İçinde GEMİYE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gemiye" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gemiye bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gemiye ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gemiye olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GEMİYE

Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere. Yapılarda, çamur, kerpiç, harç ve benzerleri taşımakta kullanılan teskere. (Kırşehir).

  -   -   -  

Anlamında GEMİYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEMİYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NAVLUN

Bir yerden başka yere ulaştırmak için gemiye alınan eşyanın bütünü. Taşıyıcı tarafından, gemisinde taşınacak yük için istenen ücret.

LİMBO

Irmaklarda, sığ sularda yük taşıyan bir tekne türü. Bir ticaret gemisinin içindeki yükü, bordasına yanaşan başka bir gemiye aktarma işlemi.

KONŞİMENTO

Taşınmak için gemiye teslim edilen bir mala karşılık olarak verilen alındı.

ASTARYA

Bir gemiye yükleme veya boşaltma için tanınan süre.

İSKELE

Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

KOLTUK

Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer. Yapıcılıkta yan destek. Koltuklama ya da koltuklanma. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler. Yüksek mevki, makam. Kenar, tenha yer. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye. Kayırma, destek. Genelev. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni.

EKOSANDIR

Gemiye takılan, su altını belirli açılarda dikey tarayıp su derinliğini ve balık sürülerinin görüntülerini ekrana yansıtan araç, ekosonder.

BOCİLİK

Gırgır ağlarında balıkların toplanıp sıkıştırıldığı ve daha kuvvetli materyalden yapılan, torba, çevirme ağlarında balığın toplanıp gemiye alınan, tor ağına göre daha küçük gözlü olan ağ kısmı.

RAMPA

Bir arazinin, bir kara yolunun, bir demir yolu hattının yatay doğrultuya göre yokuş olan bölümü. Bir geminin bir başka gemiye, dubaya, iskeleye veya sala değecek biçimde yanaşması. Özellikle istasyonlarda, vagonlara eşya yüklemek veya boşaltmak için yapılan, ambarın önünde bulunan set. İki ağacı veya takozları birbirine kenetlemek için kullanılan, uçları eğriltilmiş ve sivriltilmiş demir çubuk. Bir vagonu raya sokmak veya raydan çıkarmak için kullanılan araç. Füzelerin havaya fırlatılmak için üstüne yerleştirildikleri eğik destek.

BAKS

Gemiye hayvan yüklerken kullanılan sandık.