İçinde GETİRİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "getiri" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde getiri bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu getiri ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında getiri olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GETİRİLEBİLMEK

13 harfli kelimeler

GETİRİLEBİLME

12 harfli kelimeler

GETİRİMCİLİK, GETİRİVERMEK

11 harfli kelimeler

GETİRİVERME

10 harfli kelimeler

GETİRİLMEK

9 harfli kelimeler

GETİRİLME, GETİRİMCİ, GETİRİMLİ

8 harfli kelimeler

GETİRİCİ

7 harfli kelimeler

GETİRİM, GETİRİŞ

6 harfli kelimeler

GETİRİ

Bazı kelimelerin anlamları

GETİRİ

Faiz. Yarar. Kazanç.

GETİRİMLİ

Getirimi olan.

GETİRİMCİ

Getirim sağlayan şey, rantiye. Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu hisse senedi vb. değerli evrakın geliriyle yaşayan kimse, rantçı, rantiye.

GETİRİLEBİLMEK

Getirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GETİRİCİ

Herhangi bir sıvıyı ya da duyguyu getiren yapı. Afferent. Herhangi bir sıvıyı veya duyuyu getiren yapı, afferent. Afferent. (karşılık: afferent),Uyartıları sinir merkezlerine ileten sinirler; içe doğru taşıma.

GETİRİVERMEK

Çabucak veya ansızın getirmek.

GETİRİMCİLİK

Getirimcinin yaptığı iş, rantçılık.

GETİRİLME

Getirilmek işi.

GETİRİVERME

Getirivermek işi.

GETİRİLMEK

Gelmesi sağlanmak.

GETİRİŞ

Getirme işi.

GETİRİLEBİLME

Getirilebilmek işi.

GETİRİM

Getirme işi. Bir mal veya paranın, belirli bir süre içinde emek verilmeksizin sağladığı gelir, rant.

  -   -   -  

Anlamında GETİRİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GETİRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞBUĞ

Eski Türklerde baş, başkan, komutan. Osmanlı Devleti'nde savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin veya milis güçlerinin komutanı.

ALÇI

Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.

AMMA

Ama. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz.

AYARLANMAK

Ayar edilmek, birbirine uygun duruma getirilmek.

BAKAN

Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.

ATANMAK

Bir göreve getirilmek, tayin edilmek.

AMAN

Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

BATARYA

En küçük topçu birliği. Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası. Birkaç aygıtın bir araya getirilerek belirli bir biçimde eklenmesinden oluşan takım. Pil.

ARINMA

Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.

ATLAS

Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

BAY

Parası, malı çok olan, zengin (kimse). Erkek. Erkeklerin ad veya soyadlarının önüne getirilen saygı sözü.

ARPACIK

Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban, it dirseği. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

AYRAÇ

Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.

AĞDA

Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.

ANITLAŞTIRILMAK

Anıt durumuna getirilmek.

AĞAÇLANDIRILMAK

Ağaçlı duruma getirilmek.

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.