Kelimeler arşivinde; içinde "gözal" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gözal bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gözal ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gözal olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖZAL
Buğday, toprak ve benzerleri şeyler elenen iri gözlü büyük kalbur. "Niteliklerinle ve güzelliğinle ilgi topla" anlamında kullanılan bir isim".
GÖZALTI
Birinin, güvenlik kuvvetleri tarafından belli bir yerde belli bir süre alıkonulması, gözetim, nezaret. Denetleme.
GÖZALAN
Gök çizgisi, ufuk. Gösterişli, ilgi çekici. Diyarbakır kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum kenti, Kömürlü nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu ili, Doğanyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon şehri, Çağlayan bucağına bağlı bir yer.
GÖZALDATIMI
(Resim, Heykel) Özellikle resimde, konuyu canlı gibi göstermek için ayrıntıların en küçük parçalarına giderek, resmi ele alınan şeyden ayırt edilemeyecek duruma getirme.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖZAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NEZARET
Bakma, gözetme, gözetim. Gözaltı. Bakanlık. Görü. Nezarethane.
GÖZETİM
Gözetme işi, nezaret. Himaye. Gözaltı.
MAHFUZEN
Gözaltında olarak.
ENTERNE
"Gözaltına almak" anlamındaki enterne etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.
SÜSLÜBÖCEKLER
Kurtçukları, ya kabuk altına girerek, ya da doğrudan doğruya odun katını delerek, ağaçlarımıza büyük zarar veren ve ergin çağda gözalıcı, parlak renklerle süslü bulunan kınkanatlılar familyası.
RENKLEMELİ
Çekici, gözalıcı, canlı ve özgün yapıtlara verilen nitelik.
TENİMEK
Gözetlemek. Gözaltında bulundurmak.
NEZARETHANE
Gözaltına alınan kimselerin karakolda konulduğu yer, nezaret.
İNZİBAT
Sıkı düzen. Silahlı kuvvetlerde, ordudaki düzeni sağlamak amacıyla görevlendirilmiş er. Gözaltında tutma.