İçinde GUDA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "guda" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde guda bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu guda ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında guda olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GUDA

Kısa boylu, bodur kişi. Koyun. Öfke. Görücü. Dağarcık.

GUDAYMA

Leblebi.

ZAGUDA

Salamura yapılmış yeşil zeytin. Soğanın küçüğü. Henüz olmamış zeytin.

DUYGUDAŞLIK

Aynı duyguları paylaşma, empati. Kendini duygu ve düşüncede bir başkasının yerine koyabilme, empati.

GUDGUDA

Dedikoducu.

DUYGUDAŞ

Bir konuda duyguları diğer bir kişiyle aynı olan kimse. Üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir kuruluşun görüşlerini benimseyen veya bir görüşü, bir öğretiyi, bir akımı tutan kimse, sempatizan.

KARAGUDA

Kâbus.

GUDAN

Köpek. Kadar.

  -   -   -  

Anlamında GUDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GUDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EŞANLIK

Yinelenen bir olguda eşanlı olma hali.

TASFİYECİ

Herhangi bir toplumsal olgudan yabancı ögelerin ayıklanması taraftarı olan kimse. Özleştirmeci.

BULGUCUK

Bir bulgudan elde edilen yeni bir bulgu.

SEMPATİZAN

Duygudaş.

BAKLAN

Anguda benzeyen kırmızı renkli bir tür yaban kazı (Otis tarda). Denizli iline bağlı ilçelerden biri.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

BAĞLAM

Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

EMPATİ

Duygudaşlık.

SOĞUK

Isısı düşük olan, sıcak karşıtı. Üşütecek derecede ısısı olan. Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz. Sevimsiz ya da yersiz, antipatik. Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu. Cinsel istek duymayan. İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek.

ODAKLANMAK

Odaklama işine konu olmak, fokuslanmak. Belli bir noktada, yerde veya olguda toplanmak, odaklaşmak.

KURU

Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.