İçinde GOY geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "goy" olan, toplam 46 tane kelime bulunuyor. İçerisinde goy bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu goy ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında goy olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

GOYGOYCULUK, GOYŞURULMAK, GOYGOYCULAR

10 harfli kelimeler

NAHIRGOYAN, GOYAMACANA

9 harfli kelimeler

YÜZÜNGOYU, KADAGOYÜP, GOYVERMEK, GOYULTMAÇ, GOYTARMAK

8 harfli kelimeler

GOYGOYCU, SAĞGOYUL, ALANGOYA, GOYÜNMEK, GOYIRMAK, GOYUTMAÇ, GOYURMAK, GOYSALIK

7 harfli kelimeler

GOYGANA, GOYURMA, GOYURGA, GOYNÜMÜ

6 harfli kelimeler

GOYLAN, GOYDAR, TRAGOY, SAKGOY, MANGOY, GOYGUN, GOYNÜK, GOYMAH, GOYMAK, GOYAMA, GOYNEK

5 harfli kelimeler

GOYUN, GOYAH, GOYUH, GOYUT, GOYAK, GOYGU, GOYCE, GOYOK, GOYNÜ

4 harfli kelimeler

GOYU, GOYİ, GOYA

3 harfli kelimeler

GOY

Bazı kelimelerin anlamları

GOY

Ağaçlarda meydana gelen mantar, kav. Bir yaşına girmiş öküz. Üvey.

GOYŞURULMAK

Acı duymak, acıdan kıvranmak.

GOYGOYCU

Muharrem ayında kapı kapı dolaşarak ve ilahiler okuyarak dilenen kimse. Boşu boşuna, bilgisiz olarak, gereksiz yere çok konuşan kimse. Dilenci. Şakşakçı.

GOYVERMEK

Salıvermek, bırakmak, koyvermek. Salıvermek, bırakmak.

GOYIRMAK

Bırakmak, bir şeyin olmasına, yapılmasına izin vermek.

NAHIRGOYAN

Bir yıllığına ücretle tutulan çobanların hesap verdikleri Aralık ayının 2. günü.

GOYULTMAÇ

Süt ve undan yapılan bir yemek.

SAĞGOYUL

Ahır süpürgesi. (Kırçiçeği Susuz Kars).

GOYGOYCULAR

Eskiden Muharrem ayında kapı kapı dolaşıp toplu halde dilenen kimseler.

GOYGOYCULUK

Goygoycunun yaptığı iş. Goygoycu olma durumu.

GOYTARMAK

İşten kaçmak.

GOYÜNMEK

Yanacak derecede ısınmak, hafif sararmak.

GOYAMACANA

Sanki, güya.

ALANGOYA

Altın geyik.

YÜZÜNGOYU

Yüzüstü.

KADAGOYÜP

Ne olur ne olmaz, her olasılığa karşı.

  -   -   -  

Anlamında GOY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GOY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GOR

Kor, köz. Odun yığını. Kurum, is. Mezar. Duvar örülürken üst üste dizilen taş sırası. Sıra: Bir gor daha goy bakalım. Hayvanların boyunlarına takılan küçük yuvarlak zil. Kadınların alınlarına taktıkları bir düzine altın. Bir kimsenin cenazesini kaldırmakta kullanılacak para: Gorluk param vardır. Cehennem çukuru, mezar: cehennem gor. Ölü mezar. Kadınların alınlarına taktıkları bir dizi altın. Sıra, saf, dizi. Ateş. Kor. Odun yığını. (Yeşilköy Gelendost Isparta).

GIRTLAKSILLAŞMA

Bir sesin çeşitli etkenler altında gırtlak sesine dönüşmesi olayı. Yazı dilimizde görülmeyen bir olaydır. Bazı Anadolu ağızlarında özellikle Orta ve Doğu Anadolu ağızlarında k>h, k>g>g şeklinde örnekler verir: yakışı>yakşı>yahşı, dakuz>dohuz, bakacak>bahacah; kardeş>gardaş>gardaş, koyun>goyun>goyun vb.

GOYU

Koyu (renk için). Katı: Hamur çok goyu olmuş.

GONUL

Gönül, bk. goy(u)n. Gönül.

ÖEDEYH

Arkası üstü : Bizim gara goyun öedeyhe düşmüştü, yetişmesem ölürdü.

ÇİNPİY

Yağ (yiyecekler hakkında): Bir goyun kestiyh sede çinpiydi.

ŞAKŞAKÇI

Bir kimseyi veya onun yaptığı her şeyi doğru bularak öven ve başkalarına da kabul ettirmeye çalışan kimse, alkışçı, zilli bebek. Para karşılığında alkış tutan kimse, goygoycu. Özellikle tiyatroda oyunu alkışlamak için parayla tutulan kimse.

GOYNÜ

Gönlü - narin gı goynü mü.

KURUN

Çeşme yalağı, oluk. Hayvan yemliği. İçinde üzüm ezilen tekne. Boş arı kovanı. Kap, suyun, kahvenin döküldüğü yer. "Gahve goydum kuruna. Ağaçtan ya da taştan yapılmış, hayvanların su içmesi için uzun su kabı. Taştan veya ağaçtan oyularak yapılmış yalak; sarnıç; su veya yağ depo etmekte kullanılır. Arı kovanı.

PİEBALDİZM

Melanositlerin embriyonel dönemde nöral kristadan deriye göçündeki bozukluktan kaynaklanan melanin yetersizliği. Yerel albinizm veya vitilogoya benzer tarzda, deride düzensiz dağılım gösteren, beyaz veya siyah yama tarzında odakların gelişimiyle belirgindir.

ORENGEÇ

Urgan, yular. 2.. Döveni boyunduruğa bağlayan ağaç parçası. Orengeç goyurursun gerisin geri öküzü önüne katarsın.