Kelimeler arşivinde; içinde "hakikat" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hakikat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hakikat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hakikat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HAKİKATSİZLİK, HİLAFIHAKİKAT
HAKİKATSİZ
HAKİKATEN, HAKİKATLİ
HAKİKAT
HAKİKAT
Gerçek. Gerçekten. Gerçeklik.
HAKİKATSİZLİK
Vefasızlık.
HAKİKATEN
Gerçekten.
HİLAFIHAKİKAT
Gerçek dışı.
HAKİKATSİZ
Gerçek olmayan. Vefasız.
HAKİKATLİ
Vefakâr.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAKİKAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GERÇEKLİK
Gerçek olan, var olan şeylerin tümü, hakikat, hakikilik, şeniyet, realite, reellik.
GERÇEK
Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.
BAYA
Direnme, inat için kullanılır: Baya gimecen sana ne?. Gerçekten, doğru. Belki: Baya kamyon gelmecek. Epey, uzunca. Bayağı, her zamanki gibi. Epeyce, çok fazla. Bilinen. Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak: Bayâ bu hadise böyle mi oldu?. Muhakkak, mutlaka: Ben bu işi bayâ yapacağım. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan:-Bu işi nasıl yaptın?-Bayâ. Hemen hemen: Ali okumayı bayâ öğrenmiş be!. İnadına: Dışarı bayâ gidicen var var mı dicen?. Epeyce, bir hayli, oldukça: Biz otururken bayâ vakit geçti. Fazla, çokça: Bu yıl hayvanlarıma yetecek bayâ samanım var. Hemen hemen. Bayağı.
GERÇEKTEN
Gerçek olarak, cidden, hakikaten, sahi, sahiden, filhakika, filvaki.
HAGIGADDAN
Hakikatten, karşılığı hahadan.
FİLHAKİKA
Gerçekten, doğrusu, hakikaten.
GERÇEKTE
Aslında, tam anlamıyla, hakikatte.
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.
NİTEKİM
Gerçekten, hakikaten. Sonuç olarak.
ASİLEDDEN
Hakikaten, doğru, sahi: Sen bunu asiledden mi diyorsun?.
VEFASIZLIK
Vefasız olma durumu, hakikatsizlik, bivefalık.
BAYAKI
Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan. Hemen hemen. Epeyce, bir hayli, oldukça. Deminki, az önceki. Demin, az önce, şimdi.
GERÇEKLEYİN
Hakikaten, gerçekten.
HAGGAD
Hakikaten, gerçekten.
BAYAKTAN
Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak. Demin, az önce, şimdi.
BAYAHTAN
Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak. Demin, az önce, şimdi.
BAYIDAN
Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak. Eskiden, önceleri.
DOĞRU
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
VEFASIZ
Vefası olmayan, sevgisi çabuk geçen, hakikatsiz, bivefa.
HAGGATAN
Hakikaten.