Kelimeler arşivinde; içinde "huni" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde huni bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu huni ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında huni olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HUNİ
Bir sıvıyı ağzı dar bir kaba aktarmak için kullanılan koni biçimindeki araç. Ağızlık.
HUNİK
Huni gibi çukur yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde HUNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FİNYE
Huni.
AGAZLIK
Huni.
TROL
Teknelerle suyun dibinde sürüklenerek çekilen, huni biçiminde geniş ağızlı balık ağı.
ABARA
Su değirmenlerinde suyun basıncını çoğaltmak için yapılan, büyük bir huni şeklindeki hazne. Tarlalarda bir taraftan bir tarafa su geçirmekte kullanılan tahta oluk. Çift demiri ve pullukla açılan su yolu: Tarlaya abara çektim. Çift demirin açtığı çizgi, saban izi. Su oluğunun iki başından üstüne oturduğu duvar. Köy evlerindeki tavanlarda iki direk arasındaki boşluk. Tünel. Buğday ambarı. Hayvan yemliği. Toprak, kum ve saman elemeğe yarıyan iri delikli kalbur. Buğdayla karışık saman. Dara. Bir yönden diğer yöne su geçirmeye yarayan ağaç oluk. (Gökmenler, Kızılağaç, Çalak, Gedikli Saimbeyli Adana).
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
HAVUZCUK
İdrar borularının böbrekle birleştikleri yerde huni biçimindeki genişlik.
ARD
Buğdayı azar azar döken değirmen hunisi. Çok iyi. Art, arka. (karşılık: posteriyör),Bir hayvanın ya da bir bölgesinin bir eksene göre geri kısmı.
BOĞAZLA
Huni. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kırlangıç Saimbeyi Adana).
KÜLAH
İçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap. Erkeklerin giydiği genel olarak keçeden, ucu sivri veya yüksek başlık. Bu kabın alabileceği miktarda olan. Oyun, hile.
ALAVAT
Huni.
FONÜ
Huni.
BOĞAZLAĞI
Huni.
DARBOĞAZ
Piyasalarda üretimin, kredilerin, döviz imkânlarının, sürümün, ham madde arzının ve malzeme stoklarının gereksinim düzeyi altına düştüğü sıkıntılı durum. Toplumun, çözümlenmesinde güçlüklerle karşılaştığı bunalımlı durum. Huni: Yağlar şişelere darboğazla akıtılır. Bir ekonomide döviz, ham madde, finansman gibi çeşitli varlıkların gerekli düzeyin altına düşmesiyle ortaya çıkan darlık, kıtlık ve sunum yetersizliği. Bir üretim sürecinde karşılaşılan sunum ve istem dengesizliği. Taşıt gidiş gelişinin sık sık tıkandığı ve düzene sokulmasını, özel önlemler alınmasını gerektiren yol kavşağı. bk. düğümyol. Bir kilim motifi. (Saçıkara İslahiye Gaziantep). Kars ilinde, Selim ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Niğde kenti, Ulukışla ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Samsun ilinde, Boğazkaya bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇAVIŞ
Huni. Çavuş.
FİNYA
Huni.
HALİÇ
Koy, körfez. Gelgit olayının belirgin olduğu yerlerde, bu olaydan doğan akıntıların etki yaptığı kıyılarda akarsu ağızlarının huni biçiminde genişlemiş durumu.
BURUM
Eğirilmek üzere bükülmüş yün. Kâğıt huni, külah (şeker, leblebi ve benzerleri koymak için). Bir metal parçayı, uzun ekseni çevresinde burma.
EKŞİLİCE
Sarı renkli, huni biçiminde, soğan köklü bir bitki.
FONİ
Huni.
BOĞAZLAĞA
Huni.