Kelimeler arşivinde; içinde "hırç" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hırç bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hırç ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hırç olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HIRÇINLAŞMAK
HIRÇINLAŞMA
HIRÇINLIK
HIRÇIKLI
HIRÇMAK, NAHIRÇI, NEHIRÇİ
HIRÇIN, HIRÇAN, HIRÇIK, HIRÇIT, HIRÇİK
HIRÇA, HIRÇE, HIRÇO
HIRÇ
HIRÇ
Etteki sinirli kısım: Bu et yenecek gibi değil sade hırç. İnce, cılız.
HIRÇINLAŞMA
Hırçınlaşmak işi.
HIRÇIN
Belirli bir sebebi olmadan sinirlenip huysuzluk eden (kimse). Tiz, öfkeli (ses).
HIRÇIK
Eski, lime lime, yamalı (eşya için).
HIRÇINLAŞMAK
Hırçınlık etmek, hırçın davranmak.
HIRÇAN
İşlenmiş kireç. Ham kavun. Moloz.
NAHIRÇI
Çoban. Sığır çobanı.
HIRÇINLIK
Hırçın olma durumu. Hırçınca davranış.
NEHIRÇİ
Sığırtmaç.
HIRÇA
Küçük (çocuk için). Yayık. Taşlık dik bayır.
HIRÇIKLI
Düzensiz.
HIRÇO
Cılız, çelimsiz, sıska.
HIRÇİK
Eski, lime lime, yamalı (eşya için). Tüyleri uzun ve karışık hayvan. Saçları karışık insan. Lahana yaprağının ortasındaki sert kısım. Kurutulmuş salatalık ya da patlıcan kabuğu. Kimseyle ilişki kuramayan huysuz kişi. Eski püskü şey. Eski, işe yaramaz, yamalı elbise ya da eşya.
HIRÇE
Küçük (çocuk için).
HIRÇMAK
Burkulmak, kemik yerinden çıkmak, incinmek.
HIRÇIT
Eski, lime lime, yamalı (eşya için).
Bu bölümde tanımı içerisinde HIRÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DALACAN
Hırçın, canı tez, titiz.
ALAŞA
Çok renkli, karışık renkli. Zayıf ve çelimsiz at. Ağzı ve burnu beyaz olan at. Beygir, erkek at, iğdiş olmıyan huysuz at. Semere alışmış hayvan. Her kuzuyu emziren koyun. Azgın köpek, boğa, at ve benzerleri. Leş. Kötü kadın, orospu, oynak, cilveli. Çok süslü, allı pullu. Herkesçe beğenilen, hoş görülen, yakışıklı kimse. İkiyüzlü, ara bozucu, yaltaklık eden. Alçak, engin, basık: Duvar da çok alasaymış. Çok aceleci, her işte acele eden. Yaramaz, hırçın, yaygaracı. Bir çeşit deri hastalığı, çil. Başkalarının çıkarları için çalışan. Sert başlı, huysuz, haşarı (at).
DILLIK
Yaramaz, yerinde duramayan, hırçın kişi. Kadının üreme organı.
ANGA
Ahmak, sersem, akılsız, dangalak, angıt. Bülbül büyüklüğünde, sarı renkli bir ilkbahar kuşu, çalıkuşu. Zengin, varlıklı. Geniş. Aksi, hırçın, huysuz hayvan. Ona.
MAŞALIK
Başkasının pek de hoş olmayan, sakıncalı isteklerine, amaçlarına alet olma durumu. Aşırı hırçınlık, yaramazlık yüzünden dayak yemeye aday (çocuk).
BAŞANKI
Baştan çıkmış, huysuz, haşarı, yaramaz, hırçın, ele avuca sığmaz, ahlâksız.
ABUŞ
Abla, büyük kız kardeş. Anne. Ahmak, budala, sersem, aptal. Kötü huylu, hırçın, geçimsiz.
CİBELEMEK
Sevmek. Hırçınlaşmak. Şımartmak, yüz vermek.
ÇELET
Şımarık, hırçın, atılgan, haylaz (çocuk).
AKSİ
Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.
YUMUŞAK
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.
BAŞANI
Baştan çıkmış, huysuz, haşarı, yaramaz, hırçın, ele avuca sığmaz, ahlâksız. Aklı ermediği halde işe karışan.
CIBARA
Serseri, düşük karakterli insan. Görgüsüz. Tutumsuz. Küçük üzüm salkımı. Tütünün küçük yaprağı. Diz boyu. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. Çıplak. Hırçın, eğitilmemiş.
AYRIKSAĞA
Hırçın, haşin, hodbin. Başka, bambaşka, ayrı, apayrı, kimseye benzemiyen, hiç bir şeye benzemiyen, acayip.
DILACAN
Yaramaz, yerinde duramayan, hırçın kişi. Zayıf insan ya da hayvan. Cılız ot.
SERT
Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
ASUTAY
Hırçın tay.
ASEBİ
Hırçın, sinirli.
CELALLİ
Sert ve öfkeli kimse. Coşkun. Hırçın. Kastamonu şehrinde, Şenpazar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas kenti, Celâlli bucağına bağlı bir bölge.
BAŞANGI
Baştan çıkmış, huysuz, haşarı, yaramaz, hırçın, ele avuca sığmaz, ahlâksız: Şu kız çok başangı. Akıllı: Şu çocuk pek başangı. Becerikli. İnatçı. Afacan, yaramaz. Söz dinlemez, utanmaz (kız için). Aşarı, yaramaz.