Kelimeler arşivinde; içinde "heyke" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde heyke bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu heyke ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında heyke olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HEYKELLEŞTİRMEK
HEYKELTIRAŞLIK, HEYKELLEŞTİRME
HEYKELCİLİK, HEYKELTIRAŞ, HEYKELSÜTUN
BAŞHEYKELİ, BOYHEYKELİ
DEVHEYKEL, PUTHEYKEL
HEYKELCİ, HEYKELLİ
HEYKERİ
HEYKEL, HEYKET
HEYKE
HEYKE
Derince kap, kâse.
HEYKELLEŞTİRMEK
Heykel durumuna getirmek.
HEYKELSÜTUN
(Mimarlık) Yunan tapınaklarında ve Uyanış Çağı mimarlık yapıtlarında, sütun üstü kirişlerini taşıyan kadın ya da erkek betili sütun.
HEYKEL
Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu, statü.
PUTHEYKEL
(Heykel) İlkel toplumlarda tapınılan küçük heykel.
BOYHEYKELİ
(Heykel) Ayakta dikili insan heykeli.
HEYKERİ
Çevresine altın paralar dizilmiş olan üçgen biçiminde gümüş nazarlık.
HEYKET
Masal. Eğlenceli konuşma. Yergi, kovuculuk.
HEYKELTIRAŞLIK
Heykelcilik.
HEYKELLİ
Heykeli olan.
HEYKELLEŞTİRME
Heykelleştirmek işi veya biçimi.
DEVHEYKEL
(Heykel) Doğaldan birkaç kez büyük heykel.
BAŞHEYKELİ
(Heykel) Heykel sanatında başı, göğsü, kimi zamanda omuzları içine alan heykel çeşidi.
HEYKELCİLİK
Heykelcinin yaptığı iş, heykeltıraşlık, yontuculuk.
HEYKELTIRAŞ
Heykelci.
HEYKELCİ
Heykel yapan sanatçı, heykeltıraş, yontucu.
Bu bölümde tanımı içerisinde HEYKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MANKEN
Genellikle modaevlerinde giysileri alıcılara gösterme işiyle görevli kimse, model. Terzilerin, giysi denemek, sergilemek için kullandıkları insan vücudu biçimindeki tahta, mukavva vb. kalıp. Ressam ve heykeltıraşların gerektikçe model olarak kullandıkları, türlü biçimleri alabilen eklemli, çoğunlukla tahtadan yapılmış insan veya hayvan örneği.
BÜST
Vücudun, omuzlarla birlikte göğüsten yukarı bölümü. Heykelcilikte başı, göğsü, bazen de omuzları içine alan sanat ürünü.
BETİSİZ
İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunmayan (resim veya heykel), nonfigüratif (sanat).
STATÜ
Bir kimsenin, bir kurum veya bir toplum içindeki durumu. Tüzük. Kadro bakımından bağlı olduğu durum, pozisyon. Heykel.
EROSÇU
Roman, hikâye, heykel, resim vb. sanat eserlerinde aşk konusuna ve cinsel ilişkilere geniş yer veren sanatçı.
KURMACILIK
Resim ve heykelde, eseri geometrik ögeleri ile kurmayı temel alan anlayış, konstrüktivizm.
FİGÜR
Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi. Birbirini izleyerek melodik ve ritmik bakımdan bir bütün oluşturan notalar grubu. Bir dansı veya oyunu oluşturan ölçülü adımlarla beliren zincirleme hareketlerden her biri.
BETİ
Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi.
ATÖLYE
Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer, işlik.
ÇATMA
Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.
SFENKS
Yunan mitolojisinde, geçen yolculara birtakım bilmeceler sorarak bilemeyenleri yuttuğuna inanılan efsanevi yaratık. Mısır'da eski Mısırlılar çağından kalma kadın başlı, aslan vücutlu heykel.
ONARMAK
Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek. İşlenen bir kusuru, yapılmış olan bir yanlışlığı giderecek veya önleyecek davranışlarda bulunmak. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapmak, ilk duruma getirmek, restore etmek.
MOBİL
Hareketli, taşınabilir. Parçalar hâlinde yapılmış olup hava hareketleriyle kımıldayan heykel.
ONARIM
Onarma işi, tamirat, tamir. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme. Tarihî eser niteliği taşımayan yapıların onarılması, renovasyon.
BETİLİ
İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunan (resim veya heykel), figüratif.
BİBLO
Çeşitli maddelerden yapılmış olan heykel, vazo vb. zarif, küçük süs eşyası.
OYLUMLAMAK
Resim ve heykelde ögelere oylum duygusu ve biçim vermek. Küçülterek yapmak.
MODEL
Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse, örnek. Tasarlanan ürünün tanıtım veya deneme amacıyla üretilen ilk örneği, prototip. Giysi örneklerini içinde toplayan dergi. Otomobil vb.nde tip. Örnek olmaya değer kimse veya şey, örnek, paradigma. Benzer. Biçim. Bir özelliği olan nesne veya kişi. Manken.
AKADEMİCİ
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.
OYLUMLAMA
Oylumlamak işi. Kil, bal mumu gibi kolayca biçimlendirilebilen maddeleri, yapılacak heykellere model hazırlamak üzere hacimli olarak biçimlendirme, taslak yapma, modelaj.