Kelimeler arşivinde; içinde "gerileme" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gerileme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gerileme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gerileme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GERİLEME
Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.
GERİLEMEK
Geri çekilmek, geriye çekilmek. Hastalık, gelişmeksizin yok olmaya yüz tutmak. Daha aşağı bir dereceye düşmek. Bir tepki karşısında katı sayılan bir tutumdan vazgeçmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde GERİLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOŞİNANÇ
Korku, umarsızlık, çağrışım gibi ruhsal nedenlerle beliren; geleceği bilmek isteğiyle kimi rastlantısal benzerlikleri iyilik ya da kötülüğün önbelirtileri olarak değerlendiren; bilimin ve geçerli bir dinin kabullenmediği doğaüstü güçlerin varlığını tasarımlayan, kuşaktan kuşağa geçen yanlış inanmalar. Kaynakları bilimsel ve dinsel bir temele dayanmayan, tarihin derinliklerinden gelerek çağımıza ulaşan, bugünkü anlayışa ters düşmelerine karşın, halkın bilinçsizce kullandığı kalıpsal inançlar dizgesi, bk. sözlü boşinanç, boşinançsal süreklilik, boşinançsal katman, boşinançsal gerileme, boşinançsal çevre. Kimi sözlerin, eylemlerin, sayıların, davranışların... istenen ya da istenmeyen sonuçlar doğuracağına değin yanlış inanış.
FOSİLLEŞMEK
Fosil durumuna gelmek, taşıllaşmak. Gerilemek, köhneleşmek. Düşünme gücünü yitirmek.
İNVOLÜSYON
Küçülme, gerileme, genişlemiş bir organın normal hâline dönmesi. Kuruya çıkarılan ineklerde meme bezinin laktasyon dışı dönemdeki durumuna geri dönüş süreci. Döl yatağı ve genital organların doğum veya yavru atmadan sonra gebelik öncesi durumuna geri dönmesi. Yaşın ilerlemesiyle organlarda ilerleyici dejenerasyonlar sonucu görülen küçülme. Kıvrılma, içe doğru bükülme.
KELLENMEK
Gerilemek, durgunlaşmak, kötüleşmek.
SOYSUZLAŞMAK
Biyolojik, toplumsal, doğal bozulmaya, dağılmaya uğramak, tefessüh etmek. Yaşama biçimi ve görevlerinde gerilemek, bozulmak, yozlaşmak, tefessüh etmek.
GERİLETMEK
Gerilemesine yol açmak.
GERİLEYEBİLMEK
Gerileme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KIÇINLAMAK
Bir şeyden korkarak geri çekilmek, sakınmak. Hayvan geri geri gitmek. Karşı koymak. Geri geri gitmek, gerilemek.
DEKADAN
XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı. Edebiyatta, sanatta yozlaşma, gerileme.
RİCAT
Vazgeçme. Gerileme, geri çekilme, geri kaçma.
DÜŞGÜNNEMEK
İhtiyarlamak; gerilemek.
SÖNMEK
Yanmaz, aydınlatmaz, parlamaz olmak. Duygular dinmek, yatışmak, etkisini yitirmek. Tükenmek, yok olmak, yitmek. Gerilemek, parlaklık ve önemini yitirmek. Hava veya başka bir gaz ile şişirilmiş bir şeyin havası kaçıp şişkinliği inmek. Parlaklığını, ışığını yitirmek. Yanardağ etkinliğini yitirmek. Ses duyulmaz olmak.
BEBEKSİLİK
Gelişmiş bir çocuk ya da yetişkinde gelişimin anlık ya da beden açısından ilkel bir aşamada kalması ya da bu düzeye doğru gerilemesi.
KLOPROSTENOL
Korpus luteumun gerilemesine neden olan prostaglandine benzer sentetik hormon.
TEDENNİ
Gerileme, düşme.
GERİLEYİŞ
Gerileme işi.
FENİLKETONURYA
Fenilalanin hidroksilaz enziminin yokluğu sebebiyle doğuştan metabolizma hatası olarak vücut sıvısında fenilalaninin toplanmasına ve zihinsel gerilemeye yol açan ve tedavi edilmezse erken ölüm görülen hastalık. Fenilketonüri.
DEZENFLASYON
Enflasyonist bir ortamda toplam istemdeki gerilemeden kaynaklanan enflasyon oranındaki düşüş süreci. Enflasyon oranının düşmesi.
ÇEKİLME
Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.
GOCUMAK
Gerilemek, korkmak.