Kelimeler arşivinde; içinde "hece" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hece bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hece ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hece olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HECELETTİRMEK
HECELETTİRME
HECELİKSİZ, HECELETMEK
HECECİLİK, HECELEMEK, HECELETME, HECERİYYE, ÇOKHECELİ
HECESEME, EŞHECELİ, HECELEME
HECELER, HECELİK, HECELÜK, HECERET
HECECİ, HECELİ
HECER, HECET
HECE
HECE
Bir solukta çıkarılan ses veya ses birliği, seslem. Hece ölçüsü.
HECELETME
Heceletmek işi.
HECELETMEK
Hecelemesini sağlamak.
HECESEME
Bir ses dizgesini hecelere ayırma.
HECELETTİRMEK
Heceletme işini yaptırmak.
HECELETTİRME
Hecelettirmek işi.
HECELİKSİZ
Kendi başına bir hece özeği meydana getiremiyen (seslik).
HECELÜK
Ekşi bir çeşit elma.
HECECİLİK
Hececi olma durumu.
HECELER
Bursa kenti, Orhangazi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
HECELEME
Hecelemek işi.
HECELİK
Hece miktarında olan.
HECERİYYE
Üstü açık ya da kapalı, taştan yapılmış su yolu, ark.
HECELEMEK
Bir kelimenin hecelerini teker teker söylemek. Bir kelimeyi ilk bakışta okuyamayıp heceleri teker teker okumak.
EŞHECELİ
Heceleri aynı miktarda olan (kelime, söz).
ÇOKHECELİ
Birçok hecesi olan (kök, taban, kelime).
Bu bölümde tanımı içerisinde HECE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FİŞ
Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç. Alışverişlerde ödenen paranın miktarını, vergilerini, alışverişin yapıldığı tarihi gösteren belge. Bir eserin hazırlanmasında kolaylık sağlamak veya bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri. Kumarda, bazı alışveriş işlerinde para yerine kullanılan pul vb. şey. Okuma yazma öğretiminde kullanılan, üzerine hece, kelime, cümle yazılı karton parçası. Bir işi yaptırmak veya gereken sıranın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz.
İMALE
Bir tarafa yatırma, eğme. Aruz vezninde kısa okunması gereken heceyi ölçüye uydurmak için uzun okuma, zihaf karşıtı.
SESLEM
Hece.
ALİTERASYON
Şiir ve nesirde uyum sağlamak için söz başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün veya aynı hecelerin tekrarlanması.
ÖLÇÜ
Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt.
PROZODİ
Bir şiir bestesinde, hece vurgularının müzik, vurgu ve yükselişleriyle iyice uyuşmuş olması. Vurgu, durak, ezgi gibi ses bilgisi ögelerinin tamamı.
KEKELEMEK
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak. Ne söyleyeceğini şaşırıp kelimeleri birbirine karıştırmak.
KOŞMA
Koşmak işi. Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat veya ağaç. Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
KEKEME
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç.
ROMANS
Sekiz hecelik dizelerden oluşmuş bir İspanyol şiir türü. Şarkı türünde ve piyano için hazırlanmış, genellikle kıtalar biçiminde beste.
DESTAN
Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir, epope. Bir kahramanlık hikâyesini veya bir olayı anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hece olan halk şiiri. Çağdaş Türk edebiyatında biçim ve içerik yönünden, geleneksel destanlardan ayrılık gösteren uzun kahramanlık şiiri.
HECECİ
Hece ölçüsüyle şiir yazan şair. Millî Edebiyat döneminde hece ölçüsüyle şiirler yazan beş şairden her biri.
BÜZÜŞME
Büzüşmek işi. Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması, kontraksiyon: kahve altı kahvaltı, ne için niçin vb.
SÖYLEYİŞ
Söyleme işi. Bir kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenme biçimi, söyleniş, sesletim, telaffuz.
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.
SEMAİ
Klasik Türk müziğinde iki basit usulden biri. Bir kurala bağlı olmayıp ancak işitmekle öğrenilen (söz). Sekizer hece ölçüsüyle yazılmış olan halk şiiri türü.
HAPLOLOJİ
Orta hece düşmesi.
HECELİ
Herhangi bir sayıda hecesi olan.