İçinde GÜRLÜK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gürlük" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gürlük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gürlük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gürlük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK

11 harfli kelimeler

GÜRLÜKÖLÇER, ÖZGÜRLÜKSÜZ

10 harfli kelimeler

ÖZGÜRLÜKÇÜ

9 harfli kelimeler

KÜNGÜRLÜK, SONGÜRLÜK

8 harfli kelimeler

ÖZGÜRLÜK, ÖNGÜRLÜK

6 harfli kelimeler

GÜRLÜK

Bazı kelimelerin anlamları

GÜRLÜK

Gür olma durumu. Verimlilik, feyiz.

GÜRLÜKÖLÇER

Seslendirmede ya da ses yayınında gürlüğü denetime, ölçmeye yarayan, gürlüğün gerekenin üstüne çıkmasını ya da altına düşmesini önleyen aygıt.

ÖZGÜRLÜKÇÜ

Özgürlük yanlısı olan.

ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK

Özgürlükçü olma durumu.

SONGÜRLÜK

Sonradan varlıklı olma, bahtı açılma. Sonradan varlıklı olma, şansı açılma.

ÖNGÜRLÜK

Gençlikte erişilen zenginlik. Çocuklukta, gençlikte varlıklı olma durumu.

KÜNGÜRLÜK

Uykunun verdiği uyuşukluk: Hüseyin onbaşıyı küngürlük bastı, söyletemeyiz gayri.

ÖZGÜRLÜKSÜZ

Özgürlüğü olmayan.

ÖZGÜRLÜK

Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet.

  -   -   -  

Anlamında GÜRLÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÜRLÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TOTALİTER

Demokratik hak ve özgürlüklerin baskı altında tutulduğu, bütün yetkilerin bir elde veya küçük bir yönetici grubunun elinde toplandığı demokratik olmayan (devlet düzeni), bütüncül.

KADERİYE

Kader anlayışını inkâr ederek insanların irade ve hareket özgürlüklerinin bulunduğunu ileri süren İslam felsefesi.

KISMAK

Sesi azaltmak, alçaltmak. Pintilik etmek. Sıkıştırmak. Gözü biraz kapamak. Ezmek, büzmek, daraltmak. Masraf, harcama vb.ni azaltmak. Verilen hak ve özgürlüklerin sınırını daraltmak. Lamba ışığını azaltmak.

İZİN

Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet. Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil.

İSTİBDAT

Uyruklarına hiçbir hak ve özgürlük tanımayan sınırsız monarşi, despotluk, despotizm.

İRİK

Zayıf, cılız, hastalıklı. Eğri. Öksüz, yetim (çocuk). Özgürlük.

HÜRRİYET

Özgürlük.

BASKISIZ

Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.

KOYURTGA

Özgürlük.

HIYAR

Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus). Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık. Kaba saba, görgüsüz, budala. Bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük.

HÜRRİYYET

özgürlük.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

BEREKET

Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda. Yağmur.

KÖLE

Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan kimse, kul, esir. Birinin emri altında bulunan, özgür olmayan kimse. Herhangi bir şeye aşırı derecede bağlı olan kimse.

KOYURTGAN

Özgürlük veren : Gazi Mustafa Kemal koyurtgan bir başkandır.

GÜMRAHLIK

Gümrah olma durumu, bolluk, sıklık, gürlük.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

FEYİZ

Verimlilik, gürlük, ongunluk, bereket. İlerleme, kültürel gelişme, olgunluk. Artma, çoğalma. Manevi haz, mutluluk, iç huzuru.

CARİYE

Yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan, alınıp satılabilen, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın, halayık.

ERKİLLİK

Özgürlük.