Kelimeler arşivinde; içinde "görücü" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde görücü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu görücü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında görücü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖRÜCÜ
Evlenmek isteyen erkek için kız görmeye giden kimse.
GÖRÜCÜLÜK
Görücü olma durumu.
HOŞGÖRÜCÜ
Hoşgörülü.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRÜCÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİLERKE
Kız bakmaya giden görücü (kadın).
BASIRA
Bitki, bostan, meyve ağaçları ve bağlara zarar veren bir hastalık, külleme. Sisli havalarda veya sabahları yapraklar üzerinde meydana gelen nem. Kanser hastalığı. Kahverengi suyu olan ve yenilebilen sızırılmış ağılı bal. Çamlarda bal yapan beyaz bir kurt. Bir çeşit kâğıt oyunu. Bitki ve ağaçlarda külleme hastalığı meydana getiren bit, püseron. İskambil oyunu, pişpirik. Bağlardaki külleme hastalığı. Bir tür kağıt oyunu. Sünnet derisi. Gören, görücü. Görme gücü, görüş. Göz.
ELÇİN
Kız istemeye gönderilen kimse, görücü, dünür. Tutam, bir avucun alabileceği miktar, bir demet, bir parça. Kışın ocak başında öten cırcır böceği. Deste, tutam. Daha çok yaz gecelerinde öten bir böcek türü, ağustos böceği. Bulmaca, bilmece.
DÜYÜRCÜ
Kız görmeye giden kimse, görücü. Dünür.
DÜNGÜRÇÜ
Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi.
DÜNGÜR
Evlenenlerin anne ve babaları. Damat, enişte. Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi.
KAÇALAK
Genç kızların görücüye çıkarken giydikleri giysi.
GUDA
Kısa boylu, bodur kişi. Koyun. Öfke. Görücü. Dağarcık.
DÜĞÜR
Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Evlenenlerin anne ve babaları. Bacanak. Kalın, pürüzlü. Kabarcık. Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi. Bulgur. Bir nesnenin üstündeki küçük kabarcık, pürüz. Eski türkçe tün-gür: Gelin alayı (Erzincan Merkez). Dünür.
KIDIRMAK
Zayıflamak. Kız aramak, araştırmak. Görücü gitmek.
DÜĞÜRÇÜ
Misafirleri düğüne davet eden kişi. Düğün alayı. Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi. Dünür, kız istemeye giden grup.
ELÇİ
Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse, sefir. Bir uzlaşma sağlamak veya iş bitirmek için birinin yanına gönderilen kimse. Peygamber. Kız istemeye gönderilen kimse, görücü, dünür. İki kişi arasında söz getirip götüren, bunu iş ve huy edinen kişi. Kız istemeye giden kimse veya heyet. Dünür - elçi taşi: elçi taşı, elçi makamı. Elçi. Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse. Bir uzlaşma sağlamak için birinin yanına gönderilen kimse. Yozgat ili, Çayıralan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DÜNGÜRCÜ
Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi.
SAMEN
1.Uzun boylu kimse. 2.Konuk. 3.Kız bakmaya giden kimse, görücü. Köyden köye gelin almaya giden güvey yanlısı, atlı, davullu, zurnalı, silahlı ve cepken giyinmiş delikanlı alayı. Seğmen, düğün alayında öncü konvoy.
DÜÜRCÜ
Kız görmeye giden kimse, görücü.
KUDA
Kız görmeye giden, görücü. Birbirinden kız alıp veren aileler, dünür. Kuyruksuz köpek.
DURCİ
Görücü.
GÖRİCİ
Görücü.
DÜNÜRCÜ
Kız istemeye giden kimse, görücü.
DÖVÜR
Kız görmeye giden kimse, görücü. Devir. Gelin çeyizini damat evine götüren atlardan oluşan konvoy.