İçinde HİYA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "hiya" olan, toplam 43 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hiya bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu hiya ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hiya olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

MALLORYHİYALİNİ, HİYALOSERÖZİTİS, FOTOHİYALOGRAFİ

13 harfli kelimeler

İLAHİYATÇILIK, KERATOHİYALİN, HİYALÜRONİDAZ, HİYALURONİDAZ

12 harfli kelimeler

HİYALODENTİN, RUHİYATÇILIK, HİYALOİDİTİS, HİYALOPLAZMA

11 harfli kelimeler

HİYALÜRONAT, HİYALİNOZİS, GLOSSOHİYAL, SERATOHİYAL

10 harfli kelimeler

İLAHİYATÇI, HİYANETLOH, İNTERHİYAL, HİYALLAMAK, HİYALİNÜRİ, ERLİŞHİYAL

9 harfli kelimeler

HİYALİTİS, ÜROHİYALE, RUHİYATÇI, HİYALOZİS, EŞHİYALOH, HİYALİNOS

8 harfli kelimeler

HİYALOİT, ÜROHİYAL, DAHİYANE, ŞATHİYAT, MENHİYAT, İLAHİYAT

7 harfli kelimeler

HİYALIK, HİYANET, HİYALOS, HİYARTO, HİYATUS, HİYALİN, RUHİYAT

6 harfli kelimeler

HİYARE, EŞHİYA

4 harfli kelimeler

HİYA

Bazı kelimelerin anlamları

HİYA

Hani, nerede?. Evet. Zaman bakımından mübalağa belirtir.

RUHİYATÇILIK

Ruh bilimi ile uğraşma.

HİYALÜRONAT

Hiyaluronik asit.

HİYALÜRONİDAZ

Hiyalüronik asiti eritici enzim, hücreler arasındaki hiyalüronik asiti eritmek suretiyle hücre bağlantısını çözerek dokunun geçirgenliğini arttıran madde.

GLOSSOHİYAL

Bazı balıklarda hiyoit yayı bölgesi kemiklerinden tek hâlde bulunan ve dili destekleyen ağza uzanmış bazihiyal kemik. Entoglossum. Bazı balıklarda, hiyoit yayı bölgesi kemiklerinden tek hâlde bulunan ve dili destekleyen ağza uzanmış bazihiyal kemik, entoglossum.

HİYALURONİDAZ

A, B, C gurbu steptokoklarla Streptococus pneumonia ve Streptococcus suis tarafından üretilen, bağ dokunun parçalanmasını ve enfeksiyonun dokular arasında yayılmasını sağlayan enzim.

HİYALOSERÖZİTİS

Seröz zarların yangısı.

HİYALOPLAZMA

Sitoplazma. Sitoplâzma için kullanılan eski bir terim, sitoplâzmik matriks. Bitki hücrelerinin dış sitoplâzması.

HİYALODENTİN

Keski solungaçlıların (Elasmobranchii) pullarında, kalsiyum tuzlarından oluşmuş kemiksi, ince, üst tabaka. Kemikli balıklarda pulların fibrilar tabakasında biriken kalsiyum tuzlarının oluşturduğu kemiksi bir madde.

MALLORYHİYALİNİ

İnsanlarda alkolizm ve kimi karaciğer hastalıklarında karaciğer parenkim hücrelerinde pembe renkli yuvarlak-oval birikim.

İLAHİYATÇILIK

Tanrı bilimcilik.

KERATOHİYALİN

Epidermisin granüllü tabakasındaki hücrelerin içinde bulunan granüller. gözelerinde bulunan bir madde.

HİYALOİDİTİS

Hiyalitis.

HİYALİNOZİS

Hiyalin dejenerasyonu.

FOTOHİYALOGRAFİ

Camın fotomekanik yöntem ile işlenip şekillendirilmesi.

SERATOHİYAL

Keski solungaçlılarda (Elasmobranchii) hiyoit yayında bulunan iskelet elemanı.

  -   -   -  

Anlamında HİYA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HİYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

OKRATOKSİKOZİS

Okratoksin A'nın neden olduğu, proksimal tubuluslarda dejenerasyon, atrofi, interstisyel fibrozis ve glomeruluslarda hiyalinleşmeyle belirgin zehirlenme.

MİYOPATİ

Kas dokusunda etkileyen herhangi bir hastalık. Hiyalin dejenerasyonu, miyoglobinüri ve serumda kaslara özgü enzimlerin artışıyla kendini gösteren iskelet kaslarındaki yangılı olmayan dejeneratif değişimlerin genel ifadesi.

MEZENKİM

Embriyoda mezodermden gelişen sitoplazma uzantılarıyla birbirlerine bağlı hücrelerle bunların aralarını dolduran temel madde. Çoğunlukla hiyalüronik asit salgılayan mezenkim hücreleri mitotik aktivite göstererek diğer destek dokularının oluşmasını sağlarlar.

CONOPODİNA

Gymnamoebia alt sınıfında, Amoebida takımında bulunan genellikle küt, parmak veya meme biçiminde, geniş bir hiyalin loptan köken alan dallanmamış yalancı ayakların bulunmasıyla ayırt edilen ameboyit protozoa alt takımı.

HİYALİTİS

Gözde hiyaloit zarın veya vitreous cisimciğinin yangısı, hiyaloiditis, vitritis, vitreitis.

