Kelimeler arşivinde; içinde "gini" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gini bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gini ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gini olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TENDOVAGİNİTİS
EPİVAGİNİTS
YERBİLGİNİ
KANİNGİNİ, KARAGİNİN, PROTOGİNİ
MEŞGİNİK
ENGİNİZ, GİNGİNİ, HANGİNİ, HENGİNİ
GİNİŞ
GİNİ
GİNİ
Tepsi, sini. Gene.
HENGİNİ
Şunu.
PROTOGİNİ
Hermafrodit bitki ve hayvanlarda, protandrinin tersine, dişi gametlerin erkek gametlerden önce olgunlaşması ve çıkarılması.
MEŞGİNİK
Eşik.
GİNGİNİ
Saz, keman.
ENGİNİZ
İz bırakacak kadar değerli insan.
KARAGİNİN
D-glaktoz-3, b-anhidro-D galaktoz ve mono esterli sülfirik asit kompleksi olup, kırmızı alglerden elde edilen bir polisakkarit.
YERBİLGİNİ
Yerbilim öğrenimi görmüş uzman.
TENDOVAGİNİTİS
Tendo kılıfı yangısı.
KANİNGİNİ
Alından kan almakla geçtiğine inanılan bir hastalık.
GİNİŞ
Geniş.
HANGİNİ
Hangisini?.
EPİVAGİNİTS
Sığırların bulaşıcı servikovajinitis ve epididimitisi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GİNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKLAŞTIRMAK
Açık duruma getirmek. Rengini açtırmak.
BİLİMCİ
Bilgin. Bilginin temeli olarak yalnız bilim yöntemine önem veren, ilimci.
BİLİNEMEZCİ
Bilginin bağıntılı olduğuna inanan (kimse). Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğretiyi benimseyen (kimse), laedri, agnostik.
ASİT
Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız.
ALYUVAR
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit.
BİLİŞİM
İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.
BRONZLAŞMAK
Güneşte yanarak bronz rengini almak.
BEYAZLATMA
Beyazlatmak işi, ağartma. Kâğıtçılıkta parlaklığın iyileştirilmesi için hamur bileşenlerinin renginin az veya çok oranda değiştirilmesi, giderilmesi.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ÇENGİLİK
Çenginin yaptığı iş.
BİLİNEMEZCİLİK
Bilginin bağıntılı olduğuna ve bundan dolayı salt olmadığına inanan öğreti. Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğreti, laedriye, agnostisizm.
BAŞYAZAR
Bir gazete veya derginin başyazılarını yazan kimse, başmuharrir, sermuharrir.
BİTİRMİŞ
Bir bilim dalında veya başka bir alanda bilginin doruğuna ulaşmış (kimse). Bilgili, açıkgöz.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
DENEYCİLİK
Bilginin gözlem, deneme veya duyular ile elde edilebileceğini ileri süren geleneksel öğreti, görgücülük, ampirizm, akılcılık karşıtı. Organizma ile durum veya çevre arasında bir etkileşim olarak yaşantıya önem veren, bilgiyi, simgelerle iletişimi yapılmış olan denetimli ve yeniden düzenlenmiş yaşantı biçiminde düşünen çağdaş bir felsefe anlayışı, görgücülük, ampirizm.
DİZGİNSİZ
Dizgini olmayan. Aşırı olan, ölçüsüz.
BANDIRMAK
Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.
BAKIRLAŞMAK
Bakır rengini almak, rengi bakırın rengine benzemek.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
DİZGİNLEMEK
Ata dizgin takmak veya atı yürütmek için dizginini oynatmak. Birinin aşırı davranışlarını önlemek.