARİLEŞMEK

Ticari duruma gelmek. Sadece kâr amacı gütmek.

TİCARET

Ürün, mal vb. alım satımı. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Bu etkinlikle ilgili bilim. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.

TİCARAT

Ticaret.

CİCAR

Solucan.

TİCARETHANE

Ticaret işlerinin yürütüldüğü yer.

  -   -   -  

Anlamında İCAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İCAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BANKA

Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.

CELEP

Koyun, keçi, sığır vb. kesilecek hayvanların ticaretini yapan kimse. İç oğlanı.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

BANKER

Banka sahibi. Para, altın vb. taşınır değerlerin ticaretiyle uğraşan kimse. Çok zengin kimse.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

ARMATÖR

Ticaret gemisi sahibi.

DOK

Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.

ANTREPO

Gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

AVAL

Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).

BİLANÇO

Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem. Girişilen herhangi bir işte, belirli bir süre sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu.

BALYA

Çember ve demir tellerle bağlanmış ticaret eşyası. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri. Denk.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

ARDİYE

Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer, depo.

CAMCI

Cam ticaretini veya cam takmayı meslek edinmiş kimse. Evin içini pencereden gözetleyen kimse. Camevi.

AKTİF

Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

ÇAÇA

Ticaret gemilerinde eski ve usta gemici. Genelev işleten kadın, abla, mama (II).

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

CİRO

Bir ticaret senedinin alacaklı tarafından arkasına gereken yazının yazılıp imza edilerek üçüncü bir kişiye devredilmesi. İş hacmi.