Kelimeler arşivinde; içinde "hapis" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hapis bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hapis ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hapis olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HAPİSHANE, HAPİSDAMI
HAPİSLİK, HAPİSANE
HAPİSE
HAPİS
HAPİS
Bir yere kapatıp salıvermeme. Mahpus. Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası. Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane. Pulları salıvermeme, kapatma esasına dayanan bir tür tavla oyunu.
HAPİSHANE
Cezaevi.
HAPİSDAMI
Cezaevi.
HAPİSANE
Hapishane.
HAPİSLİK
Hapiste bulunma durumu veya süresi.
HAPİSE
Üzüm ya da dut şırasından yapılan pestil.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAPİS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAFS
Hapis.
GALEBET
Müebbet hapis. Zayıf, çelimsiz.
HAPSETMEK
Bir suçluyu hapishaneye koymak. Bir yere kapatıp salıvermemek. Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak. Engellemek, sınırlamak.
KUZGUNCUK
Hapishane kapılarındaki demir kafesli pencere.
KAPIALTI
Mahkûmların hapishaneye girerken çırılçıplak arandıkları yer.
LALE
Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi (Tulipa gesneriana). Ağır hapis mahkûmlarının boynuna geçirilen demir halka. Meyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık.
DOMRUH
Kerestelik kütük, tomruk. Kelepçe. Eski türkçe tomurmak: kelepçe; hapishane.
HAPIZ
Hapis.
TEKKE
Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergâh. Hapishane. Esrar içilen üstü kapalı yer. İşsiz güçsüz kimselerin buluşup sığındıkları yer.
CEZAEVİ
Hükümlülerin içinde tutuldukları yapı, hapishane, mahpushane, dam, kodes, mahbes.
MEYDANCI
Avlu, bahçe vb. yerleri süpürüp temizleyen hizmetli. Mevlevi tekkelerinde konukları karşılayan, meydanı açan, Mevlevi raksını düzenleyen tarikat adamı. Hapishane koğuşlarında ayak işlerini gören kimse.
İÇERİ
İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.
MAHPUS
Kapatılmış, hapsedilmiş (kimse). Bir tür tavla oyunu. Hapishane.
HEPİS
Hapis.
DİPDAM
Hapishane.
HABS
Hapis.
KABAHAT
Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet. Hafif hapis, para cezası veya meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç.
MEHTERHANE
Mehter takımı. Bu takımın görev yaptığı yer. Hapishane.
KAFES
Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.
MAPUS
Mahpus. Mapushane, cezaevi, hapishane.