Kelimeler arşivinde; içinde "forma" olan, toplam 35 tane kelime bulunuyor. İçerisinde forma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu forma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında forma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FORMALİTECİLİK, DEZENFORMASYON, TRANSFORMASYON
TRANSFORMATÖR
MALFORMASYON, KONFORMASYON, FORMATSIZLIK, FORMATLATMAK, FORMALİTESİZ
ENFORMASYON, FORMATLATMA, FORMALİTELİ, ÜNİFORMASIZ, DEFORMASYON, FORMATLAMAK, FORMALDEHİT, FORMALİTECİ
PERFORMANS, ENFORMATİK, FORMATLAMA, ÜNİFORMALI
FORMALİZM, FORMASYON, FORMALİTE, FORMALİST, FORMATSIZ
FORMALİN, FORMALIK, ÜNİFORMA, FORMATÖR, FORMATLI
FORMA
Biçim, şekil. Tek kâğıt tabaka üzerine basılan on altı sayfalık kırılmış kitap parçası. Öğrencilerin, sporcuların, bazı mesleklerde çalışanların giydikleri, bağlı bulundukları okul, spor kulübü veya meslekleri belirten tek tip giysi.
FORMALİTELİ
Formalitesi olan.
FORMALİTESİZ
Formalitesi olmayan.
DEFORMASYON
Biçimi bozulma, biçimsizleşme.
ENFORMASYON
Danışma, tanıtma. Haber alma, haber verme, haberleşme.
MALFORMASYON
Abnormalite. Anomali. Yapılış bozukluğu.
FORMATLATMA
Formatlatmak işi.
FORMALİTECİLİK
Formaliteci olma durumu.
KONFORMASYON
Bir molekülde molekülün kovalent yapısında değişiklik olmaksızın, tek bağlarda atomların dönüşüyle üç boyutlu düzenlenme. Bir konformasyondan diğerine dönüşte kovalent bağların parçalanması ya da oluşmasına gerek yoktur. Vücudun yapı, biçim ve orantısı. Moleküllerin uzayda doğal olarak sahip oldukları üç boyutlu yapı.
TRANSFORMASYON
Dönüşüm.
TRANSFORMATÖR
Dönüştürücü.
DEZENFORMASYON
Bilgi çarpıtma.
ÜNİFORMASIZ
Üniforması olmayan. Üniforma giymeksizin.
FORMATLATMAK
Formatlama işini yaptırmak.
FORMATLAMAK
Biçimlendirmek.
FORMATSIZLIK
Formatsız olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde FORMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİÇİMLENME
Biçimlenmek işi, şekillenme, şekilleşme, formasyon.
FASET
Baskı işlerinde harf ve satırları formada tutmak ve sıkmak için kullanılan kama. Dişin ön yüzüne estetik amaçla yapılmış olan kaplama.
İSTEKA
Bilardo oyununda toplara vurmak için kullanılan sopa. Basımevlerinde kitap formalarını kırmak, katlamak için kullanılan sert tahta veya kemikten yapılmış araç. İstika.
BİLİŞİM
İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.
DÖNÜŞÜM
Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, şekil değiştirme, tahavvül, inkılap, transformasyon. Görevinin değişikliğe uğraması yüzünden bir organda ortaya çıkan değişme. Bilinçaltına itilmiş bir duygu veya isteğin, karşıtı görünümünde veya başka bir biçimde bilince yükselmesi, transformasyon.
CİLT
Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.
BİÇİM
Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
APOLET
Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.
BİÇİMLENDİRMEK
Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.
KIRMA
Kırmak işi. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Kırılmış ya da dövülmüş tahıl. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Ot bitmeyen bayır. Pili. Melez. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan.
BOYUT
Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.
BİÇİMCİ
Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.
DANIŞMA
Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.
BİÇİMCİLİK
Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.
FORMOL
Formaldehitin % 40'lık sulu çözeltisi.
BAŞARIM
Elde edilen bir başarı. Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü. Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans. Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans.
BAKALİT
Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine.
FORMALIK
Forma yapmak için ayrılmış, forma yapmaya uygun. Herhangi bir sayıda forması olan.
BÜROKRAT
Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici. Devletle ilgili işlerin yürütülmesinde, kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştıran, kırtasiyeci, şekilci, formalist.
DÖNÜŞTÜRÜCÜ
Aynı frekansta fakat yoğunluğu, gerilimi genel olarak farklı olan bir veya birçok değişik akım dizgesini, değişik bir akım dizgesine dönüştüren elektromanyetik indükleçli duruk araç, trafo, transformatör.