İçinde FİLİZİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "filizi" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde filizi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu filizi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında filizi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

FİLİZİ

Filiz rengi. Bu renkte olan.

  -   -   -  

Anlamında FİLİZİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FİLİZİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇIRPIZ

Sonbaharda ekilip sulanarak erken yeşillenen, filizlenen buğday. Çavdar: Çırpızı biçmeğe gideceğiz. Ağaç filizi. Buğday filizi.

CİBEZ

Lahana filizi. Sütlü mısır.

IŞIMGÖZLER

Su, toprak, maden filizi ve uçunlar içindeki ışımetkinliği, uyardığı pırıldama ile ölçen aygıt.

FİLİZLİ

Filizi olan.

ENGİZ

Çukur ve karanlık yer. Derelerde sık ağaçlardan meydana gelen karanlık. Ağaç filizi, piç. Biçilmiş tarla, anız. Derelerde sık ağaçlardan oluşan karanlık. Ağaç filizi. Samsun ili, Ondokuzmayıs ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

FİCİK

Ağacın filizi. Ekinler arasında yetişen fiğe benzeyen bir çeşit ot. Çok küçük ve sarı tüylü bir kuş.

AŞIKELİ

Aşı filizi, aşı kalemi.

AVUŞ

Dağın geçit yeri. Asma filizi. Avuç.

BARAVUZ

Asma filizi, üzüm çubuklarının taze sürgünü.

KOLEOPTİL

Ot gibi bazı monokotiledon bitkilerde filizin ucunu saran koruyucu örtü.

ENNAR

Bağ filizi.

BURC

Sürgün, tomurcuk. Kışın hayvanlara yem olarak verilen söğüt, kavak gibi ağaçların yeşil kabuğu, filizi. Ağaç sakızı. Taze dal, filiz. Ökse otu.

BALADIZ

Ağaç, asma filizi, sürgün, fışkın, piç. Çalılar arasında yetişen, yakacak olarak kullanılan bir bitki. Taze ve olgun incir.

YATAK

Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılmış olan şilte. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi. Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını. Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur. Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılmış olan yer.

BARAYIZ

Asma filizi, üzüm çubuklarının taze sürgünü.

MORÇ

Filiz. Taşçıların kullandıkları bir karış boyunda, ucu sivri bir araç. Ağaç filizi.

DÖMBEL

Toprağa atılan çekirdeğin yeni sürmüş filizi.

İĞİRTMİK

Ağaç filizi.

KÖKLENDİRMEK

Bir ağacın aşı yerini, aşı filizinin kök salması için toprağa gömmek. Kök vermesini sağlamak.

DEGEK

Asma filizi, asma dalı.