İçinde FÜZYON geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "füzyon" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde füzyon bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu füzyon ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında füzyon olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

İMMÜNODİFÜZYON

13 harfli kelimeler

HEMOPERFÜZYON, MİKRODİFÜZYON

11 harfli kelimeler

TRANSFÜZYON, REPERFÜZYON

9 harfli kelimeler

PERFÜZYON

8 harfli kelimeler

DİFÜZYON, İNFÜZYON

7 harfli kelimeler

EFÜZYON

6 harfli kelimeler

FÜZYON

Bazı kelimelerin anlamları

FÜZYON

Birleşme, kaynaşma.

MİKRODİFÜZYON

İç içe iki kaptan birindeki maddenin fiziksel veya kimyasal bir etkiyle bir gaz yayması ve bu gazın da öbür kapta tutulup incelenmesi esasına dayanan işlem.

TRANSFÜZYON

Kan ve kan ürünlerinin damar yoluyla vücuda verilmesi.

İNFÜZYON

Bitkilerin suyun kaynama noktası altında demlenmesi ile bitkisel ilaçların suya geçirilmesi ile oluşan çözelti. Bitki parçaları üzerine kaynar su dökülüp kapalı bir kapta ve su banyosunda sık sık karıştırarak 5dakika tutulması ve ağzı kapalı durumda soğutulması sonucunda tülbent veya süzgeç yardımıyla süzülmesi işlemi. Serum fizyolojik gibi fazla miktarda olan sıvıları basınç altında olmaksızın, yalnız hava basıncıyla beden boşluğu içine, deri altına, dokular arasına, damar içine akıtma işlemi.

EFÜZYON

Bir dokuya veya vücut boşluğuna eksudat veya transudat niteliğinde sıvı sızması. Eksudat veya transudat.

PERFÜZYON

Üzerine veya içine dökme. Sıvı biçimindeki ilaçları vücuda verme.

HEMOPERFÜZYON

Hastanın heparinlendikten sonra, atardamardan bir infüzyon pompası yardımıyla boru sistemi içine sevk edilen kanın reçine veya etkin kömür tozu gibi adsorban bir maddeyle dolu bir kartuştan geçirilmesi ve bir toplardamardan tekrar dolaşıma döndürülmesi biçiminde yapılan, zehirli maddelerin kandan uzaklaştırması için uygulanan bir eliminasyon yöntemi.

REPERFÜZYON

Bir organ veya dokuda bozulmuş olan kan akımının normal hâle getirilmesi.

İMMÜNODİFÜZYON

Antijen veya antikorların yarı katı bir jel içinde dağılması sırasında karşılaştıkları yerde birikinti oluşturması esasına dayalı bir teknik.

DİFÜZYON

Geçişme. Yayılım.

  -   -   -  

Anlamında FÜZYON bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FÜZYON geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YAYILIM

Yayılma işi. Bir düşüncenin, kültürün belli bir noktadan başka birçok alana dağılması, difüzyon. Otlak. Bir dalganın ya da parçacık akışının, kaynağından her yana akışı. Halkbilim öğe, ürün, olay ya da olaylarının, coğrafyasal düzeyde, bir halk kültüründen diğerine geçişi, bk. temel yayılım, ikincil yayılım, ödünç yayılım. karşılığı koşut gelişim, dağılım, temel düşünce.

YILDIZ

Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri. Bu biçimde olan. Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse. Kuzey 360°'lik yön, kuzey. Baht, şans, talih. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star.

YAPIŞKANOTU

Toprak üstü kısımları müsilaj, kateşik tanen, alkaloit ve madensel tuzlar içeren, % 1-3 enfüzyon biçiminde yumuşatıcı ve idrar söktürücü olarak kullanılan, ısırganotugiller familyasından bir bitki, duvar fesleğeni.

VOLTAMETRİ

Sürekli olarak değişen bir potansiyelin, küçük elektrotlara uygulanmasından oluşan akıma dayanan teknikler için kullanılan genel bir terim. Hidrodinamik voltametri karıştırılan çözeltilerde, polarografi ise damlayan bir civa elektrotta yapılır. Analitlerin difüzyon-kontrollü tepkimesi ile ilgilidir.

AZOTEMİ

Kanda üre ve benzerleri azotlu bileşiklerin aşırı miktarda artışı. Akut ve kronik böbrek yetmezliği, şok, idrar yollarında tıkanma, kalp yetmezliği ve böbreklerin perfüzyon yetmezliği gibi nedenlerle kanda üre, ürik asit, kreatinin gibi azot içeren bileşiklerin bulunmasıyla belirgin biyokimyasal bozukluk, üremi.

PLAZMA

Kanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Protoplazma, sitoplazma. Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. Son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir. Bir elektrik boşalımında veya çok sıcak bir çekirdek işlemi içinde iyonlar, atomlar ve elektronların oluşturduğu iletken bir gaz ortamı. Bir gazı, elektrik arkından geçirerek elde edilen iyonlaşmış ışıklı gaz. Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması. Lenfin sıvı kısmı. Merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti. Bir gazın çok yüksek ısıda kısmen ya da tamamen iyonlaştırılmasıyla elde edilen ve nükleer füzyonda kullanılan akışkan madde.

GEÇİŞME

Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.