Kelimeler arşivinde; içinde "goy" olan, toplam 46 tane kelime bulunuyor. İçerisinde goy bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu goy ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında goy olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GOYGOYCULUK, GOYŞURULMAK, GOYGOYCULAR
NAHIRGOYAN, GOYAMACANA
YÜZÜNGOYU, KADAGOYÜP, GOYVERMEK, GOYULTMAÇ, GOYTARMAK
GOYGOYCU, SAĞGOYUL, ALANGOYA, GOYÜNMEK, GOYIRMAK, GOYUTMAÇ, GOYURMAK, GOYSALIK
GOYGANA, GOYURMA, GOYURGA, GOYNÜMÜ
GOYLAN, GOYDAR, TRAGOY, SAKGOY, MANGOY, GOYGUN, GOYNÜK, GOYMAH, GOYMAK, GOYAMA, GOYNEK
GOYUN, GOYAH, GOYUH, GOYUT, GOYAK, GOYGU, GOYCE, GOYOK, GOYNÜ
GOYU, GOYİ, GOYA
GOY
GOY
Ağaçlarda meydana gelen mantar, kav. Bir yaşına girmiş öküz. Üvey.
YÜZÜNGOYU
Yüzüstü.
GOYÜNMEK
Yanacak derecede ısınmak, hafif sararmak.
GOYGOYCULUK
Goygoycunun yaptığı iş. Goygoycu olma durumu.
ALANGOYA
Altın geyik.
NAHIRGOYAN
Bir yıllığına ücretle tutulan çobanların hesap verdikleri Aralık ayının 2. günü.
SAĞGOYUL
Ahır süpürgesi. (Kırçiçeği Susuz Kars).
GOYULTMAÇ
Süt ve undan yapılan bir yemek.
KADAGOYÜP
Ne olur ne olmaz, her olasılığa karşı.
GOYAMACANA
Sanki, güya.
GOYŞURULMAK
Acı duymak, acıdan kıvranmak.
GOYTARMAK
İşten kaçmak.
GOYGOYCU
Muharrem ayında kapı kapı dolaşarak ve ilahiler okuyarak dilenen kimse. Boşu boşuna, bilgisiz olarak, gereksiz yere çok konuşan kimse. Dilenci. Şakşakçı.
GOYVERMEK
Salıvermek, bırakmak, koyvermek. Salıvermek, bırakmak.
GOYGOYCULAR
Eskiden Muharrem ayında kapı kapı dolaşıp toplu halde dilenen kimseler.
GOYIRMAK
Bırakmak, bir şeyin olmasına, yapılmasına izin vermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde GOY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİNPİY
Yağ (yiyecekler hakkında): Bir goyun kestiyh sede çinpiydi.
ORENGEÇ
Urgan, yular. 2.. Döveni boyunduruğa bağlayan ağaç parçası. Orengeç goyurursun gerisin geri öküzü önüne katarsın.
GOYNÜ
Gönlü - narin gı goynü mü.
PİEBALDİZM
Melanositlerin embriyonel dönemde nöral kristadan deriye göçündeki bozukluktan kaynaklanan melanin yetersizliği. Yerel albinizm veya vitilogoya benzer tarzda, deride düzensiz dağılım gösteren, beyaz veya siyah yama tarzında odakların gelişimiyle belirgindir.
GIRTLAKSILLAŞMA
Bir sesin çeşitli etkenler altında gırtlak sesine dönüşmesi olayı. Yazı dilimizde görülmeyen bir olaydır. Bazı Anadolu ağızlarında özellikle Orta ve Doğu Anadolu ağızlarında k>h, k>g>g şeklinde örnekler verir: yakışı>yakşı>yahşı, dakuz>dohuz, bakacak>bahacah; kardeş>gardaş>gardaş, koyun>goyun>goyun vb.
KURUN
Çeşme yalağı, oluk. Hayvan yemliği. İçinde üzüm ezilen tekne. Boş arı kovanı. Kap, suyun, kahvenin döküldüğü yer. "Gahve goydum kuruna. Ağaçtan ya da taştan yapılmış, hayvanların su içmesi için uzun su kabı. Taştan veya ağaçtan oyularak yapılmış yalak; sarnıç; su veya yağ depo etmekte kullanılır. Arı kovanı.
GONUL
Gönül, bk. goy(u)n. Gönül.
GOR
Kor, köz. Odun yığını. Kurum, is. Mezar. Duvar örülürken üst üste dizilen taş sırası. Sıra: Bir gor daha goy bakalım. Hayvanların boyunlarına takılan küçük yuvarlak zil. Kadınların alınlarına taktıkları bir düzine altın. Bir kimsenin cenazesini kaldırmakta kullanılacak para: Gorluk param vardır. Cehennem çukuru, mezar: cehennem gor. Ölü mezar. Kadınların alınlarına taktıkları bir dizi altın. Sıra, saf, dizi. Ateş. Kor. Odun yığını. (Yeşilköy Gelendost Isparta).
ŞAKŞAKÇI
Bir kimseyi veya onun yaptığı her şeyi doğru bularak öven ve başkalarına da kabul ettirmeye çalışan kimse, alkışçı, zilli bebek. Para karşılığında alkış tutan kimse, goygoycu. Özellikle tiyatroda oyunu alkışlamak için parayla tutulan kimse.
GOYU
Koyu (renk için). Katı: Hamur çok goyu olmuş.
ÖEDEYH
Arkası üstü : Bizim gara goyun öedeyhe düşmüştü, yetişmesem ölürdü.