İçinde GÖMME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gömme" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gömme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gömme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gömme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GÖMME

Gömmek işi. Mayalı, mayasız, yağlı ya da yağsız olarak yapılmış olan bir tür kül pidesi. Güzün veya kışın ekilen ekin. Defnetme, tedfin. Üzerinde bulunduğu yüzeyin içine gömülmüş olan.

GÖMMETAŞ

Diyarbakır kenti, Pirinçlik bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

GÖTÜGÖMME

Baharda kuzuları barındırmak için yapılan üstü kapalı alçak yer.

BALIKGÖMMESİ

Balığı külde pişirerek yapılan yemek. (Avşar Gelendost Isparta).

GÖMMEK

Yerin altına koyarak üstünü toprakla örtmek. Birinin cenaze törenine katılmak. Bir cenazeyi kaldırmak. Bir ölüyü toprağın içine yerleştirmek, defnetmek. Bir nesnenin içine yerleştirmek, batırmak. Birinden daha çok yaşamak.

GÖMMECE

Kışın ekilen ekin. Kazık ile açılan çukura tohum gömme: Bamyayı gömmece ettim. İçel ili, Gülek bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu kenti, Kuzyaka bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında GÖMME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖMME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DABANLAMAK

Bağ çubuklarının uçlarını sivrilterek toprağa gömmek. Acemice, şaşkın şaşkın iş yapmak. Bir eşya ya da hayvan satılırken ilk söylenen fiyatta direnmek. Yürümek. Geniş adımla yürümek. Bastığı yeri bilmeden uluorta yürümek. Ayakla çiğnemek. Kuvvetli olarak itmek, sıkıştırmak.

CANFERLİK

Yakacak konulan büyük gömme dolap.

BASIRMAK

Kapıyı sürgülemek, desteklemek, mandallamak. Kapamak, örtmek, bastırmak. Dikiş dikerken, yama yaparken kumaşın kenarlarını kıvırarak dikmek, bastırmak. Ekmek pişerken tandırın iyi, sürekli ve düzenli yanmasını sağlamak. Gömmek, defnetmek. Gömmek. Bastırmak, kapatmak, saklamak.

GOMLAMAK

Gömmek, gömülemek.

EMBEDİNG

Gebelik mahsulünün döl yatağı duvarına tutunarak yuvalanması. Doku gömme.

GÖLEMEK

Asma dalını kütüğünden koparmadan, köklenmek üzere yere gömmek, daldırmak: ,Şu asmanın dalını kışın göleyelim. Hayvanlar çiftleşmek istemek. Çapa ile çukur açarak sebze ekmek. Su toplanmak. Bir şeyin önüne geçmek, engel olmak: Ahmed'in önünü gölemeseler Ali'yi döğecekti.

DIRABIZAN

Oda kapısının yanında olan bir çeşit gömme dolap.

KÖKLENDİRMEK

Bir ağacın aşı yerini, aşı filizinin kök salması için toprağa gömmek. Kök vermesini sağlamak.

KIZDIRMA

Kızdırmak işi. Yüksek vücut ısısı, ateş. Üzüm çubuklarını köklendirmek için yere gömme, daldırma.

LEVAZIMATÇI

Levazımat satan ya da alan kimse. Öleni gömmek için gerekli malzemeyi satan kimse.

TENSİL

Ağacın düşen yapraklarını toplayıp dibine gömme.

FİRENK

Domates. Asma kilit. Gömme ya da oturtma kapı kilidi. (Yalvaç Isparta; Dutluca Eskişehir).

DEFNETMEK

Ölüyü gömmek, toprağa vermek.

TEDFİN

Gömme.

GÖMÜŞ

Gömme işi.

EKMEK

Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

KALDIRMAK

Bulunduğu yerden almak. Yukarı doğru hareket ettirmek. Yükseltmek. Piyasadan çekmek. Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek. Tayin etmek, atamak. Kaçırmak. Hastayı hastaneye götürmek. Uygun gelmek, yakışmak. Çekmek, taşımak. Çalmak, aşırmak. Uyandırmak. Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak. Tören yaparak ölüyü gömmek. Bir şeyden çokça satın almak. Ürün toplamak, taşımak. Alıp başka yere götürmek. Yok etmek, ortadan silmek. İyi etmek, iyileştirmek. Toplamak.

GÖMÜLMEK

Gömme işi yapılmak veya gömme işine konu olmak. Bir şeyin derinliğine inmek. Yok olmak, kaybolmak, görünmez olmak. Yerleşmek, oturtulmak, kendini gömmek.

YATAK

Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılmış olan şilte. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi. Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını. Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur. Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılmış olan yer.

DEFİN

Ölüyü gömme.