Kelimeler arşivinde; içinde "hiddet" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hiddet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hiddet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hiddet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİDDETLENDİRMEK
HİDDETLENDİRME
HİDDETLENMEK, HİDDETSİZLİK
HİDDETLENİŞ, HİDDETLENME, HİDDETLİLİK
HİDDETSİZ, PÜRHİDDET
HİDDETLİ, HİDDETLE
HİDDET
HİDDET
Öfke, kızgınlık.
HİDDETLENME
Hiddetlenmek işi.
HİDDETLENMEK
Kızmak, öfkelenmek.
HİDDETLENİŞ
Hiddetlenme işi.
HİDDETLE
Hiddetli bir biçimde.
HİDDETLİLİK
Hiddetli olma durumu.
HİDDETLİ
Kızgın, öfkeli, pürhiddet.
HİDDETSİZ
Kızgın, öfkeli olmayan.
HİDDETLENDİRMEK
Kızdırmak, öfkelendirmek.
PÜRHİDDET
Hiddetli.
HİDDETSİZLİK
Hiddetsiz olma durumu.
HİDDETLENDİRME
Hiddetlendirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HİDDET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DANCUKMAK
Hiddetlenerek kızarmak.
DARAZMAK
Daralmak, sıkışmak. Az eskimek, kumaşın havı dökülmek. Canı sıkılmak, bunalmak, rahatsız olmak, sıkıntılı vakit geçirmek, hiddetlenmek.
ÖFKELİ
Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli. Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli bir biçimde.
GAZAP
Öfke, kızgınlık, hiddet.
TERSİNMEK
Geri dönmek, rücu etmek. Hiddetlenmek, aksilik etmek.
AJIK
Kızgınlık, öfke, hiddet.
ASURLU
Hiddetli, küskün, dargın.
ÖFKE
Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap.
DARIHMAH
Darılmak. Canı sıkılmak, bunalmak, rahatsız olmak, sıkıntılı vakit geçirmek, hiddetlenmek. Sıkıntı basmak.
CELALLANMAK
Kızmak, hiddetlenmek. Arapça kökenli celâl: çok kızmak; hiddetlenmek.
ACIH
Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Yerelması. Hiddet, gazap, öfke.
ALAMANDA
Hiddetli azar, paylama. Komut.
AÇUV
Hiddet, gazap, öfke.
ÖFKELENMEK
Öfkeli duruma düşmek, kızmak, hiddetlenmek.
DARIHMAK
Canı sıkılmak, bunalmak, rahatsız olmak, sıkıntılı vakit geçirmek, hiddetlenmek. Darılmak; küsmek; darda kalmak; sıkılmak.
AVŞARLANMAK
Hiddetlenmek.
SERT
Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
GAZAPLI
Öfkeli, kızgın, hiddetli.
ACIK
Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.
ALAVANTI
Telâş ve hiddet: Bir alavantı ile geldi.