Kelimeler arşivinde; içinde "göyne" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde göyne bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu göyne ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında göyne olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KETENGÖYNEK
GÖYNEMEYH, TERGÖYNEK
ALGÖYNEK, GÖYNEMEK, ÜSGÖYNEK
GÖYNEG, GÖYNEK
GÖYNE
GÖYNE
Erzincan kenti, Çatalarmut nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
GÖYNEG
Frenkgömleği.
ÜSGÖYNEK
Gömlek. (Eşmeyazı Kars).
GÖYNEMEYH
Yana yakıla ağlamak.
ALGÖYNEK
Kızıl hastalığı. Kızamık, kızamıkçık. Kurdeşen hastalığı. Bir çeşit kırmızı erik.
GÖYNEMEK
olmak, olgunlaşmak. Yara çok fazla sızlamak. Yana yakıla ağlamak: Aşır düneyin ele göynüyördükü. Çürümeye yüz tutmak.
GÖYNEK
Frenkgömleği. İç çamaşırı. Hanım mantosu. Mısır koçanının en içteki ince kabuğu. Mısır koçanını saran yeşil yapraklar. İç giysisi, fanila. Gömlek. Yakası astarlı dokuma iç gömleği (Akpınar). Fanila, atlet, gömlek. Fanila. Gömlek. (Akçadere Güdül, Yurtbeyi Çankaya Ankara; Yenikent Aksaray Niğde; Başkışla Karaman Konya).
TERGÖYNEK
İnce kabuklu, pembe bir çeşit üzüm. İnce, sarı, kaygan kabuklu elma.
KETENGÖYNEK
Bir çeşit armut.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖYNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖNEK
Kısa kollu hırka. İç çamaşırı. Gömlek, iç giysisi. Gömlek. İç çamaşırı. göynek: (Meyvebükü Güdül Ankara) (könçek).
İŞLİK
Atölye. Gömlek. İş yeri, atelye. El tezgâhı. Koyun ve keçilere takılan zillerin ve çanların içindeki sallanan kısım. Mintan, gömlek. Hanımların giydiği kısa ceket. İş elbisesi ya da iş önlüğü. Yelek. Astarlık bez. Yatak, yorgan konulan yüklük. İçe giyilen göynek (Çayağzı), karşılığı içlik. Okullarda işbilgisi, resim-iş, biçki-dikiş gibi uygulamalı derslerin yapıldığı, gerekli araç ve gereçler ile donatılmış çalışma yerlerine verilen ad. Tiyatroda terzilik, marangozluk, elektrik işleri, donatımlık yapımı gibi uğraşlar için kullanılan, iş üretilen yer. Sanatçının içinde çalıştığı yer. Bir zanaatın yapıldığı yer. Büyük işliklerde bezem, donatım, giysi, alçı işleri, ve benzerleri çeşitli çalışmaların yapıldığı özel bölümler. (Geniş anlamda) Film çevirmek için gerekli tüm yapıları, kuruluşları kapsayan özel yapı. (Dar anlamda) Film çeviriminde, içeride çalışmaların gerçekleştirilmesini, ayrıca seslendirme çalışmalarını sağlayan bölümler. (Bu anlamda, özellikle düzlükle anlamdaştır). Televizyon izlencelerinin hazırlanması, yayına verilmesi için gerekli bütün uygulayım kuruluşlarını, yönetim bölümlerini kapsayan özel yapı. Bir izlencenin doğrudan doğruya alıcı önünde gerçekleştirildiği yer. (Bu anlamda düzlükle anlamdaştır). Dekor, kostüm, aksesuvar, butafa ve benzerleri hazırlamak için çalışma yeri, atölye. Kısa cepken. Yağsız sütten elde edilen lor peyniri. (Değirmendere Afyonkarahisar). iş yeri, çalışılan, iş yapılan yer, ticarethane.
GIVRATMA
Çok kıvrak pamuk ipliğinden dokunmuş ince bir çeşit bez: Eskiden güveğilere gıvratmadan don, göynek giydirirlerdi.