İçinde HAPİS geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "hapis" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hapis bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu hapis ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hapis olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

HAPİSHANE, HAPİSDAMI

8 harfli kelimeler

HAPİSLİK, HAPİSANE

6 harfli kelimeler

HAPİSE

5 harfli kelimeler

HAPİS

Bazı kelimelerin anlamları

HAPİS

Bir yere kapatıp salıvermeme. Mahpus. Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası. Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane. Pulları salıvermeme, kapatma esasına dayanan bir tür tavla oyunu.

HAPİSDAMI

Cezaevi.

HAPİSLİK

Hapiste bulunma durumu veya süresi.

HAPİSHANE

Cezaevi.

HAPİSANE

Hapishane.

HAPİSE

Üzüm ya da dut şırasından yapılan pestil.

  -   -   -  

Anlamında HAPİS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAPİS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİPDAM

Hapishane.

MAHPUS

Kapatılmış, hapsedilmiş (kimse). Bir tür tavla oyunu. Hapishane.

GALEBET

Müebbet hapis. Zayıf, çelimsiz.

KAFES

Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.

HAPSETMEK

Bir suçluyu hapishaneye koymak. Bir yere kapatıp salıvermemek. Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak. Engellemek, sınırlamak.

LALE

Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi (Tulipa gesneriana). Ağır hapis mahkûmlarının boynuna geçirilen demir halka. Meyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık.

İÇERİ

İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.

TEKKE

Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergâh. Hapishane. Esrar içilen üstü kapalı yer. İşsiz güçsüz kimselerin buluşup sığındıkları yer.

KUZGUNCUK

Hapishane kapılarındaki demir kafesli pencere.

HEPİS

Hapis.

KABAHAT

Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet. Hafif hapis, para cezası veya meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç.

KAPIALTI

Mahkûmların hapishaneye girerken çırılçıplak arandıkları yer.

HAPIZ

Hapis.

DOMRUH

Kerestelik kütük, tomruk. Kelepçe. Eski türkçe tomurmak: kelepçe; hapishane.

HABS

Hapis.

MEHTERHANE

Mehter takımı. Bu takımın görev yaptığı yer. Hapishane.

MAPUS

Mahpus. Mapushane, cezaevi, hapishane.

CEZAEVİ

Hükümlülerin içinde tutuldukları yapı, hapishane, mahpushane, dam, kodes, mahbes.

MEYDANCI

Avlu, bahçe vb. yerleri süpürüp temizleyen hizmetli. Mevlevi tekkelerinde konukları karşılayan, meydanı açan, Mevlevi raksını düzenleyen tarikat adamı. Hapishane koğuşlarında ayak işlerini gören kimse.

HAFS

Hapis.