İçinde GÖRSE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "görse" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde görse bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu görse ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında görse olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

GÖRSEDMEK, GÖRSELLİK, GÖRSETMEK

8 harfli kelimeler

GÖRSELER, GÖRSEMEK

6 harfli kelimeler

GÖRSEL, GÖRSEV

5 harfli kelimeler

GÖRSE

Bazı kelimelerin anlamları

GÖRSE

Göre.

GÖRSEMEK

Göstermek.

GÖRSEV

"Görüp sev" anlamında kullanılan bir isim".

GÖRSELLİK

Görsel olma durumu.

GÖRSEDMEK

Göstermek.

GÖRSETMEK

Göstermek. Göstermek, bk.görstedmek.

GÖRSEL

Görme duyusuyla ilgili olan, görmeye dayanan.

GÖRSELER

Ne görsünler, birden bire gördüler.

  -   -   -  

Anlamında GÖRSE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KÜMETARTIM

Kümeölçüm ölçeriyle elde edilen ölçümlere dayanarak bireylerin çember ya da üçgen gibi simgelerle, çekim ve itimlerinse değişik çizgi ve oklarla gösterilmesiyle oluşan ve küme yapısını görsel olarak kavramaya yarayan çizim.

GEZİLİK

Dinlenme, eğlenme ya da doğadan daha çok yararlanma amacıyla, ya olduğu gibi doğal durumunda bırakılmış ya da görsel nitelikleri değiştirilerek değerlendirilmiş, oturma, seyretme ve yürüme gibi, edilgin eğlenme ve dinlenmeye olanak sağlayan açık ve yeşil alan.

BİÇİMBOZUMU

Belirli bir görsel etki sağlamak amacıyla, nesnelerin biçiminde optik yoldan gerçekleştirilen değişiklik; nesnelerin doğal biçimlerini bozma.

YÖNETMEN

Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör. Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen, metin, yorum, dekor, müzik vb. ögeler arasında birlik sağlamaya çalışan kimse, rejisör. Bir televizyon programını hazırlayan görevliler arasında eş güdümü sağlayan, onları belli konularda görevlendiren, yayın malzemelerini değerlendiren ve yayının görsel sorumluluğunu üstlenen kişi.

PAVZIMAK

İncelmek: Döğe döğe öyle pavzıttım ki görsen ipek gibi oldu. Erimek, dağılmak.

ETMENLER

Oyun sırasında gerekli olan etkiyi sağlamak için bazen görsel, bazen işitsel olmak üzere kullanılan musiki, gürültü, sis, kar, yağmur, güneş, gece, fırtına ve benzerleri çeşitli ses ve görüntü öğelerinin tümü.

GÖRÜNÜLEME

Verileri görsel kavramaya elverişli biçimde sunma.

ODYOVİZÜEL

Görsel-işitsel.

SOPACIKLAR

Ağtabakanın, gözün karanlığa alışmış durumunda görsel izlerin iletilmesinde belli başlı rolü oynayan özel alıcılar, ya da bunların sopa biçimindeki uçları.

DESEN

Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılmış olan çizim. Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi. Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerinde varlıkları, nesneleri belirli çizgilerle gösterme, tasvir etme. Desen yapma sanatı.

GÖRSTEDMEK

Göstermek, bk.görsetmek.

GÖRÜNTÜ

Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

YAYIMCI

Bir sanatçının, bir yazarın eserini yayıma hazırlayan kimse veya kuruluş, yayıncı, naşir, tabi, editör. Herhangi bir eserin radyo ve televizyon aracılığıyla dinleyiciye, seyirciye teknik düzeyde ulaştırılmasını sağlayan kimse. Görsel ve yazılı basında yayıma hazırlama yetkisi olan kimse, editör.

PAPARAZİ

Ünlü kimselerin kendilerinden habersizce çekilmiş, onları güç durumda bırakacak özellikteki fotoğrafları. Bu tür fotoğraflar çekme ve yazılı ve görsel basında yayımlama işi. Bu tür fotoğrafları çeken kimse.