Kelimeler arşivinde; içinde "garlı" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde garlı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu garlı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında garlı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GREGARLIK, LAVGARLIK, RÜZGARLIK
UYGARLIK, IZGARLIK, RÜZGARLI, TOYGARLI, ZIVGARLI
ILGARLI
GARLIH, GARLIK
GARLI
GARLI
Karlı.
ZIVGARLI
Hızlı (koşan at, akarsu için).
LAVGARLIK
Gevezelik.
GARLIK
Karlık.
GREGARLIK
Hayvanlarda, özellikle çekirgelerde bir araya gelme, koloni oluşturma durumu.
TOYGARLI
Erzurum şehri, Narman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Hatay ili, Hıdırbey nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu ili, Cide ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Manisa kenti, Alaşehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
IZGARLIK
Tembellik.
ILGARLI
Çabuk davranan, hızlı. Sözünde duran. Öfkeli. Erzincan kenti, Doğanbeyli bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GARLIH
Suyu az olan köylerde, karların eriyip su kabına akması için ahır damlarına yapılan ızgara. Karlık.
RÜZGARLI
Rüzgâr alan, rüzgâra açık. Batman şehri, Gercüş ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Rize şehrinde, İkizdere ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
RÜZGARLIK
(Mimarlık) bk. kapı sundurması. Kapı üstlerine konulan eğik saçak biçimindeki örtme. Rüzgârdan korunmak için giysilerin üstüne giyilen bir tür üstlük. Yelkesen. Geminin dengesini sağlayan direk.
UYGARLIK
Uygar olma durumu, medeniyet, medenilik. Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü, medeniyet.
Bu bölümde tanımı içerisinde GARLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MEDENİLİK
Uygarlık.
ANTİK
İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.
SİNOLOJİ
Konu olarak Çin ile ilgili dil, uygarlık, tarih bilgilerini ele alan filoloji.
BİRİKİM
Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.
SANAT
Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.
MİTOLOJİ
Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ait mitlerin, efsanelerin bütünü.
İNGİLİZCE
Hint-Avrupa dil ailesinden, İngiltere'de, biraz farklı biçimiyle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve İngiliz uygarlığını benimsemiş olan ülkelerde kullanılan dil, İngiliz İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.
KALINTI
Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.
UYGUR
Orta Asya'da büyük bir devlet ve uygarlık kurmuş, yazılı anıtlarla sanat eserleri bırakmış olan bir Türk kolu ve bu koldan olan kimse. Doğu Türkistan'da yaşayan Türk soylu halk ve bu halktan olan kimse.
FRANSIZCA
Hint-Avrupa dillerinden, Fransa ve Fransız uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.
ANTİKÇAĞ
Eski Yunan ve Roma uygarlıklarının gelişip yayıldığı çağ.
MEDENİYET
Uygarlık.
İSPANYOLCA
Hint-Avrupa dillerinden, İspanya'da, Brezilya dışındaki Latin Amerika'da ve İspanyol uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
HELENİZM
Grek uygarlığı. Grek olmayan ulusların Grek düşüncesinin etkisiyle gerçekleştirdiği uygarlık.
SİT
Tarih öncesinden günümüze kadar değişik çağların ve uygarlıkların kültür değerlerini temsil eden eser veya kalıntı.
YERLİ
Taşınamayan, başka yere götürülemeyen. Bir yerin ilk sakini olan, otokton. Belli bir bölgede yetişen, otokton. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan. Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad. Yurt içinde yapılmış olan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan.
ÇÖKÜŞ
Çökme işi. Çömelip yere oturuş. Devletlerin veya uygarlıkların son bulması, mahvolması, inhitat, dekadans. Yıkılma.
PORTEKİZCE
Hint-Avrupa dillerinden, Portekiz'de, Brezilya'da ve Portekiz uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.
BOKBÖCEĞİ
Sığır gübresiyle beslenen ve kılçıkbaşlı birkaç solucan türüne arakonakçılık eden kınkanatlı; hap böceği. (Eski Mısır uygarlığında kutsal sayılırdı.). Gübre sineği.