Kelimeler arşivinde; içinde "fırk" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fırk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu fırk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fırk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FIRKACILIK, SIFIRKÖKLÜ
FIRKATEYN, FIRKISLAK, FIRKITMAK
FIRKIMAK
FIRKACI, FIRKATA, FIRKALA
FIRKAÇ, FIRKAT, FIRKIL
FIRKA
FIRK
FIRK
Irmak ya da sel sularının getirdiği çamurlu toprak.
FIRKAÇ
Beşik.
FIRKA
İnsan topluluğu. Tümen. Parti.
FIRKAT
Çatal iğne.
FIRKACI
Parti üyesi. Partici.
FIRKALA
Topaç.
FIRKIMAK
Herhangi bir yiyecek maddesi ekşimek. Kol, bacak ya da bir eklem bükülüp incinmek, burkulmak, çıkmak.
FIRKATA
10-15 çift kürekli, hızlı, eski bir savaş gemisi.
FIRKACILIK
Particilik.
FIRKIL
Suda ya da sıcak külde haşlanmış meyve. Hoşaf yapmak için ayrılan meyvelerin tam kurumamış hali.
FIRKITMAK
Kırıtmak, cilve yapmak, kırıtarak yürümek. Cilve amacıyle küsmek. Topaç ya da iğ gibi şeyleri elle döndürmek. İşten kaçmak.
FIRKISLAK
Sırılsıklam.
FIRKATEYN
Üç direkli, bir tür yelkenli savaş gemisi.
SIFIRKÖKLÜ
Bir dolamda tüm sıfırgüçlü öğelerin oluşturduğu küme.
Bu bölümde tanımı içerisinde FIRK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖĞÜR
Akran. Öğrenmiş. Alışılmış, yadırganmaz olmuş, menus. Takım, fırka, zümre.
PARTİCİ
Parti üyesi. Siyasi gücünü yalnız kendi yandaşlarına çıkar sağlamak için kullanan kimse, partici. Bir partiye çok bağlı olan, o partinin öğretisini savunmayı, onun çıkarlarını korumayı amaç edinen kimse, fırkacı.
PARTİCİLİK
Bir partiden yana olma, fırkacılık, partizanlık.
PARTİ
Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka. İnsan topluluğu. Bir bütünün parçası, kısım. Bazı oyunlarda bir kez. Çok ucuza elde edilen şey, kelepir. Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri. Bir araya gelinerek tavla, konken, okey vb. oynanan oyunlardan her biri. Tutam. Vurgun, kazanç. Herhangi bir ürünün tek seferde bir yerden başka bir yere gönderilen bölümü. Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlamak amacıyla düzenledikleri eğlence. Bir yere bölümler hâlinde gönderilmekte olan bir malın veya bir bütünün parçası.
FİRGET
Arapça kökenli firkat: fırkat; ayrılık.
TÜMEN
Tugayla kolordu arasında yer alan birlik, fırka. On bin erden oluşan asker kuvveti. Büyük küme, yığın. On bin.
KANTAR
Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. Baskül. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı.
BARANA
Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Toplantı, parti, fırka, dernek. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.