ŞIVANOM

Perifer sinir kılıflarındaki Schwan hücrelerinden köken alan tümör. Tek veya çok sayıda, en fazla sığırlarda, perifer sinirler, brahiyal pleksus, otonom gangliyonlar, kaburgalar arası sinirler ve kalp sinirlerinde görülür, nörilom.

ENTOGLOSSUM

Glossohiyal.

TİROİTLEŞME

Böbrekte nedebeleşme sonucu, tubulusların ve glomerülusların lümenlerinde yaygın olarak hiyalin silindirlerinin biçimlenmesi ve aşırı derecede genişlemesi sonucu tiroit bezi foliküllerine ve koloide benzer bir görünüm kazanmalarıyla belirgin, piyelonefritise özgü mikroskobik değişim, tiroidiziasyon.

DAHİCE

Dâhiye yakışır bir biçimde, dahiyane.

KUARS

En yaygın kayaç yapıcı mineral. (SiO2; metalimsi olmayan parıltı, renksiz, yabancı karışımlar yüzünden çeşitli renklerde; çizgi renksiz; sertlik 7 özgül ağırlık 2.65; hekzagonal. İyi kristallenmiş ve saydam renksiz olanları Necef taşı (Bergkristal), duman rengi olanları dumanlı kuars, açık sarı renklileri sitrin, mor renklileri mortaş (Ametist), altın gibi parlak olanı avanturin (hacer-ül berk), pembe renkli olanları da pembe kuars (rosenkuarz) adiyle ziynet taşı olarak kullanılırlar. Kuarsın mikrokristalin çökeltileri kalsedon (akiki belgami)dur. Renklerine göre şöylece adlandırılır: krizopras (kiraz boncuğu); elma yeşili rengindedir. heliotrop: (kantaşı): Kırmızısı beneklidir. karneoh (katmerli Süieymani): Yeşilimsi ya da kan kırmızı rengindedir. sarder: Portakal renginde, saydamdır. safirin: Mavi renklidir. mekketaşı (akiki Yemani): Bileşiminde Mn ve Fe bulunur; koyu renkleri akik ve jasptır. genellikle silisyum tuzlarının değişmesi sonucu oluşmuş ve çeşitli miktarlarda su kapsayan silis jeli çökeltileri ise opal dir. Renk ve yapısına göre, çok renkli ve süs taşı olarak kullanılan soy opal (ayn-üş şems), süt rengindeki süt opal, apak ve saydam olanı hiya-lit (opal-i zucâci), kırmızı renkteki ateş opali (opal-i nâri) adlarını alırlar.).

SKLEROZİS

Dokularda oluşan yangıların bir sonucu olarak dokuların sertleşmesi, nedbe. Fibrozisin son noktasıdır. Artmış sayıdaki kollajen fibriller kalın, eozinofilik ve hiyalinize görünümde olup fibroblast sayısı belirgin derecede azdır. Sertleşme, katılaşma.

FİLOPODYUM

Ektoplazmadan çıkan hiyalin manzarasında ve iplik biçiminde bazen dallanabilen ve yer yer birbirleriyle ince sitoplazmik köprülerle bağlanabilen Testacida türlerinde görülen uzantılar.

MERSENNE

1588-1648. Martin Mersenne, Fransız felsefecisi ve ilahiyatçısı. Matematiğin sayılar teorisi dalında çalışmaları ile tanınmıştır.

GİZEMCİ

Gizemcilik yanlısı olan, ilahiyat veya gizemsel yaşamla uğraşan, mistik.

VENOM

Bazı yılanlar ile akrep, arı ve örümcek gibi artropod türleri tarafından üretilen, yapısında; hiyaluronidaz, fosfolipaz, transaminaz, fosfodiesteraz, DNaz, ATPaz, alkalin fosfataz ve ribonükleaz gibi çeşitli enzimler ve metal iyonları, biyojenik aminler, lipitler, serbest aminoasitler, proteinler ile polipeptitler içeren ve bileşimi, hayvan türleri ile mevsimlere göre değişebilen karışımın genel adı. Venomun canlı vücuduna alınmasından sonra ortaya çıkan belirtiler; ısırık yeri, dozu ve bireysel duyarlılıklara göre değişmekle birlikte etkilenen organ sistemleri; kan, kalp-damar, solunum ve merkezi sinir sistemidir.

HİYALİNÜRİ

İdrarda hiyalin silindirlerinin bulunması.

MALLORYCİSİMCİĞİ

Karaciğer parenkim hücrelerinde oluşan, hiyalin özelliğinde, pembe renkli, oval sitoplazmik inklüzyon cisimciği.

SİNKONDROZ

İki kemiğin fibröz veya hiyalin kıkırdak yardımıyla birleşmesi, sinkondrozis. Genellikle geçici nitelikte olup sonradan kemikleşen geçici veya ara bir eklem biçimidir.

HİYALLAMAK

Gizli bir işi ortaya çıkarmak, bir işi sezmek. Kuşkulanmak. Denemek, sınamak. Ansımak, hatırlamak : Söyler söylemez hiyalladı. Sınamak, denemek.

PSİKOLOJİ

Ruh bilimi, ruhiyat. Bir grubu, bir bireyi belirleyen hareket etme, düşünme, duygulanma biçimlerinin bütünü. Herhangi bir edebiyat ürününde, kişilerin kişiliklerini belirleyen duyuş, düşünüş, davranış biçimi. Ruhsal.