Kelimeler arşivinde; içinde "heyecanla" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde heyecanla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu heyecanla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında heyecanla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HEYECANLANABİLMEK, HEYECANLANIVERMEK
HEYECANLANDIRMAK, HEYECANLANABİLME, HEYECANLANIVERME
HEYECANLANDIRMA
HEYECANLANMAK
HEYECANLANIŞ, HEYECANLANMA
HEYECANLA
HEYECANLA
Heyecanlı, çok istekli bir biçimde.
HEYECANLANDIRMA
Heyecanlandırmak işi.
HEYECANLANIVERMEK
Çabucak heyecanlanmak.
HEYECANLANABİLME
Heyecanlanabilmek işi.
HEYECANLANIVERME
Heyecanlanıvermek durumu.
HEYECANLANIŞ
Heyecanlanma işi.
HEYECANLANMA
Heyecanlanmak işi.
HEYECANLANMAK
Herhangi bir nedenle güçlü, geçici bir duygulanımdan etkilenmek, heyecana gelmek, coşmak.
HEYECANLANABİLMEK
Heyecanlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
HEYECANLANDIRMAK
Heyecan duymasına sebep olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde HEYECANLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DUYGULULUK
Tepkilerin öncelikle duygulara dayanması durumu. Uyarımları almadaki incelik. Çabuk, kolay heyecanlanma eğilimi.
ALAFLANMAK
Kızmak, öfkelenmek, telâşlanmak, heyecanlanmak. Kızışmak: Gübre alaflanmış. Koyun kelleleri için ütülenmek. (Kümbet, inönü Eskişehir).
EFTİKLEMEK
Zaman geçirmek, oyalanmak, eğlenmek. Telâşlanmak, acele etmek. Azıcık korkmak, heyecanlanmak, heyecandan kıvranmak. Herhangi bir iş için meraklanmak, endişelenmek. Uğraşmak, çabalamak. İncelemek, ince eleyip sık dokumak.
KAYNAMAK
Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.
HAMASET
Yiğitlik, kahramanlık, cesaret. Dinleyenleri etkilemek veya heyecanlandırmak amacıyla yapılmış olan abartılı anlatım.
ALAFALMAK
Kızmak, öfkelenmek, telâşlanmak, heyecanlanmak. Başı dara gelmek, zor duruma düşmek. Alev almak, tutuşmak.
HEYECANLI
Çabuk, kolay heyecanlanan, müteheyyiç. Heyecan veren. Heyecan içinde yapılan.
ÇARPİNMAK
Çok heyecanlanmak.
OYNATMAK
Oynamasını sağlamak. Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak. Kımıldamasına yol açmak. Bir araç, gereç kullanmak. Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak. Sahneye koymak. Aklını yitirmek. Korkutmak, heyecanlandırmak.
BÜNELEKLENMEK
Sığır böğelek tarafından rahatsız edilmek, ısırılmak. Telâşlanmak, heyecanlanlanmak.
ELEZİMEK
Korkmak, heyecanlanmak.
COŞMAK
Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.
ALEVLENMEK
Yanmaya başlamak. Sıcaklığı artmak. Öfkelenmek. Şiddeti artmak. Heyecanlanmak.
HAMASİ
Yiğitlerden ve yiğitliklerden söz eden (destan, şiir). Dinleyenleri etkilemek veya heyecanlandırmak için abartılı (anlatım).
TUTUŞTURMAK
Tutuşmalarını ya da tutuşmasını sağlamak. Coşturmak, çok heyecanlandırmak. Karşısındakinin isteyip istemediğini düşünmeksizin ansızın vermek.
CIMBILDAMAK
Su çalkalanmak. Suda oynamak. Bulanmak. Heyecanlanmak. İnce ses çıkararak ağlamak.
HEYECANSIZ
Çabuk, kolay heyecanlanmayan. Heyecanla yapılmayan. Heyecanı olmayan. Heyecan vermeyen.
ABRİS
Bravo, yaşa anlamına. Düğünlerde oyunları canlandırmak için oyuncuların şevk ve heyecanla çektikleri ünlemler.
TEHEYYÜÇ
Coşma, heyecanlanma.
TEHYİÇ
Coşturma, heyecanlandırma.