Kelimeler arşivinde; içinde "heves" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde heves bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu heves ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında heves olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HEVESLENDİRMEK
HEVESLENDİRME
HEVESLENMEK, HEVESSİZLİK, HEVESKARLIK
HEVESLİLİK, HEVESLENİŞ, HEVESLENME
HEVESİMEK
HEVESSİZ, HEVESKAR
HEVESLİ
HEVES
HEVES
İstek, eğilim, arzu, şevk. Gelip geçici istek.
HEVESLENİŞ
Heveslenme işi.
HEVESSİZLİK
Hevessiz olma durumu.
HEVESLENDİRME
İsteklendirme.
HEVESKARLIK
Hevesli olma durumu.
HEVESLİLİK
Hevesli olma durumu.
HEVESLENDİRMEK
İsteklendirmek.
HEVESİMEK
Heveslenmek.
HEVESKAR
Hevesli.
HEVESSİZ
Hevesi olmayan, istek duymayan.
HEVESLENME
Heveslenmek işi.
HEVESLENMEK
İsteklenmek, heves etmek, çok istemek, eğilim duymak.
HEVESLİ
Bir şeye, bir işe istek duyan veya merak sarmış olan, istekli, heveskâr.
Bu bölümde tanımı içerisinde HEVES geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
EFDİK
Çaba, heves. Zaman geçirmek için ufak bir işle uğraşma, eğlenme.
GİŞELMEK
Heveslenmek.
YELTENMEK
Yapamayacağı bir işe girişmek, özenmek, heves etmek, meyletmek.
ARZU
İstek, dilek. Heves.
MERAK
Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek. Kaygı, tasa. Bir şeyi edinme, yapma, bir şeyle uğraşma isteği. Düşkünlük, heves.
COMZUNMAK
İsteklenmek, heveslenmek.
AMRUKMAK
Heveslenmek, özenmek, imrenmek.
YAPIŞMAK
Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak. Başı çekeni çok yakından izlemek. İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak. Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak. Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak. Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak.
GÜMEN
İnanç. Kanaat. Heves, istek. Neşe. Doğumun yaklaştığı gebelik durumu.
ARZUSUZ
İsteği, hevesi olmayan.
ÇUNMAK
İmrenmek, heveslenmek. Gittiği yere alışmak. Özenmek, imrenmek. Gıpta etmek, imrenmek.
İSTEKLENMEK
Bir şeye karşı istek duymak, heveslenmek.
YATMAK
Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak. Heves etmek, eğilmek. İşsiz kalmak, çalışmamak. Bilerek yenilmek, şike yapmak. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak. Boş yere beklemek. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek. Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. Bulunmak, var olmak. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek. Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek. Ölü gömülmüş olmak. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak.
ACIKCICIK
Heves, istek.
ARZULU
İstekli, hevesli.
KEYİF
Vücut esenliği, sağlık. Rahat, huzur, afiyet. Canlılık, tasasızlık, iç rahatlığı. İstek, heves, zevk. Esrar. Alkollü içki ve başka uyuşturucu maddeler kullanıldığında insanda görülen durum. Yolsuz ve kural dışı istek.
FANTEZİ
Sonsuz, sınırsız hayal, fantazya. Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı. Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş. Süslü ve türü değişik olan.
AMATÖR
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.
GÜMAN
Umut. Ümit. İnanç. Kanaat. İstek, heves. Neşe.