Kelimeler arşivinde; içinde "gücü" olan, toplam 62 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gücü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gücü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gücü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÜCÜRGÜLENMEK
GÖRÜNGÜCÜLÜK, TİTREŞİRGÜCÜ
GÜCÜRGETMEK, GÜCÜRGENMEK, GÜCÜRLENMEK, GÜLDÜRGÜCÜK, KERTENGÜCÜK, GILDIRGÜCÜK
BEYGİRGÜCÜ, SÖVGÜCÜLÜK, GÖRGÜCÜLÜK, KIZILGÜCÜK, GÜCÜMSEMEK
GÜCÜKDENE, GÜCÜNKAYA, GÜCÜMENİK, GÜCÜMSEME, GÜCÜLEYİN, GÜCÜLEMEK, GÜCÜLELEN, GÜCÜKTENE, KARAGÜCÜK, GÖRÜNGÜCÜ, KUŞGÜCÜĞÜ, GÖNÜLGÜCÜ, ÖRGÜCÜLÜK, ÖVGÜCÜLÜK
GÜCÜKLER, GÜCÜKLÜK, GÜCÜGÜCÜ, GÜCÜNMEK, GÜCÜZMEK, ÜDÜRGÜCÜ, ALAGÜCÜK, TÜRKGÜCÜ
GÜCÜLEN, SÜRGÜCÜ, MUMGÜCÜ, SERGÜCÜ, GÜCÜMEN, GÜCÜNEN, GÜCÜKSU, SÖVGÜCÜ, GÜCÜĞEN, GÜCÜCÜK, GÜCÜCEK, GÖRGÜCÜ
ÜNGÜCÜ, ÖRGÜCÜ, ÖVGÜCÜ, ÖZGÜCÜ, ENGÜCÜ, ÖNGÜCÜ, ERGÜCÜ, İŞGÜCÜ, GÜCÜLE, GÜCÜYH
GÜCÜN, GÜCÜK, GÜCÜŞ
GÜCÜ
GÜCÜ
Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.
SÖVGÜCÜLÜK
Sövgücü olma durumu, sövücülük.
GILDIRGÜCÜK
Güçsüz, dermansız. Önemsiz: Gıldırgücük iş seni oyaladı kaldı. Çocukların aşık oyununa başlarken içlerinden çoban tutmak için değneklerini atmaları: Gıldırgücükte çobanlık bana düştü.
KERTENGÜCÜK
Kertenkele.
BEYGİRGÜCÜ
Bir saniyede 75 kg/ m. lik iş yapabilme gücü. (736 W). Bir saniyede 550 ft-lb. (76.04 kg/ m.) iş yapabilme gücü. (746 W.).
TİTREŞİRGÜCÜ
Öğeciklerin belli dalga boyundaki ışıkları soğurma, salma olasılığını ölçen nicelik.
GÜCÜKDENE
Lâbada, pazı.
GÜCÜRGETMEK
Zahmet vermek.
GÖRÜNGÜCÜLÜK
Gerçek olanın yalnızca görüngüler olduğunu öne süren görüş, olaycılık, fenomenizm.
GÜCÜMSEMEK
Bir şeyin yapılmasını güç görmek, bir işi isteksiz yapmak.
GÖRGÜCÜLÜK
Deneycilik.
KIZILGÜCÜK
Havuç.
GÜCÜRGÜLENMEK
Bir işi isteksiz, gönülsüz yapmak, üşenmek.
GÜCÜRLENMEK
Güç görmek.
GÜLDÜRGÜCÜK
Yarım yamalak, eksik kalmış (iş için söylenir).
GÜCÜRGENMEK
Bir işi isteksiz, gönülsüz yapmak, üşenmek. Elinden gelen iyiliği yapmak. Güç saymak, zor bulmak. Gücenmek, gücüne gitmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÜCÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
BAHADIR
Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan veya yiğitlik gösteren kimse, batur.
BAĞIM
Bir şeyin veya bir kimsenin gücü ve etkisi altında bulunma durumu.
AKIL
Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Öğüt, salık verilen yol. Düşünce, kanı. Bellek.
ANDROPOZ
Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.
BASINÇ
Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.
ANLIK
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ATILIMCI
Durumunu geliştirme gücü gösteren, atılım yapan, hamleci.
BAŞPEHLİVAN
Birçok pehlivanı yenerek gücünü kabul ettirmiş pehlivan.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
AYIRICI
Ayırma özelliği veya gücü olan. Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç.
BAĞIMSIZ
Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.
ARAÇ
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.
ATLETİZM
Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
BAŞARIM
Elde edilen bir başarı. Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü. Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans. Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
ANCAK
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.