Kelimeler arşivinde; içinde "fırıl" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fırıl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu fırıl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fırıl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FIRILDAKBÖCEKLERİ
FIRILDAKÇILIK
FIRILDANMAK, FIRILDATMAK
FIRILDAKÇI, FIRILDANMA, FIRILDATMA
FIRILDAK
FIRILDI
FIRIL
FIRIL
Öğecikaltı parçacıkların kendi eksenleri çevresinde dönmesi; nicemler doğabiliminde böyle bir dönme ile ilgili açısal devinirlik. anlamdaş eğirin.
FIRILDANMAK
Fırıl fırıl dönmek.
FIRILDATMA
Fırıldatmak işi.
FIRILDI
Topaç, değirme denilen, çocuk oyuncağı.
FIRILDAK
Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.
FIRILDANMA
Fırıldanmak işi veya durumu.
FIRILDATMAK
Fırıl fırıl çevirmek.
FIRILDAKBÖCEKLERİ
Durgun ya da az akıntılı suların yüzünde fırıl fırıl dönerek yaşayan kınkanatlı böcekler familyası; dönerböcekler.
FIRILDAKÇI
Fırıldak yapan veya satan kimse. Düzen çeviren, düzenci, dolap çeviren kimse.
FIRILDAKÇILIK
Fırıldakçının yaptığı iş. Fırıldakçı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde FIRIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KANAT
Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Angıç. Yan, taraf. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah.
PIRLAĞUÇ
Bostanlarda kuşları ürkütmek için kurulan ve rüzgârla dönerek ses çıkaran fırıldak. Ortasındaki iki deliğe bir sap iplik geçirilip uçları bağlandıktan sonra, iki taraftan çekildikçe dönen kurs şeklinde bir çocuk oyuncağı, fırıldak, topaç.
DANDİLİK
Yavaş çalışan kimse. Fırıldak, topaç.
PIRLAĞAÇ
Yelle dönen bir çocuk oyuncağı, fırıldak.
FIRFIRA
Fırıldak, rüzgâr gülü. Topaç.
FİRİLDEK
Fırıldak.
FIRFIRI
Fırıldak, rüzgâr gülü. Sözünde durmayan, dönek. Topaç. Ortasında delinmiş iki deliğe geçirilen iplik iki yana çekildikçe fırıl fırıl dönen ve değirmi şekilde kesilmiş kösele veya tahtadan yapılmış olan bir oyuncak.
DÖNDÜREK
Fırıldak denilen oyuncak. Topaç. Sacda pişirilen yufkayı döndürmeye yarayan tahta ya da ince demirden yapılmış fırıncı küreği.
DANDİRİK
Fırıldak, topaç. Topaç.
FIR
Fırıl fırıl. Piç, fırlama.
ÇARKIFELEK
Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.
TAKILCAK
Karga, tilki, tavşan ve benzerleri hayvanların tarlaya girmemesi için direk üstüne yapılmış, su ile dönen ve bir yere vurarak ses çıkaran araç, fırıldak. Un değirmenlerinde, tanelerin değirmen taşına düzenli akmasını sağlayan tahta çubuk. Un değirmenlerinde tahılın değirmen taşına düzenli akmasını sağlayan tahta çubuk. Değirmende tahılın düzenli olarak akması için tekne kolundan taşa sarkıtılan ağaç.
FIRFILİK
Fırıldak, rüzgâr gülü.
FIRFILIKA
Fırıldak, rüzgâr gülü.
DANDIRIK
Fırıldak, topaç.
DÖNDELEK
Fırıldak denilen oyuncak.
PIRPIR
Tek veya çift motorlu küçük uçak. Yelle dönen bir çocuk oyuncağı, fırıldak. Yıldız. Vantilatör. Kadın giysilerini süslemekte kullanılan boncuk ya da kumaş parçası. Uçurtmalara takılan kâğıt süs (yel vurdukça ses çıkartır). Kadifenin işlenmesi sırasında simin üzerine çekilen bükümlü gümüş tel. (Seydişehir Eskişehir). Düzce kenti, Çilimli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DANDRİK
Fırıldak, topaç.
FIRFIRİK
Topaç. Rüzgârgülü. Fırıldak.
HAMAZ
Hortum, kasırga. Verimsizleşmiş toprak: Bizim tarla artık hamaz hale geldi. Kurnaz, hileci. Söz taşıyan, fitneci, dedikoducu: Hamazın biri. Yobaz. Büyük karga. Belli bir şeyin ya da zamanın olmakta, gelmekte olduğunu daha önceden belirten ses. Tarlada yığın halindeki taşlar. Badem, ceviz gibi yemişlerin üzerinde bulunan yeşil kabuk. Yelle dönen fırıldak. Kasırga.