Kelimeler arşivinde; içinde "foto" olan, toplam 106 tane kelime bulunuyor. İçerisinde foto bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu foto ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında foto olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FOTOFOSFORİLASYON, FOTOSENSİTİZASYON
DESULFOTOMACULUM, ELEKTROFOTOMETRE, FOTOPERİYODİKLİK, FOTOPOLİMERLEŞME, FOTOREAKTİVASYON, SPEKTROFOTOMETRE
FOTOELEKTRİKLİK, FOTOFABRİKASYON, FOTOHİYALOGRAFİ, FOTOSENSİTİVİTE
FOTODERMATİTİS, FOTOİLETKENLİK, FOTOMANYETİZMA, FOTOMİKROGRAFİ, FOTOPERİYODİZM, FOTOREDÜKSİYON
FOTOĞRAFÇILIK, FOTOĞRAFLAMAK, FOTOLİTOGRAFİ, TELEFOTOGRAFİ, FOTOFLOROSKOP, FOTOHALOJENÜR, FOTOHASSASLIK, FOTOKATALİZÖR, FOTOKOPİCİLİK, FOTOMAKROGRAF, FOTOMİKROGRAF, FOTORETİNİTİS, SİTOFOTOMETRİ
FOTOELEKTRİK, FOTOĞRAFHANE, FOTOĞRAFLAMA, FOTOBİYOLOJİ, FOTOELEKTRON, FOTOKİMYASAL, FOTOKROMOJEN, FOTOMODELLİK, FOTORESEPTÖR, FOTOSENSİTİF
FOTOMEKANİK, FOTOTAKTİZM, FOTOTROPİZM, FOTOAKTİNİK, FOTOAYRIŞMA, FOTOBAKTERİ, FOTOBİRİKME, FOTODİNAMİK, FOTOEMİSYON, FOTOKATALİZ, FOTOKROMİZM, FOTOPERİYOT, FOTOPOLİMER, FOTOTEPKİME, LENFOTOKSİN
FOTOĞRAFÇI, FOTOKİNEZİ, FOTOMONTAJ, FOTOMORFOZ, FOTOSENTEZ, FOTOTERAPİ, BUFOTOKSİN, FOTOKOPİCİ, FOTOMETRİK, FOTONÖTRON, FOTOSİSTEM, FOTOTAKSİS, FOTOTOTROF
FOTOFİNİŞ, FOTOJENİK, FOTOKİMYA, FOTOMETRE, FOTOMETRİ, FOTOMODEL, FOTOROMAN, FOTOTAKSİ, RADYOFOTO, FOTODERMİ, FOTOKİNEZ, FOTOLİTİK, FOTOTROPİ
FOTOAKIM, FOTOĞRAF, FOTOKOPİ, FOTOSFER, FOTOSKOP, FOTOŞİMİ, FOTODİOD, FOTOFOBİ, FOTONLAR, FOTOPSİN, FOTOTROF, FOTOÜRÜN
FOTOJEN, FOTOTEK, FOTOFİL, FOTOFOB, FOTOFOR, FOTOLİT, FOTOLİZ, FOTOSEL, FOTOSİT, FOTOTÜP
FOTON
FOTO
FOTO
Işık. Fotoğraf.
FOTOMANYETİZMA
ışık tarafından oluşturulan manyetik olayın tarifi.
FOTOPERİYODİKLİK
Bitkilerin gün ışığına maruz kalmaları neticesinde bileşimlerinde meydana gelen ritmik değişiklikler.
FOTOFABRİKASYON
Bir yüzeye fotoğrafik olarak gelmiş istenmeyen metalin kimyasal aşındırma ile uzaklaştırılması ve yüzeyin istenen şekle getirilmesi.
FOTOREAKTİVASYON
Bakterilerin, mor ötesi ışınlanmasından hemen sonra görülebilen ışınlara tutularak oluşan timin dimerlerinin (T-T) gün ışığında etkinleşen özel enzimlerle (fotoreaktif enzimler) hidrolize edilerek aralarındaki bağlantının koparılmasıyla meydana gelen öldürücü etkinin giderilmesi işlemi.
