İçinde HALT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "halt" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde halt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu halt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında halt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

HALTERCİLİK

9 harfli kelimeler

SİLAHALTI, PAHALTAŞI

8 harfli kelimeler

HALTERCİ, HALTAĞAÇ

6 harfli kelimeler

HALTER, HALTAK, HALTAN, HALTUK

5 harfli kelimeler

HALTA

4 harfli kelimeler

HALT

Bazı kelimelerin anlamları

HALT

Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma. Uygun olmayan, beğenilmeyen şey. Uygunsuz söz söyleme, uygunsuz iş yapma.

PAHALTAŞI

Dokuma tezgahlarında ipleri birbirinden ayırmak amacıyla kullanılan yumruk büyüklüğündeki taş. (Senir Sincanlı Afyonkarahisar).

HALTAN

Çarık ya da ayakkabı yamalığı. Güzel: Amcamın çocuğu çok haltan. Kabak, patates, hıyar ve fasulye tohumu ekmek için açılan çukur.

HALTER

Birbirine metal sapla bağlanmış iki gülle veya disklerden yapılmış araç. Bu aracı iki elle kaldırmayı amaçlayan spor dalı.

HALTAĞAÇ

Her işe karışan, boşboğaz.

HALTAK

Geniş, bol.

HALTA

Kıravat. Geniş, bol. Şalvar. Çarık ya da ayakkabı yamalığı. Köpek tasması. Tasma.

HALTUK

Buzağı yularının ucundaki, boyuna takılan halka.

SİLAHALTI

Askerlik görevi.

HALTERCİLİK

Haltercinin yaptığı iş.

HALTERCİ

Halter sporu yapan kimse.

  -   -   -  

Anlamında HALT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HALT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAR

Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.

KİLO

Kilogram. Halter sporunda barın iki ucuna yerleştirilen ve ağırlığı oluşturan parça.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

KOPARMA

Koparmak işi. Halterde ayakları açarak halteri bir çırpıda baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.

TOKMAKÇIK

Böceklerin iki kanatlılar (Diptera) takımında art kanatların değişmesiyle meydana gelmiş olan saplı tokmak biçimindeki çıkıntılar. Halter.

SİLKME

Silkmek işi. İri doğranmış kabak, patlıcan vb. sebzelerle yapılmış olan et yemeği. Halterde ayakları açarak halteri önce omuz üstüne sonra baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.

ASVAT

Fransızca kökenli asphalte: asfalt; asfalt kaplanmış yol. Asfalt.