Kelimeler arşivinde; içinde "gurd" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gurd bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gurd ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gurd olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ZONGURDAMAK, ZANGURDAMAK, FONGURDAMAK, LONGURDAMAK
GURDLANMAG, GURDEŞENEK, GURDALAMAK, GURDALAMAH
TANGURDAK, TONGURDAH, TONGURDAK, LONGURDAK, KONGURDAK, KANGURDAN, HONGURDAK, YUGURDMAK, DANGURDAK, GURDANMAK, GONGURDAK, DONGURDAK, ÇONGURDEŞ
GURDEZEN, GURDAMAK
GURDALE, GURDALA, GURDAĞA
GURDEK, GURDAN
GURD
Eski türkçe kurt: kurt. Kurt.
GURDALAMAH
Kurcalamak, karıştırmak.
ZANGURDAMAK
Çıkışmak, azarlamak.
ZONGURDAMAK
At, üstündekini sarsarak yürümek.
LONGURDAK
Hayvanlara takılan büyük çan.
HONGURDAK
Hayvanların boynuna takılan çan.
TONGURDAH
Davar ya da köpeklerin boynuna takılan çan.
KANGURDAN
Gamsız.
TONGURDAK
Davar ya da köpeklerin boynuna takılan çan. Giysi ya da saçlardaki süsler : Şu kadının entarisi tongurdaklı.
GURDLANMAG
Kıskanmak.
FONGURDAMAK
Şiddetli kaynamak.
GURDALAMAK
Kurcalamak, karıştırmak.
KONGURDAK
Hayvanlann boyunlarına takılan küçük çan, çıngırak. Kedi, kuzu, koyun ve at gibi hayvanlann süs için boyunlarına takılan, renkli ipten örülmüş yuvarlak koza gibi bir şey. Köy kızlarının saçlarına taktıklan boncuklar. Kuzuların ve koyunların kuyrukları altında biriken pislik topakları, çakıldak.
GURDEŞENEK
İnsan bedeninde kabarcıklar yapan bir hastalık.
TANGURDAK
Davar ya da köpeklerin boynuna takılan çan.
LONGURDAMAK
At, eşek ve benzerleri hayvanlar yavaş yavaş koşmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde GURD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MALHUTA
İnce bulgurdan yapılan bir yemek çeşidi.
KESKA
Un ve ince bulgurdan yapılan bir yemek.
HELİKÇORBA
Un, mercimek ve bulgurdan yapılan çorba. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).
GÖCE
Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılmış olan çorba.
KINDIK
Bulgurdan etli ya da etsiz olarak yapılan fındık büyüklüğünde köfte. Azıcık, biraz.
PİLAV
Pirinçten, bulgurdan veya kuskustan yapılmış olan bir yemek.
PIHPIH
Çok ufalanmış un gibi bulgurdan yapılan yemek.
KIRDO
Kaynatılan ayranlı bulgura un ve yağ karıştırılarak yapılan bir çeşit yemek. Bulgurdan yapılan bir yemek.
GİLİK
Deve, keçi, koyun ve benzerleri Hayvanların pisliği. Çam, meşe, ardıç ve benzerleri ağaçların meyveleri. Dikenli ardıç. Tarlalarda çitlerin tutturulduğu bir çeşit orman ağacı. Çekirdek. Semizotu. Saçta pişirilen küçük ekmek, çörek. Ufak halka biçiminde simit. Kesme şekeri. Çatı arasında meydana gelen örümcek ağı. Kılık. Küçük. Haşhaştan alınan ham afyon topakları. Yumruk kadar (yağ için): Bir gilik yağ yedim. Halka: Al sana gilik şeker vereyim. Bulgurdan yapılan etli köfte çöreği. Yufka ekmeğin üstüne yağ sürülerek sac üstünde pişirilen katmer. Mayalanmış hamurdan yapılan sac ekmeği. Çekirdek: Zeytin giliği. Pelit tohumu. Küçük ekmek.
AŞ
Yemek. Bulgur pilâvı. Pirinç pilâvı. Bulgurdan yapılan sulu pilâv. Çorba. Nişasta, şeker ve su ile yapılan bir çeşit tatlı. Tarhana. Buğday unundan yapılan erişte: Bugün bizde misafir vardı ona aş kestim. Fırınlanmış mısır kırıklarından yapılan bir çeşit yemek. Zeytin tanesinin mengenede sıkıldıktan sonra kalan posası. Aşı: Dün okullarda aş yapmışlar. Çift sürerken öküzlere sesleniş şekli. Aç: Garnın aş mı ôlum?. Aş, yemek. Eski türkçe aş: Yemek. "Tarhana aşi. Ağaç (bk. âç). Ağaç. Aşı. Aç, tok değil. Yemek, çorba, yiyecek şey.
LEPİK
Bulgurdan yapılan yassı köfte. Çocukların oyunda kullandıkları düz, yuvarlak ve yassı taş.
GIJGURMAH
Arka arkaya tutunup karda kaymak: Ağca bayırda bugün gijgurduh.
BASTA
Dur anlamında kullanılan buyruk sözü. Pilav, ince öğütülmüş bulgurdan yapılan yemek. Duvar örülürken konulan harç. Elbiseye yapılan pens: Bele iki basta yaparsan entarin iyi olur. Elbisedeki kırma, pile. Dükkân tezgâhı, seyyar tezgâh, tabla, işporta, içinde ufak tefek eşyanın satıldığı seyyar küçük vitrin, pazar yerlerinde meyve, eşya satılan sergi, muvakkat satış yeri. Yünün keçe yapılmak üzere dövülüp sıkıştırılmış hali.
KINDİK
Bulgurdan etli ya da etsiz olarak yapılan fındık büyüklüğünde köfte. Küçük üzüm salkımı. Bulgur köftesi.
KIDORİK
Ufak bulgurdan yapılan yağsız pilav.
GONGURDAK
Eskiden kadınların ayaklarına taktıkları gümüş halka: Gongurdaklarım ayaklarımı dövüyor. Sümüklü böcek kabuğu.
DİMYAT
Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. "Aşırı hırs göstererek elindekini de yitirmek" anlamındaki Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak deyiminde geçen bir söz.
GIRCA
Bulgurun ince kısmı. Bulgurdan yapılan bir çeşit çerez. Kulakları çilli, damgalı keçi. Küçük taneli dolu.
PITPITI
İnce, ufak bulgur. İnce bulgurdan yapılan lapa. Bulgur unu.
KÜLÜLÜK
Et ve bulgurdan yapılan bir çeşit ekşili köfte.