Kelimeler arşivinde; içinde "gösterişsiz" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gösterişsiz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gösterişsiz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gösterişsiz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖSTERİŞSİZ
Gösterişi olmayan, mütevazı. Gösteriş yapmayan. Görkemsiz.
GÖSTERİŞSİZLİK
Gösterişsiz olma durumu, sadelik.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖSTERİŞSİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞAVŞALAH
Dağınık, gösterişsiz, uyuşuk kimse.
KALENDER
Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint. Özensiz, kılıksız bir biçimde. Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse. Yalnız birisi hareketli üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden meydana gelen ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine.
HORAF
Gösterişsiz, çelimsiz. Komik.
ABILABUT
Çirkin, gösterişsiz. İri, Şişman, hantal. Ahmak, budala, sersem, aptal.
KELEŞ
Yiğit, cesur, bahadır. Çok yakışıklı, çok güzel. Vücut yapısı gösterişsiz. Çirkin, kötü. Kel. Güzel, yakışıklı (insan). Yiğit, temiz yürekli, kabadayı. Vücut yapısı gösterişsiz, kaba. Beceriksiz. Nişanlı gençlerin düğünden önce dostlarına ve akrabalarına verdikleri yemek. Keçi boynuzu reçeli. Boğa, tavlı sığır. Uzun boynuzlu sığır. Hasta, cılız, zayıf. Bodur. Cılız. Yakışıklı delikanlı; boynuzları uzun ve yukarıya doğru biçimli bir şekilde kıvrık olan besili ve yakışıklı sığır. Güzel. Yakışıklı, güzel, argosu çirkin. "yiğit, mert" ...gibi bir sıfat. Güzel, yakışıklı. Pek yakışıklı, pek güzel. Güzel, yakışıklı kimse. Kahramanmaraş kenti, Pazarcık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DOYUMEVİ
Gösterişsiz, küçük lokanta.
SİNGEL
1.Gösterişsiz, yalın. 2.Sessiz, uysal kişi. Sindirimi kolaylaştıran : Karakulak çok singel bir sudur.
SADE
Süsü, gösterişi olmayan, yalın, gösterişsiz. Şeker katılmamış (kahve). Yalın, süssüz, anlaşılır olan (üslup, anlatım). (sa:'de) Yalnızca, yalnız, ancak, sadece.
ŞANSIZ
Ünsüz. Gösterişsiz. Kılıksız, kıyafetsiz.
SÜSSÜZ
Süsü olmayan, süslenmemiş, gösterişsiz, yalın, sade.
KELETE
Vücut yapısı gösterişsiz, kaba. Çirkin, kötü. Çuval. Koyun derisinden yapılan torba, dağarcık. Hemen kullanılmak için öğütülen az ölçüde buğday, tahıl. Değirmencinin öğüttüğü undan aldığı pay, supayı. Ölçek : Değirmene beş kelete buğday götürdüm. Küçük harman. Zayıf, cılız hayvan. Çürük, işe yaramaz şey. Ayakkabı çekeceği. Çamaşır yıkanırken komşudan yıkanmak için gelen birkaç parça çamaşır. Toprağı az olan çiftçi. Önemsiz nesne, ufak tefek. Küçük parça, artık: Bu kumaş kelete kalmıştı, çocuğa yaptım. Önemsiz söz. Küçük çuval.
SALTANATSIZ
Gösterişsiz, görkemsiz.
BASİT
Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz. Süssüz, gösterişsiz. Kolay. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan.
IŞKIT
Çirkin, sevimsiz, gösterişsiz kişi.
CÖDÜ
Gelişmemiş, büyümemiş. Yeni konuşmağa başlayan çocuk. Kendinden umulmayan sözlerle çevresindekileri şaşırtan çocuk. Gösterişsiz, çelimsiz.
TOLHO
Yalın, gösterişsiz yaşama yanlısı, kalender.
YALIN
Alev. Çıplak, kınından çıkmış. Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).
MÜTEVAZI
Alçak gönüllü. Gösterişsiz, iddiasız.
SİLCİK
Gösterişsiz, cılız, arık : Silcik çocuk. Küçük dolu.
ÇALIMSIZ
Çalımı olmayan, gösterişsiz.