İçinde GİRME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "girme" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde girme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu girme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında girme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

DEGİRMENYOLU

11 harfli kelimeler

DEGİRMENLİK

10 harfli kelimeler

GÖZEGİRMEK, GECEGİRMEZ

9 harfli kelimeler

PİSGİRMEK, KİŞGİRMEK, ÇİZGİRMEK, FİSGİRMEK

8 harfli kelimeler

SEGİRMEK, GİRMELER, GEGİRMEK, EŞGİRMEK, BÖGİRMEK, BEGİRMEK, GİRMELİK

7 harfli kelimeler

EGİRMEK, EGİRMEH, GİRMELİ

6 harfli kelimeler

GİRMEÇ, GİRMEĞ, GİRMEK

5 harfli kelimeler

GİRME

Bazı kelimelerin anlamları

GİRME

Girmek işi.

EŞGİRMEK

Koşmak, seğirtmek.

GİRMELİK

Giriş ücreti.

BÖGİRMEK

Hayvan bağırmak, melemek, acı acı ses çıkarmak.

GECEGİRMEZ

Sarı (renk).

DEGİRMENLİK

Öğütülmek için değirmene gönderilecek tahıl.

BEGİRMEK

Hayvan bağırmak, melemek, acı acı ses çıkarmak.

GÖZEGİRMEK

Dikkatli olmak.

PİSGİRMEK

Çalıştırmak.

ÇİZGİRMEK

Kesilen damardan kan ince fışkırmak. Delik bulunan bir kaptan su fışkırmak.

SEGİRMEK

Koşmak.

KİŞGİRMEK

İnsan ya da hayvanı kavgaya kışkırtmak.

GİRMELER

Muğla ili, Kemer nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

FİSGİRMEK

Çıban ya da sivilce çıkmaya başlamak. Ağaç sürgün vermeğe başlamak.

DEGİRMENYOLU

Ankara ilinde, Şereflikoçhisar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

GEGİRMEK

Midede toplanan gazı sesle ağızdan çıkarmak, geğirmek. Geğirmek.

  -   -   -  

Anlamında GİRME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GİRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BELİRLEŞMEK

Belirgin duruma girmek.

BİLET

Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge.

ARALANMAK

Biraz açılmak, aralık olmak. Araya zaman girmek. Gitmek, uzaklaşmak, yanından ayrılmak.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

BOP

Poker oyununda, oyuna girmek için ortaya konması gereken en az miktar. İskambil oyunlarında ortadaki miktar kadar oyuna katıldığını belirten bir söz.

BLASTULA

Yumurta hücresi oğulcuk olurken morulanın gelişerek içi boş yuvarlak biçime girmesi durumu, morula.

ALACALANMAK

Alaca bir duruma gelmek. Herhangi bir heyecan dolayısıyla benzi kızarıp bozarmak, renkten renge girmek. Eriyen karlar arasından yer yer toprak görünmek.

ADİLEŞMEK

Adi bir duruma girmek, bayağılaşmak.

BOKLAŞMAK

Kötü bir duruma girmek.

BOZARMAK

Boz renge girmek. Renk değiştirmek, rengi atmak.

BAŞLAMAK

Görünmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Etkisini göstermek. Bir işe girişmek, harekete geçmek.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

BAYILMAK

Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.

BASKIN

Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Su basması, sel. Ansızın çıkagelme. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.

BORÇLANMAK

Karşılığını sonra vermek şartıyla birinden para veya bir şey almak, istikraz etmek. Manevi bir yükümlülük altına girmek.

BAŞVURMAK

Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.

BAYAĞILAŞMAK

Bayağı bir durum almak, bayağı bir duruma girmek, sıradanlaşmak.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

BOYNUZLAŞMAK

Boynuz durumuna girmek.