Kelimeler arşivinde; içinde "göçe" olan, toplam 37 tane kelime bulunuyor. İçerisinde göçe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu göçe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında göçe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖÇEBELEŞMEK
GÖÇEBELEŞME, YUKARIGÖÇEK
GÖÇEBİLMEK, GÖÇERUŞAĞI, GÖÇEMENLİK, AŞAĞIGÖÇEK, KONARGÖÇER, GÖÇERKONAR
GÖÇERTMEK, GÖÇEREVLİ, GÖÇESKİSİ, GÖÇEBELİK, GÖÇEBİLME, KARAGÖÇER, GÖREGÖÇEN
GÖÇERLİK, GÖÇERMEK, GÖÇERLER, GÖÇERTME
GÖÇEREV, GÖÇELGE, GÖÇERTİ, GÖÇERLİ, GÖÇERİL, GÖÇERGİ, GÖÇERCİ, GÖÇENLİ, GÖÇERME, GÖÇEBER
GÖÇE
Kadın donu. Alevde ütülmüş taze arpa ya da buğday. Mısır kırmasından yapılan çorba. İstanbul ilinde, Ağva nahiyesine bağlı bir yer.
GÖÇERTMEK
Bir şeyin çökmesine sebep olmak.
GÖÇEREVLİ
Çadırla yer yer gezen, göçebe hayatı yaşayan insanlar.
GÖÇEBELEŞME
Göçebeleşmek işi.
YUKARIGÖÇEK
Balıkesir şehrinde, Yağcılar bucağına bağlı bir yer.
AŞAĞIGÖÇEK
Balıkesir kenti, Yağcılar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KONARGÖÇER
Göçebe bir hayat süren, bir yere sürekli yerleşmeyen (aşiret, oba vb.), göçerkonar.
GÖÇESKİSİ
Padişahın özel hizmetlerini gören ve güğümbaşının yardımcılığını yapan görevli.
GÖÇERKONAR
Konargöçer.
GÖÇERUŞAĞI
Malatya ili, Yoncalı bucağına bağlı bir bölge.
KARAGÖÇER
Adana kenti, Tuzla bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GÖÇEBELİK
Göçebe olma durumu, göçerlik. Bir toplumsal birliğin, yaşamak için gerekli kaynakları elde edebilmek üzere düzenli aralıklarla yer değiştirme geleneğinde veya alışkanlığında olması.
GÖÇEBİLME
Göçebilmek işi.
GÖÇEMENLİK
Göçmenlik.
GÖÇEBELEŞMEK
Göçebe durumuna gelmek.
GÖÇEBİLMEK
Göçme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIZILKUYRUK
Karatavukgillerden, kışın göçen, küçük, güzel bir kuş (Phoenicurus).
BILDIRCIN
Tavukgillerden, boz renkli, benekli, yurdumuzda en çok sonbaharda eti için avlanan, etinden ve yumurtasından yararlanılan göçebe kuş (Coturnix).
ÇERGE
Derme çatma çadır, göçebe çadırı. Çingene çadırı. Otağ.
TUNGUZ
Doğu Sibirya'da yaşayan, avcılık ve balıkçılıkla geçinen, yarı göçebe bir topluluk.
GÖÇKÜN
Göçecek duruma gelmiş. Göçebe. Yaşı ilerlemiş (kimse), çok yaşlı (kimse).
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).
GÖÇÜRMEK
Göçmesine sebep olmak. Bitkileri yerinden çıkarıp başka yere dikmek, göçermek. Yiyip bitirmek. Çökertmek.
GÖÇERTME
Göçertmek işi.
OBA
Göçebelerin konak yeri. Genellikle bölmeli göçebe çadırı. Bu yerde konaklayan göçebe halk veya aile.
BAĞIRTLAK
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek, bozkır tavuğu (Querquedula).
BEDEVİ
Çölde, çadırda yaşayan göçebe. Böyle bir hayat sürdüren kimse. Bedevilik tarikatından olan derviş.
KIRLANGIÇ
Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.
KONALGA
Göçebe ve yolcuların yolculuk veya göç sırasında konakladıkları sulu ve otlu yer, konak yeri.
AŞİRET
Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.
KAÇMAK
Hızla koşup bir yere saklanmak. Yok olmak. Hızlı koşmak. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Rengi ağarmak, uçmak. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Girmek. Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Kaçınmak. İpi kopmak. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. Kaçgöçe uymak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Bir yana doğru kaymak. Benzemek, andırmak.
GÖÇER
Göçebe.
KIŞLAK
Kışın barınılan yer. Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer.
GÖÇERME
Göçermek işi. Bitkileri yerinden çıkarıp başka yere dikme.
GÖÇEBE
Değişik şartlara bağlı olarak belli bir yöre içinde çadır, hayvan ve öteki araçlarla yer değiştiren, yerleşik olmayan (kimse veya topluluk), göçer, göçkün. Mevsimlere göre ülke veya yer değiştiren (hayvan).
ÇULLUK
Çullukgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yaşayan, tüyleri kahverengi ve kül rengi, göçebe, eti için avlanan, uzun gagalı, göçmen bir kuş, bekas (Scolopax rusticola).