Kelimeler arşivinde; içinde "halay" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde halay bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu halay ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında halay olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HALAYIKLIK
HALAYIKLI, HALAYERLİ, HALAYLAMA
HALAYICA, HALAYLIM, HALAYLİM
HALAYIK, HALAYIH
HALAYA
HALAY
HALAY
Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde genellikle davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu.
HALAYLIM
Damı kiremitsiz yüksek ev.
HALAYICA
İğlere takılan madeni halka.
HALAYIKLI
Halayığı olan.
HALAYLİM
Çalım: Bugün yolcu kafilesi halaylimli geçti.
HALAYIK
Kadın köle, cariye.
HALAYIH
Düğün ve davetlere gönderilen hediye.
HALAYIKLIK
Halayık olma durumu.
HALAYERLİ
Evlendikten sonra, erkeğin halasının yanına yerleşen (aile).
HALAYLAMA
Vahşi hayvanları kaçırmak için bağırma: Bir ayı gördüm çok korktum, halaylıyamadım.
HALAYA
Ekin biçilirken tarlalara dökülen tahıldan ertesi yıl kendiliğinden yetişen seyrek ekin.
Bu bölümde tanımı içerisinde HALAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HALEY
Halay. Hâlâ. Halay, davul zuma eşliğinde oynanan halk oyunu.
HORİTMEK
Halay çekmek. Halay çekmek anlamına.
DÖNDERME
İnce söğüt dalından örülen, kulpsuz, ağzı geniş, yemeklerin üstüne örtülen bir çeşit sepet. Mayasız hamurdan yapılan ve yağda kızartılan pide. Kuru yufkadan yapılmış börek. Birinin gönderdiğine ısmarladığına karşılık gönderme: Bu ne kahvesi ? Siz ona kahve ısmarladınızsa o da dönderme yaptı. Bar denilen halay oyununda oyunculardan ilk üç kişinin söylediği türküyü biraz sonra başka üç kişinin tekrarlaması. Doğu Anadolu saz ozanları arasında kullanılan dörtlük sonlarındaki kavuştak.
DEPKİ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Çeltikçilerin su yollarının çamurunu atmak için kullandıkları bir çeşit kürek. Halay: Bir düğün olsa da doyasıya bir depki oynasak. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı.
HELAYIH
Arapça kökenli halâik: halayık.
YANNAMA
Sınır. Pulluk. Bir evin çatısına ekleme olarak yapılan oda. Develerin iki yanına asılan büyük çan. Kıldan dokuma nakışlı kilim. Yapılarla kullanılan, dörtköşe yontulmuş kereste. Erzurum barına benzer bir halay. Yapıda kullanılan dört köşeli, düzgün ağaç.
HALALIK
Hala olma durumu, bibilik. Halaya yakışan davranış.
KALFA
Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı. Mimar yardımcısı. Çocukları evlerinden alarak okula, okuldan evlerine götüren kimse. İptidailerde hoca yardımcısı. Saraylarda ve büyük konaklarda halayıkların başında bulunan kadın.
ÜÇAYAK
Fotoğraf makinesi, televizyon kameraları vb. aletlerin üzerine oturduğu üç ayaklı düzen. Sacayağı. Bir halay türü.
DİLAN
Kadınlı erkekli oynanan halay. Gönüller, yürekler.
CARİYE
Yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan, alınıp satılabilen, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın, halayık.
KALAYIK
Halayık, cariye. Sakarya ilinde, Hendek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
AKIŞTA
"Halay" ya da "nanay" denilen, beş altı kişinin yüksek sesle koro halinde söyledikleri, başka bir kümenin de bu havaya uyarak oynadığı oyunlar arasında sorulu - yanıtlı söylenen "bayati" biçimdeki koşuk. bk. bayati.
DÜZAYAK
İçinde merdiven veya inilip çıkılacak bölüm bulunmayan (ev, yol). Özellikle Orta Anadolu'da oynanan bir halay türü.
DALLIKE
Gurup halinde oynanan halay gibi ve çok hareketli bir oyun ve müziği.
GIÇKIRMAK
Halay oyununda ayaklan bükerek bir çeşit figür yapmak.
DİLLAN
Kadınlı erkekli oynanan halay. Bir çeşit saz, tambur.
YALLI
Sırtlan. Bar, halay, horan gibi, elele tutuşup oynanan oyunların genel adı. Hoppa, kötü kadın. Bakımlı, semiz. Kirli, bakımsız kişi. Üstü başı kirli, pis kimse. Obur, çok yiyen. Halay oyunu.