Kelimeler arşivinde; içinde "gıcık" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gıcık bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gıcık ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gıcık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GICIKLANMAK, GILDIRGICIK
GICIKLAMAK, GICIKLAYIŞ, BIÇINGICIK, GICIKLANMA
GICIKLAMA
GICIKLIK, HIGGICIK
GICIKÇA, BIGICIK
GICIK
GICIK
Boğazda duyulup aksırtan, öksürten yakıcı kaşıntı. Sözleriyle, davranışlarıyla karşısındakini kızdıran, sinirlendiren, sıkan (kimse). Beyaz renkli, dağlıç koyununa benzer vücut yapısında, kuyruğu son omurlara kadar yağ kitlesi ile kaplı ve bu sebeple alt kısmı yuvarlakça görünen, kaba, karışık yapağılı bir tür koyun.
GICIKLIK
Gıcık olma durumu.
GICIKLANMA
Gıcıklanmak işi.
HIGGICIK
Hıçkırık.
GICIKÇA
Gıcık bir biçimde olan. (gıcı'kça) Gıcık bir biçimde.
GILDIRGICIK
Önemsiz.
GICIKLAMAK
Gıcık oluşturmak, kaşındırmak. Kuşkulandırmak. Cinsel istek uyandırmak.
GICIKLAMA
Gıcıklamak işi.
BIÇINGICIK
Bir parça, azıcık, biraz.
BIGICIK
Bir parça, azıcık, biraz.
GICIKLAYIŞ
Gıcıklama işi.
GICIKLANMAK
Gıcık oluşmak. Kuşkulanmak, huylanmak. Cinsel istek uyanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde GICIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GICIH
Küçük kuyruklu, çok etli bir çeşit koyun. Kuyruğu küçük ve kısa bir koyun cinsi. Gıcık.
ŞIKKIRİK
Kapı mandalı. Sürekli öksürük, gıcık öksürüğü.
KARINCAMAK
Çekmek : Bu soba niçin dumanı karıncamıyor?. Boğaz gıcıklanmak.
CIZIRDAMAK
"Cızır" diye ses çıkarmak, cızıldamak. Boğazındaki gıcıktan dolayı kesik ve ince ses çıkarmak, cızıldamak.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
ÇIMKIŞMAK
Uyuşmak ürpermek. Vücudun bir yeri ağrımak, sızlamak. Kaşınmak. Boğaz gıcıklanmak. İlk yağmur damlaları düşmek: Yağmur çımkıştı, biz yola çıktık. Ürpermek.
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.
KICIKLANMAK
Gıdıklanmak. Kimi cisimlerin sürtünmesinden çıkan sesten tedirgin olmak, gıcıklanmak: Yapma, dişlerim kıcıklanıyor.
KICIK
Çam kozalağı. Koyun, keçi, kuzu. Kuyruksuz, kıvırcık koyun. Kuyruğu küçük ve içine doğru kıvrık koyun. Çok küçük, çelimsiz, ufak tefek (koyun, keçi için): Senin koyunlar hep kıcık. Kendisini sağdırmayan, kuzusuna süt vermeyen koyun. Yaşlı hayvan. Kızdırma, fit. Soysuzlaşmış, yozlaşmış : Arı olmayan dölden kıcık yavru olur. Geveze. Bir çeşit cilt hastalığı. Gıcık. Güveç. Sözünde durmayan, dönek kimse. Boğazda yanma, gıcık. Kıdıklanma.
IHCIRIK
Boğaz gıcık yaptığı zaman çıkan ses.