Kelimeler arşivinde; içinde "halt" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde halt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu halt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında halt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HALTERCİLİK
SİLAHALTI, PAHALTAŞI
HALTERCİ, HALTAĞAÇ
HALTER, HALTAK, HALTAN, HALTUK
HALTA
HALT
HALT
Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma. Uygun olmayan, beğenilmeyen şey. Uygunsuz söz söyleme, uygunsuz iş yapma.
PAHALTAŞI
Dokuma tezgahlarında ipleri birbirinden ayırmak amacıyla kullanılan yumruk büyüklüğündeki taş. (Senir Sincanlı Afyonkarahisar).
HALTAN
Çarık ya da ayakkabı yamalığı. Güzel: Amcamın çocuğu çok haltan. Kabak, patates, hıyar ve fasulye tohumu ekmek için açılan çukur.
HALTER
Birbirine metal sapla bağlanmış iki gülle veya disklerden yapılmış araç. Bu aracı iki elle kaldırmayı amaçlayan spor dalı.
HALTAĞAÇ
Her işe karışan, boşboğaz.
HALTAK
Geniş, bol.
HALTA
Kıravat. Geniş, bol. Şalvar. Çarık ya da ayakkabı yamalığı. Köpek tasması. Tasma.
HALTUK
Buzağı yularının ucundaki, boyuna takılan halka.
SİLAHALTI
Askerlik görevi.
HALTERCİLİK
Haltercinin yaptığı iş.
HALTERCİ
Halter sporu yapan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde HALT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAR
Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.
KİLO
Kilogram. Halter sporunda barın iki ucuna yerleştirilen ve ağırlığı oluşturan parça.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
KOPARMA
Koparmak işi. Halterde ayakları açarak halteri bir çırpıda baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.
TOKMAKÇIK
Böceklerin iki kanatlılar (Diptera) takımında art kanatların değişmesiyle meydana gelmiş olan saplı tokmak biçimindeki çıkıntılar. Halter.
SİLKME
Silkmek işi. İri doğranmış kabak, patlıcan vb. sebzelerle yapılmış olan et yemeği. Halterde ayakları açarak halteri önce omuz üstüne sonra baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.
ASVAT
Fransızca kökenli asphalte: asfalt; asfalt kaplanmış yol. Asfalt.