Kelimeler arşivinde; içinde "güme" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde güme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu güme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında güme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
EBEGÜMECİGİLLER
GÜMEÇBAĞLAR
UĞURLUGÜME, GÜMERDİĞİN
GÜMELEÖNÜ, YASSIGÜME, MUSLUGÜME, BALGÜMECİ, GÜMELEMEK, EBEGÜMECİ
ELİGÜMEÇ, TÜNGÜMEK, TÜLGÜMEK, TÖNGÜMEN, KÜLGÜMEK, BİRGÜMEK, BÜNGÜMEK, EBEGÜMEÇ
GÜMELİK, GÜMENCİ, GÜMENLİ, LEGÜMEN, GÜMELEK, ERGÜMEN
GÜMELİ, GÜMELE
GÜMEN, GÜMEÇ, GÜMEK
GÜME
Avcı kulübesi. Bostanda yapılmış olan bekçi kulübesi.
YASSIGÜME
Burdur şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
TÜNGÜMEK
Hendekten ya da yüksekten atlamak, yukarıya doğru sıçramak. Zıplamak, atlamak, sıçramak. Yanılmak. Okumadan geçmek, atlamak.
TÖNGÜMEN
Çok genç, toy. 1.Üç ya da beş yaşında çocuk.
ELİGÜMEÇ
Kendi kendine yetişen, yemeği yapılan bir çeşit ot, ebegümeci.
MUSLUGÜME
Denizli şehrinde, Kale ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
BALGÜMECİ
Bal peteğini andıran bir dikiş büzgüsü türü.
UĞURLUGÜME
Kütahya şehri, Şaphane belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
GÜMELEÖNÜ
Tokat şehri, Almus ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
TÜLGÜMEK
Atlamak. Yüksekten atlamak.
GÜMEÇBAĞLAR
Elâzığ ili, Palu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
GÜMERDİĞİN
Çankırı şehrinde, Şabanözü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KÜLGÜMEK
Ani sevinç ya da korkudan zıplamak.
GÜMELEMEK
Dalgalar kıyıya çarparak ses çıkarmak.
EBEGÜMECİ
Ebegümecigillerden, mor renkli çiçekleri ilaç, yaprakları sebze olarak kullanılan, kendiliğinden yetişen çok yıllık bir bitki (Malva siylvestris).
EBEGÜMECİGİLLER
Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, örnek bitkisi ebegümeci olan bir bitki familyası.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÜME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAMYA
Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.
PAMUK
Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium). Bu tellerin işlenmiş biçimi. Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav. Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı.
EBUĞMECİ
Kendi kendine yetişen, yemeği yapılan bir çeşit ot, ebegümeci.
BORANI
Yumurta, yağda kızartıldıktan yahut suda haşlandıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek. Komposto. Ebegümeci yemeği. Yoğurtlu mantı, tatar böreği. Sarımsaklı yoğurt. Yoğurtlu bir çeşit köy yemeği. Bakla taneleri veya pancar saplarıyla yapılmış ve içine bulgur köftesi konulmuş yemek. Pancardan, çömlekte pişirilen ve üstüne sarımsaklı yoğurt dökülen yemek. 1. Ayva dolması. Bulgur veya pirinçle pişirilen sebze üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek. Bulgur ve kıyma ile yapılan bir tür sulu köfte. Ayva, et ve pekmezle yapılan bir yemek çeşidi (Çayağzı). Taze ot, pancar, bulgur ve benzerleri yapılan yemek. (Beyköy Şarkikaraağaç, Özgüney Yalvaç, Çaltı Gelendost Isparta; Urfa; Karacaviran Seydişehir Konya).
EMENKÖMENCİ
Kendi kendine yetişen, yemeği yapılan bir çeşit ot, ebegümeci.
EBOMEÇ
Kendi kendine yetişen, yemeği yapılan bir çeşit ot, ebegümeci.
EBEKÖMECİ
Kendi kendine yetişen, yemeği yapılan bir çeşit ot, ebegümeci. Kendi kendine yetişen ve ilaç için kullanılan bir ot (Yazı dilimizdeki "ebegümeci"ne bölgemizde kömeç denir).
GÜLHATMİ
Ebegümecigillerden, yaprakları geniş ve yuvarlak, çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan, çok yıllık otsu bir bitki (Althaea rosea).
DEVELANGIR
Ebegümeci.
EBEGÖMECİ
Kendi kendine yetişen, yemeği yapılan bir çeşit ot, ebegümeci. Anormal yürüyerek oynanan bir çeşit oyun.
EBEMKÖMECİ
Kendi kendine yetişen, yemeği yapılan bir çeşit ot, ebegümeci.
ALACIK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak: Bağı beklemek için alacık yapıyoruz. Çul veya keçeden yapılan çadır. Göçebe çadırlarının üzerine konan eğri ağaç, eğilmesi kolay ağaç sürgünü. Bostan korkuluğu. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer: Davarı ormandaki alacıkta otlattım. Vücuttaki çok küçük leke: Bu ala sayılmaz, bir alacık. Yaylaya kurulan hasır bir çeşit çadır. Apaçık, açık kalan yer. Çardak, basit barınak, kulübe. Ağaç güme, çadır. Bağ ve bahçelerde yapılan tahta ya da hasır barınak. (Dereköy Uluborlu Isparta; Garibçe Güdül Ankara). Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Küre belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
EBEGÜMEÇ
Kendi kendine yetişen, yemeği yapılan bir çeşit ot, ebegümeci.
ÇOLAKA
Ebegümeci.
EBEMKÖMESİ
Kendi kendine yetişen, yemeği yapılan bir çeşit ot, ebegümeci.
BAOBAP
Ebegümecigillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çok yüksek olmamakla birlikte, gövdesinin çevresi 20 metreyi aşabilen bir ağaç, baobap ağacı (Adansonia digitata).
BORANA
Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Şiddetli kar, fırtına, kasırga. Yumurta, yağda kızartıldıktan yahut suda haşlandıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek. Ispanak, yoğurt ve yumurta ile yapılan bir çeşit yemek. Komposto. Ekşi meyvelerden, et ve pekmezle yapılan suyu bolca tatlımsı bir yemek. Ebegümeci yemeği. Kışın yenmek üzere kurutulmuş taze fasulye. Ispanak. Sulusepken. Toprak düzeltmekte kullanılan tırmık. Bulgur veya pirinçle pişirilen sebze üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek. Çeltik tarlalarında öküze koşulan demir dişli bir araç. Tırmık. Cacık.
HATMİ
Ebegümecigillerden, bazı cinslerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık otsu bir süs bitkisi, ağaçküpesi (Althaea officinalis).
EBEMKÖMCİ
Kendi kendine yetişen, yemeği yapılan bir çeşit ot, ebegümeci.
MÜHLİYE
Adana bölgesinde yetiştirilen ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki, Yahudi ebegümeci (Corchorus olitorius).