FOTOSENSİTİVİTE
Gün ışığına aşırı duyarlı olma durumu.
FOTOHİYALOGRAFİ
Camın fotomekanik yöntem ile işlenip şekillendirilmesi.
FOTODERMATİTİS
Güneş yanığı.
SPEKTROFOTOMETRE
Soğurulan veya yayılan ışınların frekansını ve şiddetini nicel olarak ölçen fotoelektrik dedektöre sahip bir spektrometre. Çözelti durumundaki saptanmak istenen maddenin, çeşitli reaktiflerle reaksiyona sokulması sonucu oluşan rengin yoğunluğunun ölçülmesiyle nicel olarak madde miktarının belirlenmesini sağlayan cihaz ve analitik yöntem.
ELEKTROFOTOMETRE
Kolorimetrik analizler için fotoelektrik bir sensörle donatılmış alet.
FOTOPOLİMERLEŞME
Işık etkisiyle moleküllerin kondensasyon reaksiyonu vermesi.
FOTOİLETKENLİK
Bir maddenin ışığa maruz bırakıldığında elektriği iletme özelliği.
FOTOFOSFORİLASYON
Fotosentez sırasında ışık enerjisi kullanılarak ATP teşekkülü. Fotosentez sırasında ışık enerjisi kullanılarak ATP'nin oluşumu, fotosentetik fosforilasyon. Fotosentez esnasında kloroplastlarda ışık enerjisi kullanılarak ADP'nin ATP'ye dönüştürülmesi.
FOTOELEKTRİKLİK
Fotoelektrik etkide olduğu gibi ışığın elektriğe dönüşümü.
FOTOSENSİTİZASYON
Işığa duyarlılık, derinin ışığa karşı hassasiyet gösterme hâli. Canlı, kimyasal madde ve benzeri şeyleri ışığa karşı duyarlı kılma.
DESULFOTOMACULUM
Gram negatif, hareketli, zorunlu anaerobik, hücre çapından büyük endospor oluşturan, çubuk biçiminde bakteri.
Bu bölümde tanımı içerisinde FOTO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BELGE
Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.
BİTKİ
Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
DEKLANŞÖR
Bir devre kesicinin işleyişini etkileyerek açılmasını önleyen düzen. Fotoğraf makinesinin fotoğraf çekilirken basılan düğmesi.
ARAP
Fotoğrafın negatifi. Koyu esmer. Fellah. Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.
ENSTANTANE
Işıklama süresi saniyenin 1/25'i veya daha kısa olan hızlı bir hareketi çekme yöntemi. Bu yöntemle çekilen fotoğraf. Anlık.
FLAŞ
Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı. İletişimde üstünlüğü, önceliği olan, önemli (haber). Fotoğraf çekiminde güçlü parıltıya gereksinim duyulduğunda kullanılan lamba. Gösterişe, ilgiye düşkün. Televizyon yayınlarında görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü ışıltı. Ünlü, gözde.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
FON
Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.
FOTOAKIM
Fotoelektrik olayından elde edilen akım.
BÜYÜLTME
Büyültmek işi. Fotoğraf ve resimlere boyut kazandırma işlemi, agrandisman.
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.
BÜYÜLTEÇ
Fotoğraf ve resim büyültmeye, büyültüp basmaya yarayan aygıt, agrandisör.
EMAYE
Üzeri emayla kaplanmış olan. Fotoğrafçılıkta ışığa karşı hassas malzeme.
FİLM
Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Sinemalarda gösterilen eser.
BOBİN
Makara. Tampon silindiri veya mihver boru etrafına sarılmış kâğıt veya kartonun sürekli uzunluğu. Fotoğraf filmi rulosu. İçinden elektrik akımı geçebilen yalıtılmış tel ile bu telin sarılı bulunduğu silindirden oluşan aygıt.
BOYUT
Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.
ÇIKARMAK
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
BANYO
Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.
DEVELOPMAN
Fotoğrafçılıkta kullanılan, kimyevi bir tür banyo maddesi.
FLU
Tam olarak belli olmayan. Fotoğrafta net olmayan görüntü.