Kelimeler arşivinde; içinde "gümrük" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gümrük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gümrük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gümrük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÜMRÜKLENDİRMEK
GÜMRÜKLENDİRME
GÜMRÜKLENMEK
GÜMRÜKÇÜLÜK, GÜMRÜKLEMEK, GÜMRÜKLENME
GÜMRÜKLEME
GÜMRÜKSÜZ
GÜMRÜKÇÜ, GÜMRÜKLÜ, İÇGÜMRÜK
GÜMRÜK
GÜMRÜK
Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi. Bu verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu. Sınır kapılarında denetim ve gözetim işlerinin yapıldığı yer.
GÜMRÜKLENDİRMEK
Bir malın gümrük işlemlerini yaptırmak.
GÜMRÜKLEME
Gümrüklemek işi. Gümrük işlemlerini yaptırıp bitirerek, malları yurda sokma ya da yurttan çıkarma. Malın gümrüğe giriş işlemlerinin yapılması, yani gümrük vergilerinin ödenmesi. Bir malın giriş işlemlerini yapma.
GÜMRÜKLÜ
Gümrük vergisi ödenmesi gerekli olan. Gümrük vergisi ödenmiş olan.
İÇGÜMRÜK
Ülkenin iç bölgelerinde görev yapan gümrük yönetimi. Eskiden, yerli malın il, eyalet sınırını geçişinde alınan gümrük vergisi. (Bugün uygulanmamaktadır.).
GÜMRÜKÇÜ
Gümrük görevlisi. Başkalarıyla ilgili eşyayı bir ücret karşılığında gümrükten çıkarma işini üzerine alan komisyoncu.
GÜMRÜKLENMEK
Gümrükleme işlemi yapılmak.
GÜMRÜKÇÜLÜK
Gümrükçünün yaptığı iş.
GÜMRÜKLENME
Gümrüklenmek işi.
GÜMRÜKSÜZ
Gümrük vergisi ödenmesi gerekmeyen. Gümrük vergisi ödenmemiş, kaçak.
GÜMRÜKLEMEK
Bir malın gümrükte giriş işlemini yapmak.
GÜMRÜKLENDİRME
Gümrüklendirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÜMRÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARAKORUNCAK
Gümrükte, eşyaların vergileri ödeninceye değin geçici bir süre konulduğu, saklanıldığı yer.
GÜMRİK
Gümrük.
ANTREPO
Gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer.
FCA
Satıcının malların gümrük işlemlerini tamamlayarak belirlenen tarihte ve yerde ilk taşıyıcının gözetimine devrettiği anda her türlü hasar, kayıp ve giderlerin alıcının sorumluluğunda olduğu uluslararası F grubu teslim biçimlerinden biri ve buna dayalı fiyat.
DİDEBAN
Gümrük kolcusu. Gözcü, bekçi, nöbetçi.
TRİPTİK
Otomobiller için verilen geçici gümrük belgesi.
DALDABAN
Yalınayak. Serseri, patavatsız. Gümrük kolcusu.
TRANSİT
Bir yerden dinlenmeden, beklemeden, durmadan (geçmek). Geçici. Malların bir ülkenin topraklarından gümrüksüz geçmesi.
ELLEÇLEME
Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması.
DEKLARE
"Bildirilmek; gümrüklerde vergi konusu olacak eşya vb.ni resmî makama bildirmek" anlamlarındaki deklare etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.
KAÇAK
Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı. Yasaca yapılması yasak olan veya yapılması için gerekli izin alınmayan. Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan veya bir yerden çıkarılan. Gizlice kaçırılmış olan mal veya madde. Av sırasında vurulamayan kuş. Bağlı bulunduğu yerden veya yasadan kaçan, uzaklaşan. Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice.
DDU
Malın, dışalımın yapılacağı ülkede, sözleşmede belirlenen yerde gümrük vergisi ödenmemiş olarak alıcıya ulaştırılmasını öngören D grubu teslim biçimi ve buna dayalı fiyatı.
PENCİK
Asker yetiştirilmek için savaş tutsaklarından beşte bir oranında ayrılan acemi oğlanı adayı. Asker yetiştirilmek üzere verilen beşte bir askerden sonra esir sahibinde kalan beşte dört oranındaki esir için alınan vergi. Gümrük idaresi tarafından belirli bir vergi karşılığında köle sahibine verilen sahiplik hakkını gösteren senet.
ORDİNO
Bir poliçenin arkasına ciro edildiği kişiye ödenmesi için yazılan havale emri. Tüccarın malını gümrükten çekebilmesi için vapur kumpanyasından yük konşimentosuna karşılık verilen havale. Denizcilik işletmelerinde gemi adamlarını gemilere atama belgesi.
İSTİMATOR
Gümrüklerde mallara değer biçen görevli.
DES
Deste. El. Denizyolu taşımacılığında malın dışsatımcı tarafından dışalımcıya adı belirtilen varış limanında gemi bordasında, gümrük vergileri ödenmemiş olarak yapılan teslim biçimi. Dietilstilbestrol.
BAÇ
Osmanlı Devleti'nde gümrük vergisi. Zorla alınan para, haraç.
MANİFESTO
Bir gemideki malları göstermek için kaptan tarafından boşaltma işlemlerinin yapılacağı gümrük idaresine verilen liste. Bildiri. Toplumsal bir hareketin siyasal inanç ve amaçlarının açık ifadesi.
KARŞILIKLILIK
Karşılıklı olma durumu. Uluslararası ticarette iki ülke veya ülke grubu arasında karşılıklı olarak, dışalımda düşük gümrük tarifesi, kota sınırlarının geniş tutulması gibi ödünler tanınması. Krş. tam karşılıklı ödün ilkesi, eksik karşılıklı ödün ilkesi. Toplumsal ilişki içinde bulunan bireyler ya da toplumsal kümeler arasında etki ve tepkilerin karşılıklı olarak birbirine yol açagitmesi. Toplumsal çevrece onaylanan bir değerler ölçeğine göre bir yandan belli ödevleri, yükümlülükleri ve görevleri, öte yandan da belli hakları, karşılıkları ve ödülleri içeren toplumsal ilişki. Oluşum, durum ya da nesnelerin karşılıklı olarak birbirine uygun düşmesi.
BACCI
Kız kardeş, abla, bacı. Gümrükçü, vergi, resim alan.